“Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması, Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesine” dayalı kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun sunduğu önergeler, kadınların ve çocukların haklarını yerle bir etmeyi amaçlıyor; cinsel istismara uğrayan çocukların, cinsel şiddete maruz kalan kadınların suçlularına adeta ödül önerisinde bulunuyor.

Çocukları tecavüzcüsüyle evlendirmeyi hedef alan dehşet önerge

Öneride ilk göze batan, en can acıtan madde, çocukların tecavüzcüleriyle evlendirilmesi maddesi.

İnsanın yazarken, okurken bile vicdanının kaldırmadığı, dehşete düştüğü bu önergeler ile ne amaçlanıyor?

Henüz 15 yaşını dahi doldurmamış (doldurmuş olması durumun acılığını değiştirmiyor) bir çocuğu tecavüzcüsüyle, bir canavarla evlendirmeyi öneren bu zihniyetler nereden, kimden besleniyor?

Dün, Ensar Vakfı’nda 45 çocuğun tecavüze uğramış olmasını normalleştirmeye çalışanlar, bugünlerde emellerini öneriyor.

Öneriye göre “Tecavüzcü, çocukla 5 yıl sorunsuz ve başarılı(!) evlilik geçirdiği takdirde denetimli serbestlikten yararlanacak.”

Yani 5 yıl boyunca çocuk defalarca tecavüze, cinsel şiddete maruz kalacak.

“Sorunsuz ve başarılı” bir evlilikse ömür boyu…

Sahi çocukla tecavüzcü arasında gerçekleşen sorunsuz ve başarılı evlilikten kasıtları ne?

Bir çocukla evlilik kelimesini hem de tecavüzcüsüyle evlilik kelimesini nasıl yan yana getirmişler?

Bununla birlikte eğer tecavüzü gerçekleştiren de 15 yaşının altındaysa bu suçtan sayılmayacakmış. Kısaca çocuk evliliklerinin önünü açılacak.

Çocuk evlenmek istemese bile (tecavüze uğramayı da istemiyorlar. Rızaları yok.) Türkiye’de onları zorla evlendirecek zihniyette aileler var.

Bu dehşet önerileri hazırlarken IŞİD’ e mi özenmişler?

Çocuk istismarını önlemek için çözüm olarak çocuğu evlendirmeyi seçenler Türkiye’yi şeriata sürüklemiyor mu?

Çocuklara bunu yapmayı planlayanlar kadınları elbette es geçmez

Kadının yerini sadece aile olarak gören, aileyi koruyacak olanın kadın olduğunu savunan hükümet; kadın özgürlüğünü kısıtlamak için önerilerini elbette bir bir sıralar.

Aile içerisinde her türlü şiddete uğrayan kadın uzaklaştırma almak istediğinde buna bile kısıtlama getirenler erkliği koruyor.

Öneride cinsel şiddete uğrayan, boşanmak isteyen kadını, kendisine bunları yapan kişiyle “uzlaşma ve arabuluculuk” teklif ediliyor. Amaçları ise aile değerlerine zarar gelmemesi. Çünkü onlara göre kadın sadece aile değerleriyle özdeşiyor ve bu değerlere boşanarak zarar veremez.

Boşanan kadınların ise nafaka hakları kısıtlanıyor

Bu öneride şuraya çıkıyor “Ben koskoca hükümet; seni, sana eziyet çektiren, yaşam hakkını ve özgürlüğünü tehdit eden kişiyle uzlaştırmaya çalışacağım, arabuluculuk yapacağım ama sen aile değerlerine leke sürüp boşanacaksın. Öyleyse senin nafaka hakkını elinden alırım” diyerek kadını çıkmaza sokuyor.  

Kadın cinayetlerini, kadınlara uygulanan her türlü şiddeti bir kenara bırakıp, boşanma oranlarındaki artışı görenler kadınların boşanma sebeplerini neden görmüyor?

Neden kadınlar, onlara bu kötülükleri yapanlarla uzlaşmak istesin?

Kadın neden sadece evden ibaret olsun?

Kadın örgütlerinin, kadınlarla birlikte yıllardır verdiği mücadeleyi es geçemezsiniz.

Dişlerimizle, tırnaklarımızla, haykırışlarımızla almaya çalıştığımız haklarımızı birkaç sayfalık önerilerinizle bizden çalamazsınız.

Kadını eve kapatmak isteyen, yaşam hakkını özgürlüğünü tehdit eden, çocukların canının yanmasının önünü açan, geleceklerini, hayallerini ellerinden almayı hedefleyen, aklımızın, vicdanımızın, çağımızın, mücadelemizin kabul etmediği bu öneriler; Türkiye’nin getirilmek istendiği yerin, adı konulmamış, önerisi sunulmuş birkaç sayfalık sapkın planlarıdır.

Laikliği kaldıracağız diyen IŞİD beslemesi hükümet, kadınlara da çocuklara da el süremeyecek.

Kadınlar sadece evde değil her yerde

Kadınlar zihniyetinizin kölesi değil özgür; kahkahalarıyla, kıyafetleriyle, sokaklarda, işyerlerinde, isterse evlerinde…

Kadınlar nasıl olmak, ne olmak isterse o.

Çocuklar;

Çocukların yarası sadece dizlerinde olacak.

Çocuklar sadece oyuncakları bozulduğu için, bisikletten düştükleri için ağlayacak.

Çocuklar, oyuncaklarla, bilimle kitapla, okulla, kalemle, bisikletle, masallarla, uçurtmalarla, renklerle, ağaçlarla, güzel olan ne varsa onunla anılmalı.

Bu güzellikleri kapsayan minicik bedenleri koca yürekleri tecavüzsüyle başarılı evlilik kelimelerine sığdıramayacaksınız.

Gençlik olarak buna müsaade etmeyeceğiz.

“Kadınlar özgürce yaşayacak, çocuklar renkli hayaller kuracak”

Seda BAYRAKTAR/ Abant İzzet Baysal Üniversitesi