Emekçi Hareket Partisi tarafından yayınlanan açıklamanın tamamı şöyle:

Seçimlerde

Önümüzde başkanlık, genel ve yerel olmak üzere üç seçim var. Muhalefetin büyük bileşenleri meclisten çekilmiyor, boykot seçeneğine toplumun geneli uzak bakıyor. O halde kararsızlığı, karamsarlığı bir kenara bırakalım. Bu iktidardan, kontrolündeki mahkemelerden çıkan yasalarla ilgili geri adım atmasını beklemek yerine harekete geçelim.

Seçimlerde kazanamıyorsak başka yerde kazanmamız daha kolay değil. Toplumun öfkesinin ne zaman kabaracağı, meydanlara akacağı belli olmaz. O halde her koşulda seçimlere hazırlanmayı ihmal etmeyelim. İktidar toplumu siyasal mücadeleden ve en çok ilgi gösterdiği sandıktan da uzak tutmak için şartları zorlaştırıyor. Peşinen sahadan çekilmek iktidarın ekmeğine yağ sürecektir.

Peki muhalefet nasıl bir seçim siyaseti yürütmeli? Nasıl adaylar çıkartmalı, nasıl ittifaklar kurmalıyız? Nasıl kazanabiliriz? Alışılageldiği gibi bu sorulara peşin peşin yanıt vermeyi tercih etmedik. Çünkü bugüne kadar tepeden inme alınan kararların yanlış sonuçlarını hep birlikte yaşadık. Ülkenin kaderini ne tek adama ne de tepeden inme kararlar alanlara emanet edemeyiz. Yarınını sen seçmelisin. Senin yerine başkaları karar vermemeli. Seçim siyasetine, ittifak politikalarına, adaylara sen karar verebilirsin. Ne seçim politikalarının ne de adayların sana dayatılmasına izin vermemek için bugün harekete geçebilirsin.

 

Sandıklarda


İktidar hileli, adaletsiz, zorba bir seçime hazırlanıyor. Her koşulda seçime giden yurttaşlar oylarına da her koşulda sahip çıkmalıdır. Milyonların seçim güvenliği seferberliği sonuçları belirleyebilir. İktidar istedi diye geri durmak olmaz. “Referandumda çaldılar ama” diyerek kenara çekilmek ise hiç olmaz. Öyle hazırlanmalıyız ki, ya açıkça hırsızlık yapmak zorunda kalmalılar, ya da sandıktan meşru çıkamamalılar.

Seçim güvenliği için yarın “keşke” dememek için bugün harekete geçebilirsin. Oylara, seçimlere, sandıklara, yarına sahip çıkabilirsin.

Meclislerde


Artık inisiyatif alma zamanı. Kendi yarınımıza kendimiz karar vermeliyiz. Bunun aracı sadece siyasi parti temsilcilerden oluşan zeminler değil; tüm katılımcıların birey hukuku ile bir araya geldiği ve ortak hedefle hareket eden meclisleridir. Bu anlamıyla meclisler “bileşenler hukuku”nun aşıldığı yerler olarak görülmelidir. Siyasal partilerin üyeleri, elbette ki meclislerin içinde yer alabilir. Siyasi partilerden gelen insanların politik öneri ve tartışmaları her zaman ufuk açıcı olacaktır. Bununla birlikte partilere üye olsun olmasın, mecliste yer almak isteyen herkesin siyasal karar süreçlerine doğrudan katılımını sağlayabilirsek, halkın gücü siyasete yansımış olur. Halkın gücünü, toplumun tüm kesimlerini, ortak bir hedefe doğru ancak meclisler yönlendirebilir. Yanlış kararları eleştirmek, toplumun kutuplaşmasından şikayet etmek yetmez. Gidişatı değiştirmek, kararlara müdahale etmek, birlik olabilmek için meclisler gerek.

Partilerin dışında, yurttaşların bir araya gelebilmesi, sözünü kullanması, karar alması, meclis olması mümkün. Meclisler kendi kararlarını kendi katılımcılarıyla birlikte alıyor, uyguluyor. Meclisleri kurmak, işletmek için bugün harekete geçebilirsin.

Kadınlarla, Gençlerle, İşçilerle

Bu iktidarın en çok saldırdığı üç kesim yarın için bugün harekete geçmeli. Bu ana kadar en çok onlar direnmeyi başardı. Bundan sonra da meclislerine en çok onlar sahip çıkmalı. Kadınlar, gençler ve işçiler meclislere ve seçimlere ağırlığını koyduğu zaman muhalefet ivme kazanıyor. Hem iktidarın karşısında hem de muhalefetin içinde söz, yetki, karar hakkına en çok onlar sahip çıkmalı. Erkek siyasete, yaşlı siyasete, patron siyasete karşı inisiyatif almalı. Emekçi Hareket Partisi daima kadınların, gençlerin, işçilerin ve meclislerin inisiyatif almasını savunacak. Yarın için bugün seçimlerde, sandıklarda, meclislerde harekete geçelim.