Yasal dayanaklarımızın ilk olarak referans alındığı ama eksik olarak alındığı yer AB ülkelerinde de uygulanan  esnek çalışma ve ebeveyn izni/analık izni konusu Ocak ayında ülke gündemine oturdu. Bazı yayın kanalları bunu kadınlar için müjdeli haber olarak verirken gerçeğin ortaya çıkması biraz kadın çalışanlar için zaman almadan ortaya çıkacaktır. 

Torba yasalarla gündelik hayatı etkileyen konular fark edilmeden geçiriliyor. Bu yasaların geçirilmesi esnasında her partinin bütün bir torba yasa için itiraz süresi sadece beş dakikayla sınırlı olması da düşündürücü bir durum . Kadınları ilgilendiren konulara baktığımızda geçen yasalar 6-7 Nisan 2015’de 3.doğuma teşvik, kadınlara çeyiz parası vb. ve sonrasında  birçok kadının hayatını temelden etkileyecek esnek ve yarı zamanlı çalışma yasası çıkıveriyor. 

Toplum yapısını hükümet  iyi  analiz etmektedir. Ülke genelinde ki  aile yapısı muhafazakar gelenekçi olan yapıya sahiptir. Bu yapı içerisinde kadının görünmeyen emeği olan  ev içi emeğin ve çocuk bakımı esnek çalışmayla birlikte daha da görünmez bir hale getirilmeye çalışılmaktadır.
 
Nasıl mı olacaktır? Kadının sesi duyulmayacak yerlere hapsediliyor yani evlere hapsediliyor sözünü de göz önünde bulundurarak düşünmek gerekir öncelikle aile kurumu üzerinden sorumluluğun tümü kadın üzerine yıkılmaktadır.
 
Kadın çalışan çalıştıran işveren yeni yasa düzenlemesiyle kadın çalıştırmak istemeyecektir. Günümüzde kadının istihdam da ki yeri zaten düşükken düzenlenen yasa ile daha da düşecektir. 2023 hedeflerine sıkı sıkıya bağlı olan hükümetin 2015 yılı kadın istihdamı oranı %26.7 iken dibe doğru yarış ile kadın istihdamı göklere çıkarılası muhtemeldir. Kadının istihdamda ki yerinin düşmesine zemin oluşturacak sebep ise kadınların işe alımların sorulan doğum yapacak mısın sorusudur.
 
Yapılan düzenlemenin temel ekseninde doğum yapan kadınların, annelik izni sonrasında birinci doğumda 2 ay, ikinci doğumda 4 ay, sonraki doğumlarda ise 6 ay, günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilmesi mevcut. Memur kadınlar için doğum izni sonrası ilk 6 ayda 3 saat, 6 aydan sonra ise 1.5 saat emzirme izni kazanılmış bir sosyal hak olarak duruyor. Diğer bir deyişle doğum yapmış 657’e tabi bir memur kadın, doğum izni sonrasındaki 6 ay boyunca 8 değil 5 saat çalışma hakkına sahip.
 
“Müjdeli” yasa ile ise, kadınlar tercih ettiği takdirde emzirme izni yerine doğum izni sonrası 6 ay boyunca yarı zamanlı olarak, yani yine 5 saat çalışma “hakkı” kadınlara tanınmış olacak! Neden memur kadınların hâlihazırda sahip olduğu emzirme izni hakkına alternatif olarak böyle bir yarı zamanlı çalışma “hakkı” getiriliyor? Hükümetin bu yeni yasanın uygulamalarını görmek istediğini, memur kadınlar emzirme izni yerine yarı zamanlı çalışma hakkını kullandıkları takdirde de, kazanılmış bir sosyal hak olan emzirme izinlerinin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söylemek kötü niyetli bir okuma olmayacaktır.
 
Yasal düzenlemenin tartışılması gereken tarafı ne yazık ki çok.  Bir diğer konu ise DEVLETİN SORUMLULUĞU olan bakım hizmetlerinden masraflar kısılarak kadının omuzlarına yıkılmıştır. Mevcut düzenlemelerin diğer ülkelerde ki karşılaştırmasına bakacak olursak  bu düzenlemenin biz de analık izni olarak  adlandırılan ama AB ülkelerinde ebeveyn izni olarak adlandırılmaktadır.
 
Ebeveyn izni genel tanımıyla belirli bir yaşa gelinceye dek, çocukların bakımı için, her iki ebeveyne de belirli süre için izin verilmesidir. Bununla birlikte, yeni bebek doğduğunda veya yaş sınırı yasa ile belirlenmiş bir çocuk evlat edinildiğinde,  çocuk bakımı annelerin yanı sıra, babalara da izin hakkı düzenlediği için uygulamada babalık izni olarak nitelendirilmektedir.
 
İsveç de 1974 den itibaren uygulanan ebeveyn iznin günümüz uygulamasının gelişim sürecinde  1974 yılında 480 günlük ebeveyn izni getiriliyor ve eşit olarak bölüştürülüyor. 1995 yılında bunun 30 gününü erkeğin zorunlu kullanması (babalık izni) söz konusuyken, 2001 yılında bu zorunlu süre 60 güne çıkartılıyor.
 
Yani çocuğun bakımı sadece kadının üzerine yıkılmadığı eş tarafından yıkılmak istense de yasal zorunluluktan dolayı yıkılamadığı bir düzen mevcut. 
 
Şimdi müjdeli olarak gündeme gelen bu yasa eşitlik ve hak kavramları çerçevesinde tekrar değerlendirmeye almalı ve bakım hizmetlerinde aile içi emek yerine devletin bütçe ayırması ya da eşit olarak diğer eşe de belirtilen sürelerin kullanılması zorunlu hale getirilmelidir. 
 
(http://www.5harfliler.com/yari-zamanli-calisma-yasasi-hayir-mi-ser-mi/)
 
(http://umutsen.org/index.php/kadinlar-mujde-yari-zamanli-ve-esnek-calisma-yasasi-ayagmiza-geldi-betul-celep/)
 
(file:///C:/Users/PB/Desktop/Bizde_Dogum_Izni_Isvecte_Ebeveyn_Izni.pdf)
 
(http://www.arastirmax.com/en/system/files/dergiler/273/makaleler/55/1/arastirmax-istihdamda-esitlik-politikalari-kapsaminda-avrupa-birliginde-turkiyede-ebeveyn-izni.pdf)
 
Ezgi Özdemir/ Uludağ Üniversitesi