Dün(12 Ocak) akşam saatlerinde bir inşaat işçisi TBMM önünde ‘geçinemiyorum’ diyerek kendini ateşe vermiş ardından meclis polisinin müdahalesiyle yangın söndürülmüş ve işçi Numune Hastanesi’ne kaldırılmıştı.

Daha önce iş kazası geçirdiğini ve yıllardır süren davası olduğunu, borçları yüzünden son çare böyle bir şey düşündüğünü ifade eden işçi Sıdkı Aydın ile konuştuk.

Geçirdiği iş kazasını anlatmakla başlayan Aydın, inşaat ustası olduğunu ve 2013 yılında çalıştığı taşeron firmada inşaatın 2. katından sırt üstü düştüğünü ve 21 gün yatılı kaldığını anlatıyor. Firmanın kazadan sonra kendisine sözler verdiğini fakat bu sözleri tutmadığını ifade ederek tazminat davası açtığını söylüyor ve dava açmak için kredi çektiğini ve bunları ödeyemediğini ekliyor.

Cumhurbaşkanlığına kadar ulaşmaya çalıştığını söyleyen işçi şunları söylüyor:

Cumhurbaşkanlığına üç kere durumumu ifade eden dilekçeler yazdım ama hiçbirine geri dönmediler. Kendi imkanlarım doğrultusunda yasal yolları kullanarak çok çaba gösterdim. Baktım ki bu şekilde hiçbir yere varamıyorum ben de böyle bir şey yapmaya karar verdim. Niyetim kendimi yakmak değildi. Oraya sesimi duyurmak için bir milletvekili ile görüşmeye gittim ama meclis polisi üzerime gelince dayanamadım yaktım kendimi. Eğer bir kişi beni muhatap alsaydı böyle bir şey yapmayacaktım.

‘Talebim adaletin tecelli etmesi’

Bir iş kazası davası 5 sene mi sürer? Tecavüzcüler mahkeme kapılarının birinden giriyor öbüründen çıkıyor. Ben emekçiyim, alnımın teriyle yaşıyorum. O kadar zarar görmüşüm, borç içindeyim benim sesimi duyan niye yok? Ben hakkımı aramak için 5 senedir uğraşıyorum. Daha kaç sene sürecek bir iş kazası davası?

‘Geçinemiyoruz’

Çalıştığı işin ağır bir iş olduğunu ve ne sigortaların ona göre yatığını ne de maaşların ona göre verildiğini ifade eden Aydın:

Çalıştığımız yerlerde emeğimizin karşılığını almak bile üç ay sürüyor. Memurlar nasıl maaşını her ay alıyorsa işçiler de aynı şekilde alabilmeli.

Yeterince denetleme yok. Şirketlere iş veriliyor ama işçinin parası üzerinden onlar zengin olurken işçi kira parası veriyor, kredi kartı borcu veriyor. Bu olayın üstü kapatılmaya çalışılıyor. Hükümet kirlenmesin, leke gelmesin diye duyurmamaya çalışıyorlar.