Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, ABD’de Charlottesville’de yaşanan ırkçı saldırılara ilişkin açıklamada bulundu. FHKC, açıklamasında “Bu türden faşist gösterilerin yükselmesi ABD kapitalizminin ve emperyalizminin Trump dönemindeki krizinin olduğu kadar iki emperyalist politik parti arasındaki “tartışma”nın da bir ifadesidir. Charlottesville ve başka yerlerdeki ırkçılık karşıtı eylemler bu “tartışma”yı bozuyor ve ABD’nin gerçek tarihine ve hakikatine ışık tutuyor” denildi.

BDS Türkiye’de yer alan ve Ayşe Düzkan’ın çevirdiği açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“FHKC, şehit Heather Heyer’ın yasını tutuyor ve aynı zamanda ABD’nin Virginia eyaletindeki Charlottesville’de 12 Ağustos Cumartesi günü yapılan ırkçı, faşist gösteriye karşılık verirken yaralanan ırkçılık karşıtı protestocuların hızla iyileşmesini diliyor. Şehit ve yaralılar, dünyanın her yerinde ırkçı güçlere karşı çıkan tüm halkların mücadelesinde düşenler arasında yerlerine aldılar ve hep böyle hatırlanacaklar.

ABD’deki bazı medya tekellerinin iddia ettiğinin aksine, Virginia’da, bir Konfederasyon heykelini “savunmak” için yapılan faşist gösteri ABD’nin egemen politikasından farklı değildir, hatta bu politikaların bir yansımasıdır. ABD, her zaman, Yerli halkın soykırımı, Yerli toprağın çalınması, Siyahların hayatlarına ve Siyahların emeğine soykırımsal biçimde el konulması ve kapitalizm ve emperyalizmin dünyanın her yerindeki kanlı iktidarıyla inşa edilmiştir.

‘ABD’nin gerçek tarihine ve hakikatine ışık tutuyor’

Bu türden faşist gösterilerin yükselmesi ABD kapitalizminin ve emperyalizminin Trump dönemindeki krizinin olduğu kadar iki emperyalist politik parti arasındaki “tartışma”nın da bir ifadesidir. Charlottesville ve başka yerlerdeki ırkçılık karşıtı eylemler bu “tartışma”yı bozuyor ve ABD’nin gerçek tarihine ve hakikatine ışık tutuyor.

‘Filistin halkına yapılanı hatırlatıyor’

Trump’ın dünyanın her yerindeki halklara ve uluslara karşı tehditlerinin abartılı yapısı ve baskı altındaki toplulukların, resmi olarak da desteklenerek günah keçisi ilan edilmesi, Trump’ın ırkçı saldırıları “birçok taraftan gelen şiddet” olarak tanımlamasından ayrı düşünülemez. Nitekim bu, Filistin halkının işgale, baskıya ve sömürgeciliğe karşı direnişini, zalim bir sömürgeciye karşı yürütülen haklı bir kavgadan ziyade “şiddet sarmalı” ve “nefret sarmalı” olarak yaftalama girişimlerini hatırlatıyor.

Irkçı güçlere karşı duran protestocular çoğunlukla, ABD devlet şiddetine ve baskısına karşı ön saflarda olan Siyah hareketler de dahil olmak üzere sol ve devrimci güçler, ırkçılık ve baskıyı durdurmaya ve mücadeleye adanmış komünistler, anarşistler ve radikal sosyalistlerdir.

Charlottesville sokaklarında ırkçı terörün teşhiri, aynı zamanda ülkenin her yerindeki şehirlerin sokaklarında polis üniforması içinde ve dünyanın her yerinde yaşayan halklara karşı gelişmiş zırhlı araçlar ve savaş uçaklarıyla yürütülen ABD ırkçı terörünün teşhiriyle birleştirilmelidir. Trump’ın bugünkü tehditleri ABD emperyalizminin dünya halklarına karşı, özellikle Afrika, Asya, Latin Amerika ve Karayipler halklarına karşı, yüzyıldan fazladır kesintisiz bir emperyal yürüyüş halinde süren, kanlı savaşların devamından başka bir şey değildir.

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, ABD’de Charlottesville’de yaşanan ırkçı saldırılara ilişkin açıklamada bulundu. FHKC, açıklamasında “Bu türden faşist gösterilerin yükselmesi ABD kapitalizminin ve emperyalizminin Trump dönemindeki krizinin olduğu kadar iki emperyalist politik parti arasındaki “tartışma”nın da bir ifadesidir. Charlottesville ve başka yerlerdeki ırkçılık karşıtı eylemler bu “tartışma”yı bozuyor ve ABD’nin gerçek tarihine ve hakikatine ışık tutuyor” denildi.

BDS Türkiye’de yer alan ve Ayşe Düzkan’ın çevirdiği açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“FHKC, şehit Heather Heyer’ın yasını tutuyor ve aynı zamanda ABD’nin Virginia eyaletindeki Charlottesville’de 12 Ağustos Cumartesi günü yapılan ırkçı, faşist gösteriye karşılık verirken yaralanan ırkçılık karşıtı protestocuların hızla iyileşmesini diliyor. Şehit ve yaralılar, dünyanın her yerinde ırkçı güçlere karşı çıkan tüm halkların mücadelesinde düşenler arasında yerlerine aldılar ve hep böyle hatırlanacaklar.

ABD’deki bazı medya tekellerinin iddia ettiğinin aksine, Virginia’da, bir Konfederasyon heykelini “savunmak” için yapılan faşist gösteri ABD’nin egemen politikasından farklı değildir, hatta bu politikaların bir yansımasıdır. ABD, her zaman, Yerli halkın soykırımı, Yerli toprağın çalınması, Siyahların hayatlarına ve Siyahların emeğine soykırımsal biçimde el konulması ve kapitalizm ve emperyalizmin dünyanın her yerindeki kanlı iktidarıyla inşa edilmiştir.

‘ABD’nin gerçek tarihine ve hakikatine ışık tutuyor’

Bu türden faşist gösterilerin yükselmesi ABD kapitalizminin ve emperyalizminin Trump dönemindeki krizinin olduğu kadar iki emperyalist politik parti arasındaki “tartışma”nın da bir ifadesidir. Charlottesville ve başka yerlerdeki ırkçılık karşıtı eylemler bu “tartışma”yı bozuyor ve ABD’nin gerçek tarihine ve hakikatine ışık tutuyor.

‘Filistin halkına yapılanı hatırlatıyor’

Trump’ın dünyanın her yerindeki halklara ve uluslara karşı tehditlerinin abartılı yapısı ve baskı altındaki toplulukların, resmi olarak da desteklenerek günah keçisi ilan edilmesi, Trump’ın ırkçı saldırıları “birçok taraftan gelen şiddet” olarak tanımlamasından ayrı düşünülemez. Nitekim bu, Filistin halkının işgale, baskıya ve sömürgeciliğe karşı direnişini, zalim bir sömürgeciye karşı yürütülen haklı bir kavgadan ziyade “şiddet sarmalı” ve “nefret sarmalı” olarak yaftalama girişimlerini hatırlatıyor.

Irkçı güçlere karşı duran protestocular çoğunlukla, ABD devlet şiddetine ve baskısına karşı ön saflarda olan Siyah hareketler de dahil olmak üzere sol ve devrimci güçler, ırkçılık ve baskıyı durdurmaya ve mücadeleye adanmış komünistler, anarşistler ve radikal sosyalistlerdir.

Charlottesville sokaklarında ırkçı terörün teşhiri, aynı zamanda ülkenin her yerindeki şehirlerin sokaklarında polis üniforması içinde ve dünyanın her yerinde yaşayan halklara karşı gelişmiş zırhlı araçlar ve savaş uçaklarıyla yürütülen ABD ırkçı terörünün teşhiriyle birleştirilmelidir. Trump’ın bugünkü tehditleri ABD emperyalizminin dünya halklarına karşı, özellikle Afrika, Asya, Latin Amerika ve Karayipler halklarına karşı, yüzyıldan fazladır kesintisiz bir emperyal yürüyüş halinde süren, kanlı savaşların devamından başka bir şey değildir.

‘İster Filistin’de isterse Virginia’da olsun…’

İster Filistin’de, isterse Virginia’da olsun, devletinki dahil olmak üzere ve özellikle devletin ırkçı terörüne karşı direnmek doğrudur. Avrupa’daki aşırı sağ, ABD ve Siyonist hareket Siyahlara, Araplara ve diğer hareketlere, halklara ve topluluklara karşı (ABD ve Avrupa sokaklarında, aşırı sağ, Siyah-karşıtı ve Arap-karşıtı nefretinin yanı sıra Yahudi-karşıtı sloganlar savururken bile) bilgi, kaynaklar ve propaganda paylaşıyor. Ve ABD’deki ırkçı devlet güçleri, polis yetkilileri ile İsrail işgali, yardım, kaynaklar, Siyonizmle emperyalizmin ortak hedefleriyle birbirlerine bağlılar. Adalet ve kurtuluş için verdiğimiz çeşitli, birbiriyle bağlantılı mücadelelerimizin hepsinde ırkçılığa, Siyonizm’e, kapitalizme ve emperyalizme karşı savaşmak için de birleşmeliyiz.

ABD’deki Siyonist örgütler ve hareketler dünyanın her yerindeki benzer sağcı ve ırkçı güçlerle uzun soluklu ittifaklar içinde. Bunlardan bazıları Charlottesville sonrasında kendilerini ırkçılık karşıtı olarak konumlandırmaya çalışsa da aslında bu örgütler, sadece Filistin’de değil, ABD’de ve aynı zamanda Arap, Müslüman, Siyah ve diğer toplulukların fişlenmesi ve baskı altına alınmasının örgütlenmesini talep ediyorlar. Hatta bu örgütler, bir dizi anti-faşist güce yönelik doğrudan ajanlık ve gözetime katıldıkları her yerde ırkçı baskının savunucuları ve taraftarlarıdırlar.

Tıpkı İsrail’in, apartheid Güney Afrika ile silah ticareti yapması ve bu ülkeyi desteklemesi gibi bugünkü Siyonist hareket de diğer ırkçı güçlerle derinden ilişkilidir ki bu ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Almanya ve başka yerlerdeki sokaklarda canlı biçimde gösterildi. ABD’deki bu ırkçı ve faşist hareketlenmeler belirgin biçimde Arap ve Müslüman toplulukları, göçmenleri ve mültecileri hedef almakta ve onları bir “tehlike” ve “tehdit” olarak tanımlamaktadır. Bu grupların Arapları ve Müslümanları hedef alması, Filistin kurtuluş hareketini kriminalize etmeyi ve Filistin topluluğunu korkuya sürüklemeyi amaçlayan yoğun polis gözetimi ve güya “anti-terör” yasasıyla el ele gitmektedir.

Yaşasın dayanışma!

ABD’deki Filistinliler her türden ırkçılık ve baskıya karşı mücadelenin içindedir ve dünyaya bu şiddeti uygulayan güçlere karşı çıkarlar ve Filistin bayrağı ırkçı teröre karşı dünyanın her yerinde direnişin simgesidir. Dünyanın her yerinde verdiğimiz mücadelenin bir parçası olarak ABD’deki ırkçılık ve faşizme karşı mücadele eden hareketlerin yanındayız. Yaşasın uluslararası dayanışma!

(Fotoğraf: BBC)