Yıllarca üniversiteye girmek için uğraşıyoruz. Tüm ideallerimizi, emeklerimizi üniversiteye odakladık. Sonunda geldik. Ancak işler pek umduğumuz gibi gitmiyor. Zira mezun olduğumuzda iş bulamıyoruz. Nispeten şanslıysak belki bir iş buluyoruz ama onda da milyon tane farklı şekilde emeğimiz sömürülüyor. Stajyer oluyoruz, deneyim kazanıyoruz. Patronlar böyle diyor, devletin politikaları ya da bu konudaki politikasızlığı buna izin veriyor.

Kadınsanız bu süreç daha da zorlaşıyor. Kadına yönelik genel ayrımcı yaklaşım burada da kendini gösteriyor. İstatistikler de çıkarımımızı netleştiriyor. Üniversite mezunu genç kadınlarda işsizlik oranı yüzde 35.9 erkeklerde ise 21.5. AKP’nin bakanlarının  ülkedeki işsizlik oranını kadınların iş aramasına bağladığını göz önünde bulundurursak bu duruma pek şaşırmamalıyız.

  ***

Eğitim durumuna göre genç işsizlik oranlarına bakacak isek eğitimsel açıdan farklı durumlarda olan gençlere de bakmalıyız. Eğitim seviyeniz düştükçe iş bulma şansınız(!) daha da artıyor. Okuma yazma bilmeyen gençlerde işsizlik neredeyse yok. Bu durumu nasıl ele alacağız? Okuma yazma bilmeyenler için geniş istihdam alanlarının olmasına mı yoracağız? Elbette hayır. Durumun bununla ilgisi olmadığının böyle bir durumun da olmadığının net bir şekilde farkındayız.

Okuma-yazma bilmeyen gençler her işte çalışıyor. Para kazanmak için başka bir alternatifi yok. İş seçme şansı yok. Çalıştığı alanın şartlarına bakması; verilen yemeğin, servisin niteliğini tartışma durumu yok. İş dünyasının bağıra bağıra “prezentabl”  eleman aradığı, iyi bir iş için en az bir yabancı dil bilmeniz gerektiğini düşünülünce okuma-yazma bilmeyen, ilkokul mezunu kardeşlerimizin nitelikli bir işe sahip olma olasılığı çok düşük.

Yurdumuzda hala okuma yazma bilmeyen kardeşlerimizin olması da ayrı bir tartışma konusu elbette.

 ***

 Hükümetin bu konudaki tutumu iş bulmanın bu derece zorlaştırılmasının yanı sıra bulduğumuz işlerde güvencesiz çalışmamızın da yolunu açıyor.

İşsiz çok, iş yok. Haliyle siz işi değil iş sizi seçiyor. Bu esnada da işin niteliklerinden ödün vermeye başlıyorsunuz. Kayıt dışı olsa da oluyor, güvencesiz olsa da.  AKP ise muazzam fikirler sunuyor ortaya bu sorunun çözümü için.

Eğer bir kadın olarak siz iş aramazsanız işsizlik düşer.

Cumhurbaşkanının dediği gibi pek seçici olmayıp hemen evlenirseniz ve akabinde 3 çocuk sahibi bir anne olur ve yine iş aramazsanız işsizlik düşer.

Koca seçmediğiniz gibi iş de seçmemelisiniz. Ama iş seçmeyip her şartta hiç sesini çıkartmadan, sendikalaşmadan, sormadan işe girmesi gerekenler erkekler. Kadınlar olarak aramıyoruz yoksa işsizlik artar.  Muhteşem istihdam planları çöpe gider.

 ***

Ülke genelinde ve gençlerde işsizlik bu kadar yüksek geleceğe dair umutlar bu kadar az iken AKP yukarıda zikrettiğimiz önerilerle geliyor karşımıza. Durum çok ciddidir oysa. İş yok, para yok, güvence yok. AKP bu gerçekleri görmeli ve dikkate almalıdır. Acilen kadınların ve erkeklerin eşit şekilde istihdam edeceği planlar oluşturmalı, politikalar geliştirmelidir. Onlar ülke yönetmeyi savaş çıkarmak, savaş körüklemek, yolsuzluk yapmak olarak algılasa da ülke yönetmek bu değildir. Ülkenin geleceğini gerçekten düşünmektir.

Yıllardır verdiğimiz emeklerin karşılığını almak istiyor, ucuz iş gücü olmayı kabul etmiyoruz.