İSİG raporuna göre, mayıs ayında yaşamını yitiren 146 emekçinin 113’ü işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 28’i çiftçilerden-küçük toprak sahiplerinden ve 5’i esnaflardan olmak üzere 33’ü kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluşuyor.

Mayıs ayında gerçekleşen işçi ölümlerinin iş kollarına göre dağılımı ise şöyle: Tarım-orman 37, inşaat-yol 30, taşımacılık 23, ticaret-büro 15, madencilik 7, metal 6, konaklama-eğlence 6, belediye-genel işler 5, sağlık-sosyal hizmetler 4, ağaç-kâğıt 3, petro-kimya-lastik 2, çimento-cam 2, savunma-güvenlik 2, gıda-şeker 1, tekstil-deri 1, enerji 1. 1 işçinin ise çalıştığı iş kolu belirlenemedi. Raporda, yaşamını yitirenler arasında 15-17 yaş aralığındaki 5 çocuk işçinin de yer aldığı belirtildi.

Göçük nedeniyle 33 işçi yaşamını yitirdi                      

İSİG’in yayınladığı raporda işçi ölümlerinin nedenleri de yer alıyor. Buna göre ezilme, göçük nedeniyle 33 işçi; trafik, servis kazası nedeniyle 26 işçi; yüksekten düşme nedeniyle 24 işçi; kalp krizi, beyin kanaması nedeniyle 18 işçi; silahlı şiddet nedeniyle 10 işçi; intihar nedeniyle 8 işçi; yıldırım düşmesi nedeniyle 8 işçi; zehirlenme, boğulma nedeniyle 4 işçi; elektrik çarpması nedeniyle 3 işçi; kesilme, kopma nedeniyle 3 işçi; nesne çarpması, düşmesi nedeniyle 2 işçi; patlama, yanma nedeniyle 1 işçi ve diğer nedenlerden dolayı 6 işçi yaşamını yitirdi.

Sendikal örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılar sona ermelidir

İşçi ölümlerinin önlenmesi için önerilerin de sunulduğu raporda, “İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ancak ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Sendikal örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılar sona ermelidir!” denildi ve işçi ölümlerinden patronların, bürokratların ve siyasilerin sorumluğu olduğu ve yargılanmaları gerektiği ifade edildi.