Sınavlar öğrenciliğin fıtratı değil, sistemin ve AKP’nin dayatmasıdır

Yıllarca bu sistem bizlere öğrenci olmanın gereği, sanki kaderimizmiş gibi anlatıldı. Gerçekten öğrenciliğin fıtratında sınavlar mı var? Hayır. Bu, eğitim üzerinden para kazanan, gençleri bunalımlara sürükleyen sistemin ve AKP' nin dayatmasından başka bir şey değildir. Gerici ve niteliksiz eğitim içerisinde yapboza çevirdikleri ve her sene daha da saçmalaşan bu elemeci sınav sistemi onların bir politikası aslında. Her fırsatta dindar ve kindar bir nesil yetiştireceklerini söyleyen AKP bir yolu olarak da bu politikayı izliyor.

Kendilerine sorunsuz biat edecek bir nesil için ezbere dayalı bir sistem...Liseliler sınavdan sınava koşarken bazen ülke gündeminden bile bihaber olabiliyorlar AKP'nin istediği de bu değil mi? Apolitik ve bağnaz bir gençlik. Bize düşen bunlara karşı mücadele etmektir. Tabii onların birde şu düşüncesi var: Sınav fıtratı sadece işçi ve emekçi çocukları için var. Kendi ve yandaşlarının çocukları için böyle bir şey geçerli değil. AKP'nin ve yandaşlarının çocuklarına sınav sorularının cevaplarının verildiğini biliyorduk. Son zamanlarda yıllarca kol kola yürüdükleri cemaat ile araları bozulunca kendileri de bunu dile getirmeye başladılar. Şimdi sanki bu hırsızlıkları cemaat tek başına yapmış gibi konuşuyorlar. Ama bütün bunlar AKP iktidarında oldu ve biz dur demezsek başka cemaatlerle ya da onlarsız olmaya devam edecek.

Bizi okunmuş pirinç değil, mücadele kurtarır

Sistemle o kadar çok oynadılar ki yapacak başka saçmalık bulamayınca 15 dakika kuralına sardılar. 15 dakika önceden sınava girişlerin kapatılması kuralını hepimiz biliyoruz. Bu saçmalık yüzünden onca emeği boşa giden arkadaşlarımız vardı. Peki ardından ne oldu? Sadece televizyonlarda bir şey uzmanı birileri çıkıp bu sorun üzerine kafa patlattılar. Sanki bütün sorun 15 dakikaymış gibi konuşuldu ve konu kapandı. Bizler açısından sorunlar kapandı mı?

Sorun sadece 15 dakika değil. Sorunlar silsilesi var önümüzde. 12 yıllık emeğin birkaç saate sığdırılması, sınavlar arasında insanlığımızı unutup yarış atına dönmemiz, daha acısı düşük puanlar yüzünden intihar eden arkadaşlarımız... Bu sorunlar üzerine söz söyleyecek olan uzman birileri değil bizzati biziz. Bir değil birçok söz söylemeli, AKP'nin oyuncağı olmuş eğitim sistemine karşı nitelikli ve sınavsız bir eğitimi savunmalıyız. Şimdi önümüzde iki seçenek var.

1) Bu sistemin kaderimiz olduğunu kabullenip, kafalarımızı ezberlerle doldurup sınav günü okunmuş pirinçten medet umarız

2) Tüm bu dayatmalara hayır der, nitelikli ve sınavsız eğitim hakkımız için mücadele ederiz. Biz liseliler olarak her zaman mücadeleden yana olmalıyız. Biliyoruz ki bu geleceğimiz için girdiğimiz ilk sınav değil ve AKP'nin eline bırakırsak asla son olmayacak. Bunun için eğitimi AKP'nin tekeline bırakmamalıyız. Mücadele edersek kazanabilir ve kaderimizi kendimiz belirleyebiliriz.