AKP iktidarı boyunca işçinin devlet okulunda okuyan çocuğu için cebinden yaptığı eğitim harcaması 5-6 kat arttı. Sözde eğitim parasızlaştırılmıştı ama özellikle Nabi Avcı'nın bakanlığı döneminde gördük ki ülkeye “parasız eğitim” değil “parası olana eğitim” getirildi. Kamusal eğitim yok edilmeye çalışıldı ve özele teşvik politikaları yapıldı. Nabi Avcı döneminde özel okullara kamusal eğitime darbe niteliğinde rekor bütçeler ayrıldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıkladığı en son eğitim bütçesine göre özel okullara 1 milyar 37 milyon TL ödeme yapılacak. Zaten parası olanın gittiği bu okullara rekor bütçe ayrılırken devlet okullarına ise okul merkezli bütçe ayrıldı. Yani her okula ihtiyacı kadar para verilecek. Bu da okul aidatlarına yol açıyor. Aidatlar kaldırıldı denildi ama çoğu yerde hala alınmaya devam ediliyor.

Eğitimi kamulaştırmak yerine özele teşvik etti

Özel okullar ile devlet okulları arasındaki uçurum her geçen gün daha da derinleşiyor. Eşit olmayan şartlarda okuyoruz ama aynı sınava tabi tutuluyoruz. Nabi Avcı döneminde bu eşitsizlikler ortadan kaldırılmadı aksine özel okul öğrencilerine devlet desteği ve ücretsiz kurslar sağlandı.

Bildiğiniz üzere dershaneler için 2015 yılında kapatılma kararı verildi. . Bu karar parasız eğitim için  atılmış bir adım değildi. Cemaat ve AKP arasındaki çatışma sonucu AKP Hükümeti cemaate tepki olarak önce kapatma, sonra özel eğitim kurumlarına çevirme kararı aldı. O süreçte Anayasa Mahkemesi “dershanelerin kapatılmasının iptali” kararını verdi. Ama dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı bu kararı hiçe saydı. Dershaneler çıkar çatışması yüzünden kapatıldı ama temel liselere döndürüldü. Yani eğitim hakkımız üzerinden hala para kazanılıyor. Biz liseliler ,o gün de dediğimiz gibi hem dershaneler yani şimdiki temel liseler hem de özel okullar kapatılmalı,eğitim kamulaştırılmalıdır diyiyoruz. Paralı eğitim sistemi yüzünden bir çok arkadaşımız okul parasını kazanmak için çocuk yaşta çeşitli işlerde çalışıyor. Nabi Avcı döneminde Erdoğan Polat dershane parası için inşaatta çalışırken, Ahmet Yılmaz ise okul parası için fabrikada çalışırken alınmayan önlemler sonucu hayatlarını kaybettiler. Sıra arkadaşlarımızı aramızdan alan paralı eğitimi ortadan kaldırmak yerine daha fazla nasıl kar elde ederiz diye düşünen Nabi Avcı’ya parasız ve eşit eğitim notumuz SIFIR!

 

Bilimsellik Nabi Avcı'nın balon deneyinden öteye geçemedi

AKP Hükümeti'nin sorgulamayan,gerici bir gençlik istediğini hepimiz biliyoruz. Bu politikası sonucu eğitimi giderek bilimsellikten uzaklaştırdı. Bu noktada Nabi Avcı AKP’nin istediklerini eksiksiz yerine getirdi. 2002 yılında sayısı 440 olan İmam Hatip Lisesi  2015’te 1017’ye çıktı. Nabi Avcı döneminde birçok okul, velilerin ve öğrencilerin itirazına rağmen İmam Hatibe dönüştürüldü. Seçmeli olması gereken din dersleri zorunlu hale getirildi. Bunlar öğrencilerin kendi istekleri ile alacakları kararlar iken AKP tarafından dayatıldı. Tabi Nabi Avcı'da laik ve bilimsel bir eğitimden yana olacağına AKP’ye sorunsuz biat etmeyi seçti.

Okullardaki ders müfredatları  içler acısı bir durumda. Ders kitaplarında doru dürüst bilimsel bir bilgiye rastlamak mümkün değil. Zaten çoğu okul hükümetin dağıttığı ders kitaplarını kullanmıyor.

Bilimin vazgeçilmezi, deneylere  geldiğimizde ise durumun çok daha vahim olduğunu görüyoruz! Ülkemizde acaba kaç okulda laboratuar var? Kaç okulda öğrenciler kafalarını kitaplara gömüp ezber yapmak yerine bilimsel deneyler yapabiliyor? Bu soruları dönemin bakanı Nabi Avcı’ya sorsaydık bir elin parmakları kadar okul sayabilirdi ancak  bunlar da yine özel okullar olurdu! Nabi Avcı bu sorunu bakanlığı döneminde kendi gözleriyle gördüğü halde hiçbir müdahalede bulunmadı. Ziyaret ettiği bir okulda öğrencilere şişirilmiş bir balona patlatmadan nasıl iğne batırıldığını gösterdi. O  güne değin deney görmemiş olan öğrenciler ise büyük bir şaşkınlıkla bakanı izlemişlerdi. Halbuki bu, eğitim sistemi iyi ülkelerde daha küçük yaşarda yapılan basit bir deneydi. Bakan orada bilimden uzak ve bilime aç o öğrencileri görmek yerine, balonun neden patlamadığını kendisi de açıklayamayıp, gösterisini tamamlamış palyaço edasıyla sırtını dönüp gitmişti. Bilimsel eğitimi görmezden gelen eski bakana notumuz SIFIR!

 

 

Staj sömürüsü

2010 yılında alınan bir kararla bütün düz liseler Anadolu ve İmam Hatip liselerine  dönüştürüldü. Bu karar ile birlikte normal lisede okumak istediği halde puanı yetmediği için çoğu öğrenci meslek liselerine gitmek zorunda kaldı. Daha lise çağlarında meslek öğrenmeye zorlanan ve beklide hayatları boyunca yapacakları meslekleri bu dönemde seçmeye zorlanan meslek liseli öğrenciler bir de staj adı altında, ucuz çocuk  işçi olarak çalıştırılıyor.

Lise hayatlarının uzun bir süresi staj sömürüsünde geçen meslek liseliler nitelikli bir eğitim alamıyorlar. Üniversiteye gitmek isteyen meslek lisesi öğrencileri sınav müfredatının derslerini çok az gördükleri  için sınavlarda başarılı olamıyor. Bu yüzden çoğu üniversite eğitimi alamıyor .Nabi Avcı mesleki eğitim ile ilgili bir yasa tasarısı hazırlayıp başbakanlığa sundu.Bu yasaya göre organize sanayi bölgelerindeki stajlar,organize sanayi bölgeleri dışındaki yerlerde de yaygınlaştırılacak. Nabi Avcı'nın kendi elleriyle hazırladığı bu yasa tasarısına göre daha fazla meslek lisesi stajlarda sömürülecek. Meslek liselileri ucuz işçi olarak gören ve emeklerinin sömürülmesi için elleriyle yasa hazırlayan Nabi Avcı'ya meslek liseleri için notumuz SIFIR!

 

 

TEOG ve diğer sınav skandalları

Nabi Avcı, bakanlığı döneminde ülke TEOG skandalı ile çalkalandı. TEOG sınavında bütün öğrencilerin  puanları yanlış hesaplandı ve öğrenciler rastgele okullara dağıtıldı. Zaten onca yıllık emeklerimiz 3 saatlik sınavlara sığdırılmaya çalışılırken, eşit şartlarda  olmayan bütün öğrenciler aynı sınavda yarıştırılırken  üstüne birde istemedikleri okullara gönderilmeleri bütün öğrencilere ve ailelere isyan ettirmişti. Bakanlık, rastgele bazı öğrencileri bir şehirden başka bir şehre bile göndermişti. Danıştay’ın bu hukuksuzca yapılan nakilleri durdurma kararına rağmen Nabi Avcı bütün pişkinliğiyle çıkıp, “Nakillerle ilgili bir değişiklik olmayacak” açıklamasını yapıp öğrencileri kafasına göre okullara dağıtmaya devam etmişti. Halkın evlatlarının gelecekleri ile bu kadar kolay oynayabileceğini düşünen Nabi Avcı’ya notumuz SIFIR!

 

İnsanlık dersinden sınıfta kaldın

Nabi Avcı’nın bakanlık yaptığı dönemde bir çok cinsel istismar olayları yaşandı. Bir çok okulda öğretmenleri tarafından cinsel saldırılara uğrayan öğrencilerin haberleri bütün ülkeyi ayağa kaldırdı. Matematik öğretmeni tarafından tecavüze uğrayan Cansel,okulda uğradığı taciz sonucu intihar girişiminde bulunan Olcay, Ensar Vakfı’nda istismara uğrayan öğrenciler ve daha birçoğu…Son yıllarda bütün bunlar yaşanırken Bakan Nabi Avcı ne yaptı peki? Hiçbir şey! Nabi Avcı bütün bu insanlık dışı olaylara karşı üç maymuna oynadı! Sorumlular hakkında hiçbir yaptırım kararı almadı.Eski bakan sustu çünkü kendisi de suçluydu! İstifa etmesi gereken yerde bakanlık koltuğunu işgal etmeye devam etti ve böylece Nabi Avcı insanlık dersinden sınıfta kaldı!