Bu dönemin ilk TİS başarısı Birleşik Metal İşçileri Sendikası’nın patron sendikası EMİS’e %26’yı aşan bir zam oranına imza attırması oldu.

Peşi sıra pek çok iş kolunda da enflasyonun altına düşmeyen zam oranları imzalandı. ETİ ve Sanofi gibi fabrikaların patronları son görüşmeye kadar bekledi ancak yine de işçilerin kararlılığı sayesinde işçiyi memnun edecek sözleşmeler imzalandı.

Nisan ayı enflasyon oranı Hükümet tarafından göstermelik olarak düşürüldü ve %19 olarak açıklandı. Ancak TİS görüşmeleri süren iş kollarında yine de sendikalar zam taleplerini %26’nın çok fazla altına düşürmedi ve sözleşmeler bu zam oranlarında imzalandı. Hatta Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu İzmir Çiğli ZF Lemförder fabrikasında %40’lık zam patrona kabul ettirildi. Bu açıdan patronların bile gerçek enflasyonun farkında olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

En geniş kapsamlı TİS’lerden biri olan enerji alanında da kıyasıya bir mücadele sürüyor. Ancak burada bombayı patlatan Tüpraş patronu Koç oldu. Koç ve Petrol İş Sendikası arasında süren TİS görüşmeleri patronun 2 yıllık sözleşme süresini 3 yıla uzatmak istemesiyle tıkandı.

TİS kapsamının 3 yıla uzatılmasının ne anlama geldiğini işçi son derece biliyor. Bugün elde edilen zamların 6 ay sonra eriyip erimeyeceğinin bir garantisi yokken Koç bu süreyi 3 yıla uzatmak istiyor. Sendikanın fiili bir grevi göze alıp alamayacağını göreceğiz ancak işçilerin kararlı oldukları görülüyor.

İşçiler neredeyse her gün ya iş bırakıyor ya iş yavaşlatıyor, yürüyüşlerle Koç’u geri adım attırmaya çalışıyor. Koç ise geri adım atmak bir yana aksine basında sürekli sendika ve işçiler aleyhine kara propaganda telaşına düşmüş durumda. Son derece saldırgan.

Peki pek çok iş kolunda pek de fena sayılmayacak ve işçiyi memnun edecek ölçüde TİS’ler imzalanırken Tüpraş’taki süreç neden tıkandı? Cevabı çok basit. Çünkü Enerji sektörü uzun zamandır grevin yasaklandığı bir alan. Koç’un kendine güveni başta kapitalist hükümetten ve bu yasadan geliyor.

Herkesin aklına Erdoğan’ın yasakladığı grevler ve patronlara yaptığı bir konuşmada “Bizim sayemizde grevler bitti” lafı gelecek. Ancak işçilerin ekonomisinin geldiği durum böylesi keyfi kararları kaldırmaz artık.  Erdoğan bunun farkında, patronlar da farkında. En başta ise işçiler, AKP’nin patronlardan yana oluşunun farkında.

Her ne kadar iktidar ve yasalar patronların olsa da TİS’ler gidişatı belirler nitelikte olacaktır. Petrol İş Sendikası ile Tüpraş patronu arasındaki mücadelenin nereye varacağını göreceğiz. Sonrasında ise yine patron sendikası MESS ile Metal iş kolundaki sendikaların TİS görüşmeleri olacak. 2014’te Birleşik Metal İş’in mücadelesi MESS’i ikiye bölmüştü. Görüldüğü gibi TİS’ler işçilerin elindeki en büyük kozdur. Koç’un TİS’e yönelik saldırısının temelinde yatan sebebin de bu olduğu gayet açıktır.