Eğitim sisteminin değişikliğe mi ihtiyacı vardı? Var idiyse nasıl bir değişikliğe ihtiyaç var?
Türkiye'de eğitim sistemi çok sık değiştiriliyor. Fakat son dönemde çok daha sık değişmeye başladı ve bu değişiklikleri takip edemiyoruz artık. Fakat bu son durum bu zamana kadar yapılan en radikal değişiklik oldu. Eğitim sistemini değiştirirken bilimsel çalışmalar yapmak ve bizim kültürümüzün şartlarında uygulanabilirliğini test etmek gerekir. Pilot çalışmalar yaparak yeni modelin eksileri artıları değerlendirilir. Ayrıca yeni sistemin alt yapı çalışmaları yapılır. Alınan kararlar okulların şu anki şartlarında uygulanabilir mi bakmak gerekir. Bu değerlendirmeler yapılmadan değişikliklerin uygulamasında sorun çıkar. Tıpkı şu an olduğu gibi. Prefabrik sınıflarda çocuklar ders görmek zorunda kalacak.
     “Çocuklarımız niye başaramasın, aptallar mı?” diye yorumlar yapılabiliyor. Okul olgunluğu için sadece zekâ gerekli değil, çocuğun duygusal-sosyal gelişimi, fiziksel gelişimi de önemlidir. İnsan gelişiminin belli bir potansiyeli ve sınırı vardır. Çocuk belli bir yaşa gelmeden, belli bir gelişim seviyesini yakalayamaz. Bir çocuk yürümeyi öğrenmeden koşamaz. Biz çocuklardan koşarak tur atlamasını bekliyoruz şu an, bu mümkün değil.


Peki bu sistem neyi hedefliyor?

Bu sistemin şu an gündemde olan tartışması küçük çocuklara olan etkisi, büyük çocuklara olan etkisi, siyasi ve dini etkiler. Yani nelerin olacağını daha yaşayarak göreceğiz. Uygulanmaya geçmediği için henüz göremiyoruz. Fakat şu an küçük çocuklarla ilgili olan kısımda sorun yaşanıyor. Bu alanın uzmanların fikri alınmadan ya da alınan fikirlerin ne denli yeterli olduğu tartışmadan birçok uzmanın, velilerin ve çocukların kendilerinin daha çok erken olduğu yönünde fikirleri varken yapılması yönünde ısrar etmenin hiçbir anlamı yok. Bu dönem okula başlayan çocuklar büyük problemler yaşayacak. Bu nedenle bu problemlere karşı önlem alarak çocukları bu sisteme hazırlamak gerekiyor. İlla uygulanacaksa bu sistem, küçük çocukların bu sisteme nasıl adapte edileceği uzman fikirleri alınarak, çalışmaları yürütüldükten sonra uygulanabilir.


Peki bu konuda uzmanlardan görüş alındı mı?

Bu konuda biz de sizin bildiğiniz kadarını biliyoruz. Fakat ben uzmanlardan yeterli bir görüş alındığını düşünmüyorum. Çünkü her alandan birçok uzman bu sistemi ve uygulanış biçimini eleştiriyor.


Bu durum küçük çocuklar için neden sakıncalı?

Küçük çocuklar buna hazır değil. Öncelikle gelişimsel olarak hazır değil. 0-6 yaş dönemi çocukların kişiliğinin yapılandığı dönemdir ve bu dönemde yapılan hataların telafisi çok zordur. Bu hatalar çocuklarda derin yaralar oluşturur ve bu yaralar okul fobisine neden olacaktır. Bu kadar risk varken çocukların okula hazır olmadan başlatılmasında ısrarcı olmak doğru değil. 72 aylıklarla 66 aylık çocuklar aynı anda eğitim gördüklerinde aralarında büyük farklar olacak. Kapasite arttığı için yer sıkıntısı yaşanıyor. Prefabrik sınıflardan bahsediliyor.


Bu sistem imam hatip okullarının önünü açmak için mi getiriliyor?

Bu alanda uzman olan kişiler zaten konuya açık bir analiz yapıyorlar. Ben hem alanım olmadığı için hem de kişisel fikirlerimi ifade etmemin etik olarak doğru olmayacağını düşündüğüm için bu konuda yorum yapmak istemiyorum.


Böyle bir modelin örneği başka ülkelerde var mı?

Evet var. Bunu en iyi uygulayanlardan biri İngiltere. Ancak arada kültür farklılıkları var, bu çok önemli. Zaten onlar da bu sistemi sorgulamaya başlamış durumdalar. Bu sistemi uygulamanın da şartları var. Onlar iki yaşında okul öncesi eğitime başlıyorlar. Kağıtla, kalemle, kural ve disiplinle daha erken tanışıyorlar. Anne-babalar kuralcılar, disiplinliler orada; bizde böyle değil. Biz çocuklarımızı korumacı bir şekilde yetiştiriyoruz. Okul öncesi eğitimin de yaşı düşürülmeli. İlkokula başlama yaşını düşürdüler ama şu an okullar yeterli mi, imkânlar hazır mı, bunlar düşünülmedi.


Peki öğretmenler hazır mı sizce?

Tabi ki hazır değiller. Öğretmenlerin hazırlık durumu hiç düşünülmüyor. Öğretmenlerin de belli kapasiteleri var. Nihayetinde öğretmenler de makine değil, insanlar. 40-80 kişilik sınıflarda bu kadar çocuğa nasıl eğitim verecekler, bu kadar çocuğu ders saati boyunca nasıl idare edebilecekler.
     Sınıf öğretmenleri yerine Anaokulu öğretmeni de olsa bu yaştaki çocukların sınıf sayısı 16 kişiyi geçmemeli. Şu anki sistemde 40-80 kişilik sınıflarda ikinci bir öğretmen yok, yardımcı yok. Böyle bir sistemde 80 kişilik sınıfta en az iki öğretmen, iki de yardımcı gereklidir.
     Küçük çocuklar büyük travmalar yaşayacak çocuklar. Zaten bu yaşta 80 kişinin aynı sınıfta olması da mümkün değil. Biri ağlayacak, biri kakam geldi diyecek, öbürü çişim geldi diyecek, diğeri susadım vb. diyecek. Bu kadar çocuğun bu isteklerine bir öğretmen nasıl yetişecek? Bu sistemde okul fobisinin önüne geçemeyeceğiz. Ayrıca tuvalet eğitimi almayan çocuklar hijyen sorunları yaşayacak, hastalıklar artacak, küçük çocuklar ezilecek ve fiziksel kazalar çok sık yaşanacak. Bu durum zekâ ile ilgili değil; çocuklar duygusal olarak hazır olmamasıyla ilgilidir.


Çocuklar nasıl bir gelişimsel süreç izliyor? 5 yaşında hangi aşamalardan geçiyor?

Fiziksel olarak çocukların hazır olmadığını çocuk doktorları, alanın uzmanları biliyor. Bu yaşta çocuklar merdivenlerden çıkamaz, düşerler, dengelerini sağlayamazlar; tuvalet eğitimlerini tamamlamış değillerdir. Çocukların gelişimde farklılıklar var elbette ama olsa da bunlar istisna sayılacak sayıda çocukların gelişimi biraz ilerde olabilir. Ama normal gelişim gösteren çocuklar okula hazır değildir.
     Okul öncesi eğitime hiç başlamamış bir çocuk direkt ilkokula başlayacak. İlkokul müfredatının ilk 3 ayında oyunlar olacakmış, oyunları uygulayabilecek pedagojik formasyona sahip mi bu ilkokul öğretmenleri, Anaokulu öğretmenleri? Oyuna nasıl katacaklar daha bunlar ayarlanmadı. Zaten 3 ayda olacak bir şey değil. 3 ay sonra; hadi bakalım okumaya geç. Harfler de bunlar. Şimdi sen büyüdün. Böyle bir durum yok.


Siz Türkiye’nin ilk Anne Baba Becerileri Geliştirme Merkezi’nin kurucususunuz. Ailelerin tepkisi nasıl bu konuyla ilgili?

Aileler bu sistemle yeni tanışacaklar ve haklı olarak kaygılılar. Çocuklarının normalden 2 sene önce okula başlamasını beklemiyorlardı. Çocuklarını bu sürece hazırlayamadılar. Aileler bu konuda bilinçlendirilmeli ve anne baba okulları açılmalıdır.
     İlkokula 5 yaşında başlayan çocuklar diğer ülkelerde okul öncesi eğitime 2 yaşından başlıyor. Bizim ülkemizde okul öncesi eğitimi almamış çocuklar okula başlayacak.


Aslında oldukça yetersiz bir altyapımız var diyorsunuz!

Alt yapımız yetersiz diye bir durum yok. Gerekli alt yapı diye bir şey yok. Öğretmen yetersiz, o yaş grubunun öğretmenleri değiller. Anaokulu öğretmenlerinin sayısının artması gerekiyor. Sınıflar yetersiz, prefabrik sınıflar çözümü aranıyor. Bu alanda öğretmenlere en az iki senede eğitim verilmesi gerekir. Bunun dışında okulların fiziki şartları anaokulu, anasınıfı gibi olmalıdır. Lavabolar, tuvaletler, sınıftaki sıralar. 3 kişilik sıralar yerine, çocukların grup olarak oturacakları anaokulu sıraları olması gerekir. Yeterli sınıf bile bulamıyorken bu düzenlemelerin her okulda yapılması çok uzun zaman alır. Her okulda bu çalışmaların tamamlanmadığı bilinen bir gerçek.
     Bunları hazırlamadan bir pilot çalışma yapmadan, bir ülkede eğitimle ilgili radikal bir değişiklik olacaksa önce pilot çalışma yapılır. Bu çalışmaya göre de yapılacaklar belirlenir. Devlet, yeni modeli uygulayabilecek alt yapıya sahip mi, bu kaynaklar ellerinde var mı; bu kaynaklar varsa, devlet bunu finanse ediyorsa bunun kaç yılda tamamlanması gerekiyor, projeyi kim alacak, okullar nerede yapılacak vs, bir plan, program yapmak gerekiyor. Türkiye’nin bu hazırlığı için en az 4-5 sene geçmesi gerekiyor. Çok hızlı bir karar alındı. Ne olduğunu anlamadık. Herkes tatile gitti. Tatildeyken karar alındı. Tatilden döndük, uygulamaya geçiliyor. Ama uygulamaya geçmemizin hiçbir anlamı yok. Kendi çocuklarımıza zarar veriyoruz.


4+4+4 eğitim sistemi için çözüm önerileriniz nedir?

Bu sistemin doğru şekilde uygulanabilmesi için yeni anaokulları yapılarak okul öncesi eğitim yaşı 2-3 yaşa inmeli ve çocuklar okula hazırlanmalıdır. İlkokullar bu yaş çocukların özelliklerine göre fiziki şartlarını düzenlenmelidir. Öğretmenler bu yaş çocukların özelliklerine göre eğitim almalı veya anaokulu öğretmenlerine bu görev verilmeli ve öğretmen sayısı artırılmalıdır. Sınıf mevcutların düşürülmesi için yeni ilkokullar yapılmalıdır. İdeal olan ise 24 ay ile 81 ayı kapsayan çocuklar için anaokulu-ilkokullar açılmasıdır. Okul öncesi 1-2-3. sınıf, ilkokul hazırlık (24-66 ay) ilkokul 1. sınıf (66-72 ay) öğrencilerin aynı okulda olacağı yeni okullar açılmalıdır.
     Bu kadar eksikleri olan ve bu eksikliklerden dolayı çocukların zarar göreceği uygulamayı başlatmak çocuk haklarına ve insan haklarına aykırıdır!
     Sorun sadece ilkokula erken başlama değildir. En büyük sorun bu sisteme ne okulların, ne de çocukların hazır olmamasıdır. Çocukların çoğu okul öncesi eğitim almadan ilkokula başlamak zorunda kalacak. Gerekli alt yapı çalışmaları yapılmadan şartlar iyileştirilmeden bu sene bu sisteme geçmek uzmanların belirtiği gibi çocuklara zarar verecek, çeşitli psikolojik ve gelişimsel problemlere neden olacaktır. Tüm bunları bilerek çocukları bile bile yangına atmak insan haklarına, çocukların çocukluklarını yaşama hakkına aykırıdır. Dileğimiz yetkililerin uzmanların, öğretmenlerin, velilerin ve çocukların sesine kulak vermesidir.  

 

Sevil Yavuz kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi'nden Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık ve Okul öncesi Öğretmenliği olmak üzere iki lisans programından yüksek onur derecesi ile mezun oldu. Ardından Londra'da eğitim alan Yavuz, oradaki eğitim kurumlarında gözlem yaptı ve çocuk yetiştirme stilleri ve aile yapılarını inceledi.
     Türkiye'ye döndükten sonra Birtish International Schools gibi çeşitli kolej ve anaokullarında danışmanlık yaptı ve aynı zamanda Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamlayarak uzmanlığını aldı.
     Halen Klinik Psikoloji Doktora Programı eğitimine devam etmekte ve Beykent Universitesi'nde Öğretim Görevlisi ve Çocuk Gelişimi Program Başkanı olarak çalışmaktadır. Milliyet Gazetesi'nin internet sitesindeki "Çocuk & Ergen Psikolojisi" köşesinde düzenli yazmaktadır.