Odatv'de yer alan habere göre, dinlemeye takılan telefon Atilla ve Zarrab arasında gerçekleşen Nisan 2013 tarihli bir görüşmenin içeriğinde "Zarrab'ın İran'a gıda sevkiyatı konusunda üstlendiği rol"ün detayları kayıtlara geçmiş. Rapora göre, bu konuşma esnasında Zarrab, Atilla'ya İran'da bulunan müşterisinden alacağı ödemeyi Dubai üzerinden gerçekleştireceklerine dair bilgi veriyor ve şu sözleri dile getiriyor: ''Satışı gerçekleştirdik... dolar üzerinden, ... Ödemeyi ortaya, şirkete göndereceğiz.'' İddiaya göre Zarrab, aynı görüşme esnasında Atilla ve diğerlerinin önceden düzenlemiş oldukları ve İran'ın menfaatleri için mevcut doların altına dönüştürülmesi işlemlerinin geçmişte olduğu şekilde ele alınacağını da söylemiş.

Kamu bankası olan Halkbank, ilk kez resmi olarak ABD hukuk sisteminde Sarraf davasıyla bağdaştırılmış oldu. Raporda Atilla ile Sarraf arasındaki yapılan ve FBI tarafından kayıt edilen telefon görüşmelerine de yer verildi. Buna göre ABD, 17- 25 Aralık yolsuzluk soruşturması öncesinde, Ocak 2013’te Atatürk Havalimanı’nda ele geçirilen ve Sarraf’a ait olduğu iddia edilen 1.5 tonluk altın operasyonun hemen ardından telefon dinlemelerine başlamış. FBI ajanı Jennifer A. McReynolds’ın imzasını taşıyan rapora göre Atilla ve Sarraf ile “birinci şüpheli” ve Atilla’nın şefi olan “ikinci şüpheli” adı verilen isimler arasında şu diyaloglar yaşanmış:

26 Mart 2013:

Birinci Şüpheli: (İkinci şüpheli) sürekli yiyecekleri hazırla diyor, ben iki üç ay uzatacağım ama o yiyecekleri hazırla demeyi sürdürüyor. Sarraf: O (ikinci şüpheli), onların İran’dan Dubai’ye gönderilmesini istiyor... Nereden olursa olsun evrakları halletmemizi istiyor, dediğini yap.

Nisan 2013: Sarraf, Atilla’ya İran’da bulunan müşterisinden alacağı ödemeyi Dubai üzerinden gerçekleştireceklerine dair bilgi verip, şunu söylüyor: ‘Satışı gerçekleştirdik... dolar üzerinden ... ödemeyi şirkete göndereceğiz.’’

2 Temmuz 2013: 

Sarraf, Atilla’ya Dubai ve İran arasında nakliyat için küçük, 5 tonluk ahşap gemiler kullandığını ve bu yüzden bahsedilen evrakları gönderemeyeceğini belirtiyor. Sarraf: “Bu konşimentolar hükümet tarafından hazırlanıyor. Dubai Gümrüğü hangi gemide ne kadar mal olduğuna ve ne taşındığına hepsine bakıyor. Ayrıca üzerinde Dubai mührü de var.” Atilla: “Sen bu belgeleri alabilir misin? Belgeleri bize ulaştırırsan daha sonra incelerim” Sarraf: “Hakan, biz bir hata yaptık burada. Bunları daha ufak çapta göndermeliydik. Şimdi 5 milyon göndermeliyiz”

Atilla: “Belgelerde buğdayın menşei Dubai .. Bu imkansız.” Sarraf aynı gün “birinci şüpheli” ile konuşuyor ve taşınan mal çay olabilir mi? diye soruyor. Fakat karşıdaki kişi Dubai’de çayın da yetişmediğini söylüyor. “İkinci şüpheli” ile görüşen Atilla’nın “150 bin tondan bahsediyorsunuz. Bunu öyle taşıyamazsınız” sözleri üzerine karşısındaki kişi gülüyor ve “Sayı bana da büyük geldi, her parti için 5 ila 6 milyon yeterli’’ diyor.

9 Temmuz 2013: 

Sarraf, “birinci şüpheliye “Henüz bir şey gönderme, Hakan Atilla’nın aramasını bekleyelim ki bu şekilde içeriden haber geldiğini anlayacaklar’’ diyor. Atilla, Sarraf’a “Rica ediyorum. Gemilerin tonajlarını dikkat edin” diyor. Ardından Sarraf, “birinci şüpheli”yi arayarak, şunları söylüyor: “Adamlar 13 bin tonluk gemiye 20 bin tonluk yüklemeyi yaptı. Dikkat edeceğini söyledi. Adam, ‘açıkça gözünüz arkada kalmasın’ dedi.” Bunun üzerine birinci şüpheli: “Teşekkür ederim. Allah yardımcısı olsun. Başka ne diyebilirim” diyor.

İşte FBI raporu 


Washington hattı ekibinin rapor çevirisi için tıklayınız