AKP'nin en büyük korkusu sorgulayan bir nesilin yetiştirilmesidir. Çünkü sorgulayan nesil akıldan, bilimden ve mantıktan yana olup AKP'nin en büyük düşmanıdır. Sorgulayan bir nesil düşünme kabiliyetine sahiptir, olan biteni hemen kabul etmeyip araştırmasını yapar, iyiyi, kötüyü, doğruyu yanlışı ayırt edebilir. Sorguladığı için mantıklı ve akıllı sonuçlar elde edebilir. Kısacası sorgulayan nesil aslında hem toplumu hem de ülkeyi kalkındırabilir. 

Başkalarına bağlı olmamak, düşüncelerimizi ifade edebilmek için sorgulayan nesiller olmalıyız ve sorgulayan nesiller yetiştirmeyi planlamalıyız. Fakat AKP 'nin ise tam olarak istediği sorgulamayan, baş kaldırmayan, itaat eden, körü körüne bağlanan ve dindar bir nesil yetiştirebilmektir. Akıldan, bilimden sorgulayan nesilden çok korkan, eli ayağına dolanan AKP sorgulamayan bir nesil yetiştirebilmek için eğitimde dinselleşme, ilkokul, ortaokul ve bazı liselerin yerini imam hatipleştirerek aklın ve bilimin konuştuğu akılları birer birer kapatma çabası içersindedir ve eğitimde nitekim ezberci eğitimi benimsemiştir. 

Ezberci eğitimin en büyük zararı öğrenmiş olduğumuz bilgilerin çabuk ve kolay bir şekilde unutulmasıdır. Ezberci eğitim yanlış bir eğitim sistemi olup biz öğrencileri eğitimden uzaklaştırmaktadır. Biz öğrenciler amacımıza ulaşabilmek için ezberlemek durumunda kalıyoruz. Çünkü yüksek not ve diplomayı alabilmek için ezberlemek zorunlu bir hale geliyor. Tüm bu olayların sonucunda da araştıran, yorumlayan, olayları inceleyen öğrenci yetiştirme de ne yazık ki alt basamaklarda kalıyor. 
 
Ayrıca okullarımızda gerek öğretmenler gerek çevremizdeki insanlar ve hatta ailelerimiz bizlere senin işin okumak, sınavına çalışmak, yüksek not almak ve başarılı bir şekilde diploma alabilmek olmalı diye bize öğütlerde bulunuyorlar ve hayatın sadece sınav, diploma ve akademik başarı olduğunu sanıyorlar ya da bizim siyasi olaylardan uzak kalmamızı ve bu olaylara karışmamamızı istiyorlar. Fakat okullarımızda dahi sözde seçmeli dersler bile biz öğrencilere zorlar seçtirilebiliyor. '' Sen öğrencisin, sen karışamazsın, anlamazsın '' diye bir şey söz konusu değildir ve olamaz. 
 
Ülkemizde, okullarımızda bu kadar haksızlık yaşanırken biz öğrenciler de sessiz kalamayız. Bir liseli normal hayatı da sorgulayabilir hatta daha akıllı ve mantıklı sonuçlar da çıkarabilir. Gerektiğinde okulunda öğretmeni bir haksızlık veya yanlış bir şey yaptığında öğretmenine de karşı çıkabilir, her dediğini direkt aynen diyerek kabul etmeyebilir. Gerektiğinde de sokağa çıkıp bir yürüyüşe vb. sosyal olaylara katılabilir, rol alabilir. İşte bir liseli bunları yaptığı zaman bu AKP 'nin ve bu AKP gibi baskıcı yönetimlerin baş belası, sorunu, sonu olabilir…
 
                                                                                                                                                                                                                      Hazar Özen / Lise Öğrencisi