İstanbul Tabip Odası’nın, Dr. Fikret Hacıosman’ın ölümünün birinci ayında yapılacak basın açıklaması ve nöbetin Kadıköy Kaymakamlığı’nca “telafisi güç olayların meydana gelebileceği” bahanesiyle uygun görülmedi. Kaymakamlığın kararına rağmen bugün (2 Kasım) Kadıköy İskele Meydanı’nda buluşan hekimler basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı ve Devimci Sağlık İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da açıklamaya destek veren isimler arasındaydı.

“Uygulama hekimlerin çalışma hakkını yok ediyor”

Açıklama öncesinde söz alan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof Dr. Pınar Saip, komisyona gelen yasa tasarısının hekimleri şiddetten korumak bir yana; hekimlerin çalışma hakkını ve özgürlüğünü yok ettiğini belirtti.

Torba yasa kapsamında getirilen “güvenlik soruşturması” uygulamasının olumsuz sonuçlanması durumunda hekimlere çalışma izni verilmeyeceğini belirten Saip, bu uygulamanın hiçbir hukuki dayanağı olmadığını ifade etti. Saip, sağlıkta dönüşümün ekonomik krizle birleşmesi durumunda sağlık hakkına ulaşımda ciddi sorunlar yaşanacağına dikkat çekti ve bunların dile getirilmesinin dahi güvenlik soruşturmasına neden olacağını belirtti. Son olarak güvenlik soruşturması uygulamasının, yıllarca mesleklerine emek veren hekimlerin intiharlarına yol açabileceğini sözlerine ekledi.

“Nöbet tutmak en demokratik hakkımız”

Saip’in ardından söz alan Türk Tabipleri Birliği (TTB) İkinci Başkanı Ali Çerkezoğlu, TBMM Sağlık Komisyonu’nda görüşülen yasa tasarısının sağlık emekçilerine sorulmaksızın bir grup bürokrat tarafından hazırlandığına dikkat çekti.

TTB’nin hazırladığı sağlıkta şiddet yasa teklifinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Çerkezoğlu, “Biz sağlıkta şiddetin önlenmesini beklerken tabip odalarının yetkilerinin sınırlandırıldığı, şehir hastanelerinin işletmecisi olan şirketlerin vergi yükünün azaltıldığı, aile hekimlerinin birer işletmeciye dönüştürüldüğü, hekimlerin diplomalarına el konulduğu bir yasa tasarısı ile karşılaştık” dedi.

Hekimlerin, sağlıkta şiddet vakası sonucu yaşamını yitiren meslektaşları Dr. Hacıosman’ı anmak amacıyla nöbet tutmasına izin verilmediğini anımsatan Çerkezoğlu, “Her şeye rağmen basın açıklamamızı gerçekleştiriyoruz ancak nöbet tutumak da çadır açmak da en demokratik hakkımızdır” dedi.

“Bu yasa sağlıkta şiddeti önlemez”

Basın açıklamasını İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Güray Kılıç okudu. Açıklamada kamuoyuna “sağlıkta şiddet yasası” olarak sunulan, AKP’li milletvekillerince “torba yasa” olarak TBMM’ye sunulan düzenlemelerin TTB’nin ısrarla önerdiği sağlıkta şiddet yasası teklifi ile hiçbir ilgisi olmadığı, yasa tasarısının bu haliyle sağlıkta şiddeti önlemeye ilişkin hiçbir yeni düzenleme ve caydırıcılık getirmediği vurgulandı.

“Hekimlik kamusal niteliği olan bir meslektir”

Kılıç, güvenlik soruşturması uygulaması ile ilgili ise şunları söyledi:

Bir insanın hekim olup olmadığına, hekimlik yapıp yapamayacağına mezun olduğu okul, aldığı diploma ve mesleki yeterliliği üzerinden karar verilir. Mesleğini icra etmeye engel bir suç veya ceza olmadığı sürece de hekimliğini yapmaya devam eder. Hekimlik kamusal niteliği olan bir meslektir. Devlet güvenliğini ilgilendiren stratejik bilgi, durum ya da konumla herhangi bir ilgisi yoktur. Hekim hastasını hastalıklardan korumaya çalışır, muayene eder, tedavisini düzenler; gerekiyorsa ameliyatını yapar. Hipokrat’tan bu yana karşısındakinin “kimliğini, dilini, dinini, cinsiyetini, toplumsal konumunu” sorgulamadan ve ayrım yapmadan sağlık hizmeti sunmakla yükümlü olan biz hekimler, mesleğimizi icra ederken hiçbir erk tarafından ayrımcılığa tabi tutulmak ve mağdur edilmek istemiyoruz.

“Sağlık Komisyonundaki taslak geri çekilsin”

Kılıç, TBMM Sağlık Komisyonu’nda yasa taslağının geri çekilmesi, hekimlerin ve toplumun taleplerine uygun yeni bir teklif getirilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

Aynı Yasa Teklifinde “hastane döner sermayelerinin” yönetim yerini değiştirmenin, Şehir hastanelerinde işletmeci şirketlere vergi muafiyetini arttırmanın yanı sıra, aile hekimliğinde hak kayıplarına yol açan ve Tabip Odalarının hekimliğin uygulanmasındaki etkisini sınırlamayı amaçlayan maddeler yer almaktadır.
Böyle bir anlayış kabul edilemez. Bu yöntem sürdürülemez. TBMM Sağlık Komisyonunda görüşülmekte olan taslak geri çekilmeli yerine hekimlerin ve toplumun taleplerine uygun, hukuku esas alan yasa maddeleri içeren yeni bir teklif getirilmelidir.