İstanbul metro şantiyesinde çalışıyorum. İki ay önce maaşlarımız geç yatırılıyor diye 15 kişilik bir grup olarak işe çıkmama kararı aldık. İyi bir sonuç aldık ve eyleme geçtiğimiz gün paralarımızı yatırdılar. 

İşçi arkadaşlarım patronla konuşmak için beni sözcü olarak seçtiler ve patronla konuşmak için ofise çağırıldım. Konuşmaya önce kendisi başladı ve tam olarak şunları söyledi:. “Ülkemizde ekonomik kriz var ve bununla beraber bir sürü işsiz dolanıyor ortalıkta. Her gün yüzlerce iş başvurusu geliyor fakat geri çeviriyoruz. Neden? Çünkü sizden çok memnunuz. Yaptığınız işi beğeniyorum ama siz ilk fırsatta ihanet edip eylem düzenliyorsunuz.

Ben taşeron firmanın sahibiyim. Ana firmanın sahibi Bülent bey eylem yaptığınızı duydu ve bana dedi ki işçileri eylem yapmaları için kim kışkırtıyorsa çıkar onu işten. Belli ki sen kışkırtıyorsun ay sonu senin çıkışını vereceğiz haberin olsun.”

Sonra ben söz aldım.

“Öncelikle işçileri kışkırtan ben değilim. Onları kim kışkırttı biliyor musunuz?

Akşam eve gittiğinde eve yiyecek birşeyler almak istiyor fakat parası olmadığı için alamıyor.

Akşam eve gider gitmez yorgun olduğu için uykusu geliyor ve sabah tekrar işe geliyor.

Kahvaltı yapmak istiyor fakat parasını yatırmadığınız için kahvaltı yapmıyor. Neden biliyor musun? Akşam eve giderken ekmek almak zorunda. Eğer kahvaltı yaparsa akşam eve ekmek götüremeyecek. Şimdi söyle bakalım işçileri ben mi kışkırtıyorum yoksa siz işverenler,  para vermeyenler mi? Benim çıkışımı vermek istiyorsunuz öyle mi? O halde ben işçilere haber vereyim.”

İşçileri aradıktan sonra hepsi ofise geldi ve dediler ki madem çıkış vereceksiniz o zaman hepimiz çıkış istiyoruz. Küçük patronumuz bunu duyunca geri adım attı. “Bir daha böyle bir şeye alet olmayın başka bir şey istemiyorum.” dedi ve gitti.

Biz deneyimsiz işçiler olarak eylemin bizim lehimize sonuçlandığını düşündük ve artık paralarımız zamanında yatacak zannettik. Fakat patronlar bizlerden daha deneyimli ve örgütlü oldukları için bir ay için de bizi yerle bir ettiler.

Ben ve üç arkadaşım başka istasyona gönderildik. Geriye kalan 11 kişiyi de ikiye bölüp başka istasyonlara gönderdiler. Bizler üçe bölündükten sonra aramızda ki iletişim de sekteye uğradı ve şu anda maaşlarımızı yine geç yatırıyorlar. Fakat bölündük bu yüzden bir karşılık veremiyoruz. Son darbeyi de bu hafta indirdiler. Dolar yükseldiği için malzeme alamıyorlar ve belediyenin değişmiş olmasını da gerekçe göstererek bu hafta sonu çıkışlarımızı vermek istediler. Fakat altında çalıştığımız taşeron diğer taşeronlara göre ortalamanın altında bir ücrete işi aldığı için aynı fiyata bu işi yapacak başka taşeron bulamadılar.

Şöyle bir not düşmek istiyorum: Fabrikanın işçiye ihtiyacı var, işçinin de fabrikaya. Peki siz ne işe yararsınız? Lüksten, şatafatlı yaşamdan başka sizlerin bir amacı var mı? Hayır yok ve biz işçiler daha kalabalık olduğumuzda işçi sınıfının karşısında siz bir avuç insan ne yapacaksınız çok merak ediyorum.