Erdoğan son zamanlardaki açıklamalarında Doğu'da savaşın sürdüğü illeri yıkıp yeniden yapacağını söylüyor. Aslında bu söylemleri ilk kez Erdoğan kullanmıyor. Dünya tarihine baktığımızda diktatör Franco, Toledo kenti için aynı söylemleri kullanmıştır ve ya Hitler Yahudi toplumu için aynı tutumu sergilemiştir. Yahudiliği dünyadan silmek, toplumsal belleği unutturmak istemiştir.

Erdoğan'da bu gün savaşın sürdüğü illerdeki toplumsal belleği yok etmek niyetinde. Çıktığı her alanda, konuştuğu her yerde bir panik havası içinde şehirleri yıkıp yeniden yapacağını söylüyor. Kürt halkının toplumsal belleğini unutturmaya, yok etmeye çalışıyor. Bu ve bunun gibi tutumlar diktatör tutumlarıdır. Savaşın sürdüğü illerde hayat durma noktasına geldi. Okullar, hastahaneler yerle bir oldu. İnsanlar evlerini, komşularını, mahallelerini bırakıp savaştan kaçıyorlar. Erdoğan ise sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi rahatça Sur'u, Cizre'yi ve Nusaybin'i TOKİ ile beraber yıkacağını ve kendi isteğine göre yeniden inşa edeceğini düşünüyor. Erdoğan hem muhalif Kürt halkından kurtulacak hemde yıkımlardan rant elde edecek. Erdoğan diktatörlüğünü ilan etmeye çalışıyor. Geçmişte Franco, Toledo direnişini kırdıktan sonra diktatörlüğünü ilan etmişti, şimdi ise Erdoğan kendisine muhalif olan Kürt halkını başkanlığa giden yolda bertaraf etmek istiyor. Ancak kazın ayağı hiçde öyle değil. Tarihte hiç bir diktatör tam anlamıyla bir toplumu sindirmeyi başaramamıştır. Ne diktatör Franco, Toledo'daki toplumsal belleği kazımıştır, ne de Hitler Yahudi toplumunu tam anlamıyla yok edebilmiştir. Ve hepsininde hazin sonu çöküş olmuştur. Erdoğan ne kadar toplumsal belleği silmek istesede toplumsal bellek silinmez. Silinemez!

                                                                                                                                                                                                                                                                  Onurcan Aydın / Lise öğrencisi