Putin yıllık büyük basın toplantısını gerçekleştirdi. Detayları Sputnik Türkiye aktardı.

Basın toplantısını izleyen gazetecilerin sayısı her yıl artıyor. Basın toplantısının ‘büyük’ olarak nitelenmesinin sebeplerinden biri Putin’in bu kadar kalabalık bir dinleyici kitlesine hitap ediyor olması.

Büyük basın toplantısını takip edecekler, salondaki gazeteci ve davetlilerle sınırlı değil. Putin’in merakla beklenen basın toplantısı Rossiya 1, Rossiya 24, Pervıy Kanal ile Mayak, Vesti FM ve Radio Rossii’den de canlı olarak yayınlanıyor. Öte yandan toplantının ‘büyük’ olarak tanımlanmasının nedenlerinden bir diğeri de belirli bir bitiş zamanının olmaması. Zira basın toplantısının ne zaman biteceğine Putin kendisi karar veriyor. Putin’in bu yıl 12. kez düzenlediği basın toplantılarının en uzunu 2008’de gerçekleşmişti. Bu basın toplantısı 4 saat 40 dakika sürmüştü. Putin’in geçen yılki basın toplantısıysa 3 saat 8 dakika sürdü.

Putin, dün düzenlenmesi planlanan bu yılki büyük basın toplantısını Rusya’nın öldürülen Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un cenaze törenine katılmak için bugüne ertelemişti. Bu, Putin’in basın toplantısını ilk erteleyişi olmuştu.

Gazetecilerin bu yıl da toplantıya, Putin’in dikkatini çekmek için pankartlarla girmesi dikkat çekti.

Toplantıda öne çıkan sorular ve Putin’in cevapları şu şekilde:

Putin'e ilk soru ekonomiden geldi.

"Rusya'da gayrisafi yurtiçi hasıla 2015'te yüzde 3.8 oranında daraldı fakat bu yıl 0.056 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Enflasyon oranı geçen yıl yüksekti ama bu yıl yüzde 6'nın altında, yaklaşık yüzde 5.5 olacak. Bu, 2011'den daha iyi bir rakam."

"Ekonomimiz makine üretimi ve tarım sayesinde gelişiyor. Tarım sektöründe büyüme gözlemliyoruz. Ülkeden sermaye çıkışının oranı da düşüyor. Rusya 2016'da 119 milyon ton tahıl üretti. Bu, harika bir sonuç. Rusya dünyanın en büyük tahıl ihracatçılarından biri.

Problemlerimiz var mı? Evet var. Ekonomimizin büyümeye devam edeceğinden emin olmamız gerekiyor. Son birkaç aydır reel gelirde gerçek bir yükseliş gözlemliyoruz. Bu da iyimser olmamıza sebep oluyor."

Karlov suikastıyla ilgili
: 'Rusya, Karlov'un ölümüyle ilgili her şeyin açığa çıkarılmasını yakından izleyecek'

"Rusya potansiyel tüm saldırganlardan daha güçlü"

'Bazı ABD'liler neden dünyadaki en büyük askeri güce sahip olduklarını söylüyor?' sorusuna ise şu cevabı verdi: "Rusya'nın potansiyel tüm saldırganlardan daha güçlü olduğunu söylemiştim. Bu, doğru. Saldırgan dediğimiz ne? Bize saldırı düzenleyebilecek ülkelerden bahsediyorum. Hem kara hem de deniz hem de havadaki nükleer güçlerimizi kuvvetlendirdik. Fakat bunu yaparken tamamen uluslararası taahhütlerimize bağlı kalıyoruz.

ABD yönetimindeki bazı yetkililer neden ABD'nin dünyadaki en büyük askeri güce sahip olduğunu söylüyor? Biz, bizim tüm saldırganlardan daha güçlü olduğumuzu söylüyoruz?"

Trump'ın seçilmesinde Rusya'nın rolü

13.00 sıralarında sorulan bir soruda Trump'ın başkan seçilmesinde Rusya'nın rolü olduğu iddialar dile getirildi.

Putin "ABD'de görevi tamamlanmak üzere olan yönetim ve Demokrat Parti'nin tüm başarısızlıkları için dış faktörleri suçluyorlar. Bunları ben mi yaptım? Bunlar, sistematik sorunlar.
Cumhuriyetçi seçmenlerden birçoğunun Rusya Devlet Başkanı'nı destekliyor olması, bazı ABD'lilerin küresel meseleler ve geleneksel değerler konusunda bizim görüşlerimizi paylaştığını gösteriyor.Rusya ve ABD arasında iyi ilişkiler kurmak için iyi bir temele sahibiz. Sanıyorum, eski ABD Başkanı Ronald Reagan mezarında ters dönmez, partisinin kazandığı için mutlu olur." Cevabını verdi.

Putin, Rusya-Türkiye ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu

Sputnik Türkiye muhabiri Fuad Safarov, Putin'e şu soruları yönetti:

1. Rusya ve Türkiye ilk kez Batı’nın katılımı olmadan Suriye’de çok önemli bir küresel sorunu çözebildi. Halep’ten bahsediyorum. Bu, Rusya ve Türkiye’nin Suriye krizini çözme bir potansiyeline sahip olduğu anlamına geliyor. Ankara ve Moskova ileride de bu potansiyeli kullanabilir mi? Rusya, İran ve Türkiye Ortadoğu’daki sinsi oyunlara karşı birlikte durmayı başarabilecek mi?

2. Türkiye ve Rusya Ekim 2015’te Antalya’da anlaşmalara vardılar, sonrasında Rus uçağı düşürüldü. Haziranda ilişkilerin normalleşme süreci başladı, ardından da Türkiye’de bir darbe girişimi oldu. Rusya ve Türkiye’nin Halep’te işbirliği yaptığı bu dönemdeyse Rusya’nın Ankara Büyükelçisi öldürüldü. Tüm bunlar birer rastlantı mı?" 

Putin ise sırasıyla cevapladı.

'Karlov'un öldürülmesi Rusya-Türkiye ilişkilerini bozmaya yönelikti'

"Karlov'un öldürülmesi hem Rusya'ya hem de Rusya-Türkiye ilişkilerini bozmaya yönelik bir eylemdi. Rus uçağının düşürülmesinden sonra bu emri verenlerin amacının Rusya-Türkiye ilişkilerinin bozmak olduğu yönündeki açıklamalara şüpheyle bakıyordum. Fakat artık buna ikna olmaya başladım. Açık konuşmak gerekirse, uçağımızın Türk liderliğinin emri olmadan, Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermek isteyen insanlar tarafından düşürüldüğü tezine şüpheyle bakıyordum. Fakat büyükelçimize bir polis tarafından düzenlenen saldırı ardından fikrimi değiştirmeye başlıyorum.

Bana göre her şey mümkün. Yıkıcı unsurların, emniyet  ve istihbarat teşkilatları ve ordu da dahil olmak üzere Türk devlet organlarına derin bir biçimde nüfuz etmiş olması mümkün. Fakat kendimde birilerini bir şeyle suçlama hakkını görmüyorum. Karlov'un öldürülmesi Rusya-Türkiye ilişkilerine zarar vermeyecek."

“Türkiye, Rusya, İran ve Esad'ın iyi niyeti olmasa Halep'in tahliyesi mümkün olmazdı'

"Türkiye ve İran liderleri Halep'in kurtarılmasında büyük rol oynadı. Halep'ten neredeyse 100.000 kişi tahliye edildi. Bu, dünyadaki en büyük insani operasyon oldu. Bu, Türkiye Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan), İran liderliği ve Suriye Devlet Başkanı (Beşar Esad) olmadan başarılamazdı.

Bundan sonraki adım Suriye'nin tamamında ateşkesi tam anlamıyla sağlayacak bir anlaşmaya varmak. İran, Esad ve Türkiye Suriyeli tarafların Astana'da barış görüşmeleri yapması konusunda mutabık."

'ABD'yi de Rusya, Türkiye ve İran'ın çabalarına katılmaya çağırıyoruz'

"Rusya, Türkiye ve İran'ın dahil olduğu üçlü format Suriye konusunda etkili olduğunu kanıtladı. Bu formatı devam ettirmek gerek. ABD'yi de Rusya, Türkiye ve İran'ın çabalarına katılmaya çağırıyoruz.”  *

Toplantıda pek çok başlık dile getirildi. Bunlardan biri de Ukrayna ile ilişkiler oldu.

“Ukraynalı askerler işkence görmedi”

Ukrayna ile ilgili olarak "Ukrayna Devlet Başkanı Pyotr Poroşenko, tarafların ellerindeki tüm esirlerin takas edilmesini önerdi. Bu konuda hemfikirdim. Ancak daha sonra Poroşenko'nun sunduğu formülün detaylarında Donbasslı temsilcilerin kabul edemeyeceği hususlar olduğu anlaşıldı. Zira Poroşenko, Ukrayna topraklarında yakalanan bazı kişilerin yasalara uygun olarak gözaltına alındığını belirtip serbest bırakılmasını istemiyor.Ukraynalı askerler işkence görmedi. Bunu kendileri itiraf etti. Rusya'daki kontakları  ve diğer bilgiler de bunu ortaya koydu. Eğer Kiev siyasi irade ortaya koyarsa, bu sorunlar çözülebilir." dedi. 

'Yeni silahlanma yarışının temelini ABD attı'

"Yeni silahlanma yarışının temeli, ABD Anti-Balistik Füze Anlaşması'ndan çekildikten sonra atıldı. Bunu biz yapmadık. Bu karşı koymaya yanıt vermek ve ilerleme sağlamak zorundayız. Bu durum, tüm anlaşmalarımızın ve yükümlülüklerimizin kapsamı içinde yer alıyor. Yeni START anlaşması da dahil hiçbir hususu ihlal etmiyoruz. Ancak nükleer potansiyelimizi artırdık. Muhtemelen ABD'yi nükleer birliklerini güçlendirmeye iten de bu oldu." 

'Farklı enerji kaynakları üzerinde çalışıyoruz'

"Herkes alternatif enerji kaynaklarına geçilmesini konuşuyor. Rusya bunun üzerinde çalışıyor. Bu konuların tümüyle ilgileniyoruz. Kömür tüketimi, petrol ve doğalgaz üretiminden fazla. Daha çevre dostu bir yöntem bulunmalı."

'Rusya zayıf bir Avrupa mı görmek istiyor?'


"İngiltere ve Polonya da dahil olmak üzere AB ile problemler yaşıyoruz. Rusya zayıf bir Avrupa mı görmek istiyor? Hayır, biz karşımızda güçlü ve güvenilir bir Avrupa görmeyi arzu ediyoruz. Rusya, AB ile bir bütün olarak anlaşamazsa, belirli AB ülkeleriyle ilişkiler geliştirecek."

'Irak'ın iç işlerine karışmayacağız'

(Iraklı Kürtlerin bağımsızlık taleplerine ilişkin bir soru karşısında) "Rusya'nın Kürt halkıyla her zaman özel ve sıcak ilişkileri oldu. Kürt Peşmerge güçleri terörizmle mücadelede olağanüstü derecede cesur ve etkili davrandı. Egemenliğe gelince, uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edilmesi gerekiyor. Kürt halkının hakları korunacak fakat spesifik meseleler Iran ve Kürt halkı tarafından belirlenecek. Irak'ın iç işlerine karışmayacağız”

'İslam'ın terörle yan yana kullanılmamasını tercih ederdim'

('Basının 'İslam Devleti' ifadesini kullanmasına yasak getirilmesi sizce doğru olmaz mı?' sorusuna cevaben)

"İslam'ın terörle yan yana kullanılmamasını tercih ederdim." 

'Avrupa yaptırımları kaldırırsa, biz de ambargoyu memnuniyetle kaldırırız'



(Rusya-AB ilişkileri hakkında) "Avrupa ile ilişkilerin geliştirilmesi konusuna gelirsek, Batı ve Almanya ile ilişkileri bozan biz olmadık. Avrupa'ya yaptırım uygulayan biz değildik. Biz sadece Rusya'ya uygulanan kısıtlayıcı önlemlere yanıt verdik. Eğer Avrupalı partnerlerimiz yaptırımları kaldırırsa, biz de ambargoyu memnuniyetle kaldırırız. Avrupalı ve ABD'li partnerlerimiz Ukrayna'da imzalanan anlaşmaya bağlı kalınacağına dair garanti verdi. Ancak ertesi gün anlaşma bozuldu. Bu, Kırım'ın Rusya ile birleşmesine ve Donbass'ta savaş çıkmasına neden oldu. Yaşananların müsebbibi biz değiliz. Biz sorunları AB ile birlikte çözmek istiyoruz. Bu sorunlardan biri de uluslararası terörle mücadele. Ancak Avrupalı partnerlerimiz işbirliğini kısıtladığı için etkili bir çalışmadan söz edemiyoruz." 

(Fotoğraflar: Sputnik Türkiye)