Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, ekonomik kriz tartışmalarına ilişkin konfederasyonun Ankara Bölge Temsilciliği'nde basın toplantısı düzenledi.

Türkiye'nin girdiği ekonomik krize dikkat çeken Beko, "Türk Lirasının ABD doları karşısındaki erimesi sadece son üç ayda yüzde 18'i aştı. Adını koyalım bu değer kaybı aslında örtülü veya gizli bir 'devalüasyon'  anlamına geliyor. Türk Lirası değersizleşiyor ve alım gücü hızla düşüyor" dedi.

Türkiye ekonominin 2012'den beri yavaşladığını hatırlatan Beko, 2016'da ise bu yavaşlama eğiliminin arttığını belirtti, "İşsizlikte de patlama yaşanıyor. TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı resmi işsizlik oranı bir önceki yılın Ağustos ayına göre 1,2 puan artarak yüzde 11,3'e yükseldi" diye kaydetti.

Tarım ve sanayide artan istihdam kaybına dikkat çeken Beko, şunları söyledi: "Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan sigortalı işçi sayılarında da düşüş yaşanıyor. 2015-2016 Ağustos ayları arasında sigortalı işçi sayısında 245 bin kişilik azalma yaşandı. Türkiye ekonomisinde son yıllarda belirginleşen yavaşlama, son zamanlarda döviz kurlarında yaşanan artış ile birleşince, Türkiye hızla bir krize doğru sürükleniyor. Merkez Bankası net döviz rezervlerinde erime yaşanıyor. Bu durum Türkiye'den ciddi miktarda döviz çıkışı olduğunu anlamına geliyor. Döviz kurlarındaki hızlı artışın anlamı TL'nin değersizleşmesidir. Bunun sonucu ise zam ve pahalılık demektir. Böylece kurlardaki artışın işçiler, emekçiler açısından anlamı alım gücünün düşmesi olacak."

"Siyasi kriz ekonomiyi olumsuz etkilemekte"

Ekonomideki olumsuzlukların giderek bir krize dönüşmesinin temel nedininin siyasi olduğunun altını çizen Beko, "Siyasi kriz ekonomiyi daha da olumsuz etkilemekte ve ekonomideki var olan sıkıntıları krize dönüştürmektedir.  AKP hükümetinin izlemiş olduğu iç ve dış siyaset Türkiye ekonomisini daha da kırılgan hale getirmektedir" dedi.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, OHAL uygulamaları ve başkanlık rejimi konusundaki ısrarın Türkiye'ye ekonomik açıdan da istikrarsız bir ülke haline getirdiğini vurguladı, önümüzdeki dönemde hem enflasyon hem de işsizlikte önemli artışlar yaşanacağını söyledi, "Türkiye yeniden bir kriz sarmalına girebilir" uyarısını yaptı.

"Krizin bedelini ödemeyeceğiz"

Ekonomik krizin faturasının bugüne kadar hep emekçilere yüklendiğini anlatan Beko, "Türkiye hızla bir krize sürüklenirken, işçiler olarak hükümeti uyarıyoruz. Krizin bedelini ödemeyeceğiz" dedi.

AKP hükümetini uyaran Beko, şunları söyledi: "Kriz bahane edilerek asgari ücretin baskı altına alınmasına hayır diyoruz. Döviz kurlarındaki artış önümüzdeki günlerde enflasyon artışına yol açacaktır. Bu yüzden asgari ücret artışının düşük değil yüksek tutulması gerekmektedir. İç talebin artması için ücretlilerin alım gücü artırılmalıdır. Talebin canlandırılması için taksit sayılarının artırılmasından daha önemli olan alım gücünün artmasıdır. Bu nedenle 2017 yılı için asgari ücretin 2000 TL net olmasını istiyoruz.

AKP hükümetini uyarıyoruz! Kıdem tazminatı hakkımızın budanması girişiminden vazgeçin. İşverenlerin kriz ve maliyet bahanesiyle tekrar kıdem tazminatı konusunu gündeme getirdiği görülmektedir. Son günlerde işverenlerin kıdem tazminatının 15 güne düşürülmesi yönündeki açıklamaları endişe vericidir. Kıdem tazminatı iş güvencesi anlamına gelmektedir. Kıdem tazminatının budanması daha çok ve daha kolay işten çıkarma demektir. Kıdem tazminatının zayıflatılmasına değil güçlendirilmesine ihtiyaç vardır. Hükümetin kıdem tazminatına yönelik girişimleri, bireysel kıdem tazminatı fonu çalışmaları, işverenleri kıdem tazminatını budama yönünde cesaretlendirmektedir.

AKP hükümetini uyarıyoruz! Zorunlu BES uygulamasından vazgeçin. Zorunlu BES uygulamasının haksız ve hukuksuz olduğunu söyledik. Bu uygulama işçinin gelirinde ve iç talepte düşüşe yol açacaktır. Hükümet zorunlu BES'te kademeli geçişi gündeme getirerek uygulamayı geciktirmiştir. Yapılması gereken zorunlu BES uygulamasından tümüyle vazgeçmektir.

AKP hükümetini uyarıyoruz. Ekonomik kriz hamasi söylemlerle önlenemez. Kriz siyasidir."

"Halkın en önemli sorunu işsizlik"

Hükümet, Türkiye'nin ekonomik bir krize sürüklenmesini istemiyorsa OHAL uygulamasına son vermesi gerektiğini belirten Beko, Meclis'e de seslendi, "Meclis yurttaşın iş ve aş sorunu çözmekle yükümlüdür. Halkın en önemli sorunu işsizlik iken, meclisin başkanlık konusuyla meşgul edilmesi kabul edilemez. 'Milli irade' iş ve aş istemektedir" dedi.

"Türkiye'nin sorunu başkanlık değil demokrasidir, iştir, aştır, barıştır" diyen DİSK Genel Başkanı Beko, hükümete, "demokratik hak ve özgürlüklere yönelik ihlalleri durdurma, başkanlık rejimi ısrarından vazgeçme" çağrısını yaptı.

Beko, "Ekonomik krize ve ekonomik krizin bedelinin işçilere ödetilmesi girişimlerine karşı, DİSK demokrasi için ve emeğin hakları için mücadele etmeye devam edecektir" dedi.