TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalı. Dindar anayasadan kaçınmamamız lazım.”  sözleri; kimlerin neyi planladığının dile vurumudur.

Dini anayasa sözleriyle ne amaçlanıyor?

Laik Türkiye’de kadınların, çocukların, gençlerin tam anlamıyla haklarına sahip olamadığını, özgür düşünemediğini, birey olarak kendi tercihlerini alamadığını aklımıza getirdiğimizde “laik olmayan Türkiye’de” ne şartlar altında yaşayacağımızı kestirebiliriz.

Öncelikle dini anayasa, kime göre dini? Türkiye’de sadece hükümetin inandığı dinden insanlar yaşamıyor.

Laik Türkiye şartlarında bile insanlar sırf dinleri farklı olduğu için yakılıp yıkılmışken IŞİD zihniyetine sahip insanların çoğaldığı bu çağda dini anayasa sözleriyle ne amaçlanıyor?

Daha fazla otorite mi?

Daha fazla güç mü?

Daha uzun saray sefası mı?

Yoksa Ortadoğu bataklığı mı?

*

Dini anayasayı AKP’nin başından beri planladığını biliyoruz. Bu planın en çok etkileyeceği kesimlerden biri kadınlardır. AKP hükümetinin kadınlar üzerinden yaptığı “kürtaj cinayettir”, “kadın sokakta kahkaha atmamalı”, “bir kadın olarak sen sus”  gibi söylemlerini unutmadık. Bunlar kadınların kendi kararlarını almasını engelleyen sözlerdir.

Laik Türkiye’de kadına hükümetten uzanan cinsiyetçi, eşitlikten uzak, gerici dille birlikte, tecavüze, tacize kadın cinayetlerine tam olarak önlem alınmamasının yanında, şu an bile kadının iş hayatında tam olarak eşitliğe kavuşmadığını düşünürsek, dini anayasayla kadınların tüm haklarının elinden alınacağını, eve kapatılacağını, erkek şiddetine maruz kaldığında suçlanacağını unutmamalıyız.

Biz ilerici gençler olarak laikliğin kadınların elinden alınmaması için direneceğiz.

Çocuklar bilimden uzaklaştırılıp dini eğitime sürükleniyor

Çocuklar bu planın geleceğe hazırlık için köklü parçası. Kendi kararlarını alamayan çocuklar bilimden uzak, dini eğitime yönlendiriliyor. Sorgulama yetenekleri ellerinden alınıyor. Üç çocuk isteyenler çocuklarımızı IŞİD zihniyetinde bir karanlığa sürüklüyor.Çocuklar eğitimde dahi istismara uğruyor.

Bizler gelecek için üç çocuk değil, tacize, tecavüze uğramamış, sorgulayabilen, bilimsel eğitim almış, laik gençler istiyoruz.

AKP’nin IŞİD zihniyeti üniversitelerimizde

AKP, toplumun yararına ne varsa hepsine saldırıyor. Elbette ki saldıracağı ilk kesim, AKP’nin ne amaçladığının farkında olan ve bunun için ses çıkartan, mücadele veren üniversiteler oldu.

Okullarımızın içine kadar giren AKP destekli gerici çeteler, üniversite öğrencilerine saldırıyor. Bu çeteler gücünü AKP’den ve onun zihniyeti ISİD’den alıyor.

Üniversitelerin bilimden uzaklaşması, mezhepçi gerici kurumlar olması için gerici faşist kadrolaşmaya kadar gidildi. AKP’nin ve kafilesinin başkanlık için yaptığı zulümlere karşılık barış isteyen akademisyenleri tutuklayan bu zihniyet, okullarımızda bizlere yönelik, gerici, cinsiyetçi söylemlerde bulunan sözde akademisyenlere yönelik hiçbir yaptırımda bulunmuyor.

Üniversitelerimize yapılan bu saldırılara karşı, kadınların, çocukların ellerinden haklarının alınmaması için, düşünce özgürlüğümüz için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Üniversitelerin bilim yuvası olmasının önüne geçenlere karşı, laiklik için direneceğiz.

Başkanlık uğruna yapılan hiçbir eyleme göz yummayacağız.

Seda BAYRAKTAR/ Abant İzzet Baysal Üniversitesi