Büyük Okyanus: Polinezya, Maldivler, Yeni Zelanda

Büyük Okyanus’ta yer alan 3 büyük ada sert rüzgarlar ve okyanusun gelgitleriyle karşı karşıya. Okyanus kıyısında yer alması nedeniyle gelgit kabarmaları yöre halkları için gayet alışıldık olsa da, iklim değişikliği gelgitleri de yörüngesinden çıkarmış durumda. Şöyle ki; gelgitlerle orantısız yükselen deniz seviyesi kıyı halkının yurtlarını ellerinden almış durumda.

Bir Polinezya ülkesi olan Tuvalu’nun beşte biri şimdiden daha büyük adalara sığınmak için evlerini terk etti.

Güney kutbunda yaşanan buzul erimelerinin neden olduğu deniz seviyesi yüksekliği Maldivler’in hem yerleşimini hem de ekonomisini olumsuz yönde etkiledi.

Buzul erimeleri sonucu denizin tuz oranı da azaldığı için deniz canlılığını ve ekosistemi etkilenmiş durumda. Büyük Okyanus adalarında yaşayan insanların tarımla ve balıkçılıkla geçindiği göz önüne alındığında hem toprağı hem de denizi elinden alınmış insanlar iklim mültecileri haline geliyor diyebiliriz.

Bununla birlikte sular altında kalan kıyılar nedeniyle Büyük Okyanus adaları önemli oranda turist kaybetmiş durumda.

Asya: Çin, Hindistan

Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkesi Çin’de hava kirliliği tehlikeli boyutlara ulaştı. Özellikle başkent Pekin’deki kirlilik oranı Dünya Sağlık Örgütü’nün öngördüğü resmi değerden neredeyse 12 kat fazla.

Özellikle zararlı partikül madde hava endeksi (PM2,5) öğleden önce 300 değerinin üzerine çıktı. Bu, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) öngördüğü değerden yaklaşık 12 kat fazla. DSÖ’nün sınır değeri olan 25’e Almanya’nın büyük şehirleri nadiren ulaşıyor.

Hava kirliliği alarmı verildiği zamanlarda okullar ve çocuk yuvaları kapalı kalıyor, trafiğe çıkan otomobil sayısı yarı yarıya azaltılıyor.

Çin’de yaşanan hava kirliliği ülkede yeni bir ticari sektör de oluşturmuş durumda.

Köyde yaşayan Çinliler, şehirde yaşayan insanlara poşetlerle temiz hava satıyor.

Ülkede yaşanan “felaketin” boyutlarını ise Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi raporu çizdi. Söz konusu rapora göre Çin’de her yıl 1 milyon 600 bin insan hava kirliliği nedeniyle yaşamını yitiriyor.

Güney Amerika: Şili, Ekvador, Brezilya, Arjantin, Venezuela

Pasifik Okyanusu’nda su sıcaklığın artmasıyla birlikte okyanusta yosun (alg) patlaması yaşandı. Artan yosunların zehir açığa çıkardığı ve okyanustaki oksijeni “yok ettiği” ifade edilirken; şubat ayından bugüne 22.5 milyon balığın ölümüne neden olan söz konusu patlama özellikle Şili gibi ülkelerde balıkçıları zor durumda bıraktı.

Deniz kirliliğinin getirmiş olduğu etkilerle artan balık ölümleri, bölgede bulunan somon çiftliklerine yüksek miktarda zarara neden oldu.

Yaşanan deniz kirliliğine tepki gösteren kıyı balıkçıları, somon işçileri, yerli topluluklar ve eylemciler; Şili Cumhurbaşkanını’nın tazminat teklifini reddederek ülkenin 7 bölgesinde greve çıktı (La Tercera gazetesi)

Öte yandan Şili’nin çevre kirliliğinden etkilendiği ilk zaman diliminde değiliz. 1972 yılında yaşanan kirlilikler nedeniyle 23 kişi yaşamını yitirmiş; kıyı bölgeleri felaket bölgesi ilan edilmiş ve binlerce insan yaşadıkları bölgelerden göç etmek zorunda kalmıştı.

Yaşanan deniz kirliliği ile birlikte geçtiğimiz yıl hava kirliliği %30 artarak son yılların en yüksek seviyesine ulaşınca Çevre Bakanlığı özel önlem almıştı.

Başka bir Güney Amerika ülkesi olan Venezuela’da ise barajların olağan dışı bir su seviyesine gerilemesiyle önlemler alınmaya başlandı.

Ülkede yaşanan aşırı kuraklık sonucu öncelikle haftanın Cuma günlerinin resmi tatil ilan edildiği ve hafta sonu tatilinin 3 gün olduğu belirtildi.

Barajlarda yaşanan su seviyesindeki eksilme nedeniyle her gün 4 saatlik elektrik kesintisi yaşanacağı ifade edildi.

Yaşanan kuraklık bu şekilde de aşılamadı ve kamu çalışanlarının haftada sadece 2 gün, pazartesi ve Salı günleri, hizmet vermesi kararlaştırıldı.

Safa Yaşar / Selçuk Üniversitesi

 **(3. bölümümüzde; Afrika’da 135 milyon insanın yaşadığı Sahra bölgesinde görülen yiyecek ve içecek kıtlığını, yaklaşık 40.000 yıl önce yaşanan iklim değişikliklerinden etkilenip soyları tükenen Neandertalleri ve Paris İklim Zirvesi’nde alınan kararları ele alarak yazı dizimize devam edeceğiz.)

1. bölüm : Tarihin yeni kavimler göçü: İklim mültecileri-I