Son yasa değişikliği ile birlikte bir yere imam hatip açmak için en az elli bin kişilik nüfus aranırken artık beş bin kişilik bir kasabaya dahi imam hatip açılabilecek. İmam hatiplerin bu kadar yaygınlaştırılmasındaki asıl amaç Erdoğan’ın dediği gibi dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek. AKP’nin çağ dışı eğitim politikaları gençlerin özgür düşüncesini bir kalıba sokmaya çalışıyor. AKP zorunlu din dersleri ve çağ dışı eğitim sistemiyle gençleri düşünmekten uzak tutarak gençliğin gerici toplum yapısını devam ettirmesini istiyor. Her söylenene biat eden bir nesil yetiştirmeyi hedefleyen AKP gün geçtikçe bu isteğinin gerçekleşmediğini fark ediyor ve imam hatip okullarının sayısını arttırıyor.

Sadece imam hatip okulları açmakla yetinmeyip müfredatta da çağ dışı değişiklikler yapılıyor. Biyoloji derslerinden evrim teorisini kaldırıp Din derslerine şeriat konusunu ekleyerek tüm insanlık tarihi yok sayılıyor. Hatta o kadar ileri gidiliyor ki uluslararası yarışmalarda dereceye giren projeleri TÜBİTAK dikkate dahi almazken papaz eriğini imam eriğine çevirme gibi akıl dışı projelere ödül veriyor.
 
Tarihin tekerleği geriye dönmez
 
Bu kadar imam hatip açılması derslerin konularının değiştirilmesi ve eğitim sisteminin sürekli değiştirilmesine rağmen yakın tarihteki gelişmeler hiç de biatçı bir neslin yetiştirilmediğini gösteriyor. Gezide gençlerin meydanları doldurması ve son olarak referandumda 18-24 yaş arası gençlerin %70’inin hayır demesi bunun en açık göstergesidir. 16 Nisanda ki hayal kırıklığının ardında Erdoğan, her şeye evet diyen değil hayır diyen bir gençlik istiyorum dedi. Tüm bunlar gösteriyor ki eğitim sistemini ne kadar geriye götürmeye çalışsalar da tarihin tekerleği geriye dönmüyor. Liseliler çağ dışı eğitime hayır demeye devam ettikçe orta çağ zihniyeti değil akıl ve bilim kazanacak.