1. İnsan eliyle üretilen ilk canlı organizma olan OSCAR’dan, evrenin matematiksel modeline; psikolojik hastalıklardan, genetiği değiştirilmiş nesillere bilim dünyasında yaşanan değişimleri ve gelişmeleri derledik.


2. Östrojen hormonunun kanser hücrelerindeki etkilerini araştıran Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden akademisyenler, östrojenle bağlantılı G-1 maddesinin uygulanan kanser hücrelerinin çoğalmasını durduğunu ve bir süre sonra yoğun bir hücre ölümü meydana getirdiğini belirledi. Bu sonucun akciğer kanseri tedavisinde umut olabileceği belirtildi.


3. KSÜ Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Akif Hakan Kurt başkanlığındaki bir grup akademisyen, TÜBİTAK ve üniversitelerinin desteğiyle başlattıkları çalışmada, östrojen hormonunun kanser hücrelerindeki etkilerini araştırdı.


4. Kalp ve damar hastalıklarının menopoz öncesi kadınlarda erkeklere oranla daha az görülmesinden yola çıkarak östrojenin koruyuculuğunu araştırmak için çalışma yapan ekip, östrojenin kanser hücreleri üzerine etkilerini inceledi. Ekip, yaptığı çalışmalarla östrojen ile bağlantılı G-1 maddesinin kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurduğunu hatta bu hücreleri öldürdüğünü belirledi.


5. 520 milyon yıllık fosilleşmiş sinir sistemi bulundu: Fosilleşmiş sinirlerin ayrı ayrı görülebileceği kadar iyi korunmuş 520 milyon yıllık sinir sistemi, şu ana kadar bulunanlar içerisinde, en eski, bütüne en yakın ve en detaylı örnek. Çin’in güneyinde bulunan fosil o kadar iyi korunmuş ki, fosilleşmiş yumuşak dokular bulmak her ne kadar zor olsa da, sinirlerin ayrı ayrı incelenmesi mümkün olabiliyor. Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayımlanan bulgular, araştırmacıların eklembacaklıların sinir sisteminin nasıl evrim geçirdiğini anlamalarına yardımcı oluyor.


6. Şehirlerin halka açık yeşil alan oranları açıklandı. İstanbul ise %1,5'la yeşilin kendini gösteremediği şehirler arasında yer aldı.


7. Astronom Kopernik’in kalıntıları saç telleri sayesinde belirlendi: Kitaplarından birinin arasına düşen Kopernik’in saç telleri, 400 yıl sonra Polonya’da bulunan iskeletin dişlerinden elde edilen DNA ile eşleşti.


8. Kitaplarından birinin arasına düşen Kopernik’in saç telleri, dört yüzyıl sonra hala sayfaların arasında duruyordu. Mitokondriyal ve çekirdek DNA analizleri, bu saç tellerinin Polonya’da bulunan iskeletin dişlerinden elde edilen DNA ile eşleştiğini gösterdi. “Güneş sistemini keşfeden” adam bulunmuştu: en harika fikirleri bir kitapta, kendisinden bir parça da başka bir kitapta korunmuştu.


9. Genetik mühendisliğinde yeni bir aşamaya karşılık gelen her gelişmede, yeniden açılan bir tartışma sandığı var: Canlı/cansız organizmaların genlerine müdahale edebilecek, genomlarını istenilen yönde düzenleyebilecek olmanın insanlığa sunduğu olanak ve riskleri; yaratacağı etik, bireysel, toplumsal ve yasal sorun başlıklarını içeriyor.


10. Tartışmaların uçlarında ise, teknolojiyle karanlığı iyice koyulaşmış bir karaütopyaya dair kaygılar beliriyor: Soyu tükenmiş canlıların yeniden dünyaya getirilerek içinde cirit atacakları bir tür Jurassic Park’tan farklı canlıların karışımından oluşacak yaratıklara; biyolojik silahlardan canlı organ depolarına, insan ırkının ıslahı çalışmalarıyla yaratılacak bir öjeni dünyasından toplumsal ayrımcılığa “biyolojik” temel kazandıracak “mükemmel insan” arayışlarına…


11. Biliminsanları CRISPR-Cas9 araştırmalarının, genetiği değiştirilmiş bebeklerin doğmasına yol açacak gelişmelerden şimdilik uzak olduğunu; asıl olarak insanda, değişikliği sonraki kuşaklara aktaracak eşey hücrelerinde değil, somatik (üreme hücresi olmayan) hücrelerde çalışıldığını; genlerin fonksiyonlarını anlamak için bakteriler, virüsler ve hayvanlar üzerinde denendiğini belirtiyorlar. “Asıl CRISPR devrimi kliniklerde değil, laboratuvarlarda; genomu tam olarak çözmemizi sağlayacak araştırmalarda gerçekleşiyor” diyorlar.


12. Psikoloji dünyasında bir çok hastalık bulunuyor. Bunlar arasında en dikkat çekenlerden biri de monomani. Zihinsel bir hastalık anlamına gelen “monomani” "saplantılı olma hastalığı" olarak tarif ediliyor. Monomani, bir tek fikir üzerine oldukça yoğunlaşma ve her saniye o fikir üzerine düşünme anlamına geliyor.


13. Söz konusu saplantılı olma durumunun birden fazla alt türü bulunuyor. Bu türlerin ayrımlarını belirleyen en önemli faktörler ise odaklanılan düşüncenin ne üzerine olduğu.


14. Alt türlerden biri erotomani: Bu tür bir monotamiye sahip olan insanlar belli bir erkeğin veya kadının kendilerine çok ama çok aşık olduğunu düşünüyor. Üstelik bu insanla tanışmış olmalarına bile gerek yok, daha önce hiç konuşmamış olsalar bile böyle bir düşünceye kapılabiliyorlar. Bunu bir saplantı haline getirdikleri için de ne olursa olsun bu düşünceye inanmayı bırakmıyorlar.


15. Bir diğer alt tür ise kleptomani: Bu tür ise sürekli bir şeyler çalma düşüncesinde olan insanları kapsıyor. Kleptomanik olan kişiler ihtiyaçları olmasa bile girdikleri mağazalardan, bulundukları ortamdan, kısaca her yerden bir şeyler çalmaya çalışıyorlar.


16. Sanılanın aksine oldukça yaygın bir hastalık olan kleptomaniye sahip kişiler yaptıklarının yanlış olduğunun farkında olsalar dahi, basitçe söylemek gerekirse, kendilerine hakim olamıyorlar.


17. Bir başka ilginç monomani hastalığı ise “piromani” adıyla ifade ediliyor: Piromani de içlerinde sürekli bir yangın çıkarma düşüncesi olan insanların yer aldığı bir tür.


18. Genellikle çocukluk çağında başlayan bu yangın çıkarma dürtüsü, yangın ve bunun yarattığı olaylar ile büyülenme, bunlara merak duyma ve bunları çekici bulma gibi davranışları kapsıyor.


19. Paranoya ile de bağlantılı olduğu ifade edilen monomani, zihinsel hastalıklar arasında en tehlikelilerinden biri olarak öne çıkıyor. Öte yandan tüm bu saplantılı olma durumu nedeniyle sosyal ilişkileri oldukça zedeleyen bir hastalık.


20. Antiocheia Antik Kenti’nin bir mahallesinde üzerinde Grekçe “Neşeli ol hayatını yaşa” yazan bir mozaik bulundu. Hatay Arkeoloji Müzesi Arkeoloğu Demet Kara, Türkiye’de bu mozaiğin eşinin olmadığını, ancak İtalya’da bir benzerine rastlandığını söyledi. Üzerinde Grekçe, ‘neşeli ol hayatını yaşa’ yazılı olduğunu belirten Kara mozaik üstünde yapılan bilimsel çalışmalar sonucu, MÖ 3. yüzyıla tarihlenen bir evin yemek salonuna ait olduğunun belirlendiğini söyledi.


21. Evren, birbirine yer çekimiyle bağlı binlerce galaksiden oluşuyor. Bilim insanları şimdiye kadar bu uçsuz bucaksız ağı modellemek için bir çok farklı metod denedi. Northeastern Üniversitesi'ndeki Complex Network Araştırmalar Merkezi'ndeki bilim insanları evrenin yeni bir modelini geliştirdi. Bilim insanları matematiksel modelin görüntülerini de paylaştı. Bu model yaklaşık 24 bin galaksiden alınan verilerle oluşturuldu. (http://yarinhaber.net/guncel/39376/24-bin-galaksiden-elde-edilen-verilerle-evrenin-yeni-matematiksel-modeli-goruntulendi)


22. Antik uygarlıklardaki büyücülerin, orta çağdaki simyacıların ve günümüzdeki biyolojik mühendislerin tek bir amacı var aslında, insanı daha yaşayabilen bir varlık haline getirmek. Fakat insan vücudu kapalı bir sistem olduğu için hayati sistemlerimizden birinde çıkan bir sorun kolayca bütün sistemlerin faaliyetlerini aksatmasına yol açıyor. İşte tam bu noktada sahneye insan yapımı modüler bir canlı olan OSCAR çıkıyor. (http://yarinhaber.net/guncel/39377/oscar-insan-eliyle-uretilen-ve-bagimsiz-calisabilen-parcalardan-olusan-canli-organizma)


23. OSCAR insan eliyle üretilmiş, bağımsız çalışabilen parçalardan oluşan canlı bir organizma ve kendisi Hollandalı yönetmen Floris Kaayk’ın yeni hikayesi The Modular Body’nin 2 ana karakterinden biri. Hikayemizin diğer ana karakteri Cornelis Vlasman; kendisini insanoğlunun gelişimine adamış bir biyolog.


24. Project Oscar ekibi tarafından modern bir Frankenstein hikayesi olarak tanımlanan hikayede günümüz biyo-mühendislerine de; “Kök hücreler şu güne kadar şimdiki organlarımızın yerini alacak yeni organlar üretmek için kullanıldı ama biz bu fırsatı insanoğlunu olduğu gibi sürdürmektense onu yeniden tanımlamak için kullanacağız.” denilerek profesyonel anlamda çok samimi bir taş atılıyor.


25. Haftanın Soru&Cevap Bölümü: "Korku Beyinden Silinebilir mi?" (http://yarinhaber.net/guncel/39374/korku-beyinden-silinebilir-mi)