Ilısu barajı altında kalması beklenen Hasankeyf’te dinamit patlatılmasına HDP Batman Milletvekili Saadet Becerikli TBMM’de günde getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’a soru önergesi veren ayrıca yazılı açıklamada da bulunan Becerikli “Binlerce yıldır hiçbir medeniyetin yok edemediği, Moğol istilasına bile yenik düşmeyen Hasankeyf, AKP istilasıyla tarih sahnesinden silinmeye çalışılıyor” dedi.

Yeni Türkiye’nin mimarları tarihten korkuyor

Becerikli, açıklamasında “Yıkılan taşlar tarihi bize anlatırken susturulmak isteniyor. Doğanın belleği siliniyor. Geçmişten günümüze bölgede yaşayan tüm canlıların anıları siliniyor. Yeni Türkiye’nin mimarları tarihten korkuyor. Çünkü tarihin kendilerinin fikir öncülerini tarihe gömdüğünü çok iyi biliyorlar” ifadelerini kullandı.

HDPli vekil Saadet Becerikli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“İki yakasını Dicle'nin ayırdığı, içerisinde 550 arkeolojik yerleşim alanı bulunan, UNESCO’nun 10 kültürel miras kriterinden 9’unu karşılayabilen dünyadaki tek yer olma özelliği taşıyan Hasankeyf, mevcut talancı ve gözlerini para hırsı bürümüş iktidarın elleriyle yok ediliyor. İnsanlığın her döneminden kalma kültür varlıkları ile adeta bir kültürel miras merkezi olan Hasankeyf’te kaymakamlık ve özel firma eliyle başlatılan “Dolgu ve Güçlendirme Projesi” adı altında kayalar dinamitlerle parçalanmakta. Binlerce yıldır hiçbir medeniyetin yok edemediği, Moğol istilasına bile yenik düşmeyen Hasankeyf, AKP istilasıyla tarih sahnesinden silinmeye çalışılıyor.”

“Dört dağ içindeki Dersim’in dağları yanıyor, 12 bin yılın tanığı Hasankeyf’in kayaları dinamitlerle yıkılıyor”

“Kürdistan’ın birçok merkezinde uygulanan ekolojik yıkımlar, göçler, barajlarla bölgenin dokusu değiştiriliyor, bir halkın hafızası silinirken iktidarın ve yandaş şirketlerin kasaları dolduruluyor. Kürdistan AKP’nin şantiyesi haline getiriliyor. Dört dağ içindeki Dersim’in dağları yanıyor, 12 bin yılın tanığı Hasankeyf’in kayaları dinamitlerle yıkılıyor.

Yıkılan taşlar tarihi bize anlatırken susturulmak isteniyor. Doğanın belleği siliniyor. Geçmişten günümüze bölgede yaşayan tüm canlıların anıları siliniyor. Yeni Türkiye’nin mimarları tarihten korkuyor. Çünkü tarihin kendilerinin fikir öncülerini tarihe gömdüğünü çok iyi biliyorlar.”

Zeynel Bey Türbesi taşınıyor, Zeynel Bey’in kemikleri sızlıyor

“Müzelerde tarihi eserlerin fotoğraf makinesinin flaşından bile etkileneceği uyarı levhalarıyla belirtilirken koskoca antik kente dinamitlerle müdahale ediliyor ve barajın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin “antik bir liman ilçesi”ne dönüştürüleceği belirtiliyor.

AKP hükumeti inşa ettiği barajlarla kendi sınırları içinde yaşayan halkların ve canlıların hayat hakkını tehdit etmekle kalmıyor; Irak, Suriye ve İran halklarının da hayat haklarını tehdit ediyor. Ayrıca AKP hükumeti suyu tekeline alarak ve ticarileştirerek, Aralık 1996'da yürürlüğe girmiş ve 194 ülke tarafından imzalanmış "Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi- UNCCD" ile "BM Yerli Halkların Haklarına Dair Deklarasyon (UNDRIP)" ilkelerini ihlal ediyor. AKP hükumetinin para hırsı akarsuların önüne set çekerek akmasını engelliyor. Bu durum ulaştığı yerlerdeki yeşil alanları kurutuyor, oradaki canlılara yaşam alanı bırakmıyor. Kuraklığa bağlı kum fırtınası ve yoğun tozlanma ile sınırları aşan bir çevre kirliliğine sebep oluyor.

AKP’nin yapmış olduğu bu uygulamaları esefle kınıyoruz. Bir an önce bu yanlış politikalarından dönmesi gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. AKP geri adım atmazsa Meclis’te ve yerelde tüm gücümüzle çalışacağımızı, Uluslararası mecralara konuyu taşıyacağımızı belirtmek isterim. Tarih, talancıları asla affetmeyecek!”

Becerikli’nin yanıtlaması istemiyle Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kuurtulmuş’a yanıtlaması istemiyle verdiği önergesi şöyle:

Hasankeyf’te kaymakamlık ve özel firma eliyle başlatılan “Dolgu ve Güçlendirme Projesi” adı altında kayaların dinamitlerle parçalandığı basına yansımıştır.

Taşların tehlike arz ettiği belirtilse de bölgedeki STK’ların ve yerli halkın yerinde yaptığı incelemeye istinaden aktardıkları bilgilerde tehlike arz etmeyen kayaların da parçalandığı belirtilmektedir. Kaldı ki tehlike arz eden tarihi yapılara dinamitle müdahale edilmesi dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş uygulamadır. Müzelerde tarihi eserlerin fotoğraf makinesinin flaşından bile etkileneceği uyarı levhalarıyla belirtilirken koskoca antik kente dinamitlerle müdahale edilmesi akıllara ziyan bir uygulamadır.

Ayrıca Hasankeyf’in tarihi dokusuna zarar veriliyor algısına karşı yetkililer tarihi yapıların taşındığını belirtmektedir. Örneğin Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasının ardından ilçede bulunan 8 anıtın da TOKİ tarafından yapılan yeni yerleşkeye taşınması için çalışmalar devam etmektedir. Bununla birlikte barajın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin antik bir liman ilçesine dönüştürüleceği yetkililer tarafından öne sürülüyor.

. Hasankeyf’te yaşayan yerli halkların bu barajı istememesine rağmen halkın iradesi neden dikkate alınmamaktadır?

. Barajın yapımı ile birlikte Hasankeyf’in antik çağa dayanan tarihinin sular altında bırakılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

. Hasankeyf’te tarihi kalenin güçlendirilmesi çalışmaları kapsamında dinamitlerle tarihi kente müdahale edilmesi prosedüre uygun mudur?

. Mevcut tarihi yapıyı tahrip ederek belirtildiği gibi “antik bir liman kent” inşaa edileceğine inanıyor musunuz?

. Unesco’nun kültürel tarih mirası kriterlerinin on tanesinden dokuzunu karşılamasına rağmen baraj yapımında neden ısrar edilmektedir?