Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 162’inci güne girerken hem onlara destek olmak hem de ihraç edildikleri işlerine dönmek isteyen kamu emekçilerinin başlattığı “İşimizi geri istiyoruz” eylemi ise 282’inci güne girdi. Yüksel Caddesi’nde etrafı polis bariyerleriyle sarılı olan İnsan Hakları Anıtı önünde açıklama yapmak isteyen grup, Konur Sokak’ta bir araya geldi. Sokak girişini kalkanlarla kapatan polis, grubun geçişine engel olmaya çalıştı.

Bunun üzerine yoğun sağanak yağışın altında Konur Sokak ile Yüksel Caddesi’nin kesiştiği yerde kalkanların önünde açıklama yapmak isteyen grup, “Nuriye ve Semih’in açlık grevi eylemi 162’inci günde Nuriye Semih işe geri alınsın” pankartı açarak “Nuriye, Semih işe geri alınsın” sloganı attı. Siren sesi açan polis grubun sesinin yayılmasını engelleyemeye çalıştı. Tüm engellemelere rağmen seslerini duyuran eylemcilere saldıran polis, grubu iterek sokaktan uzaklaştırdı. Polis ayrıca alkışlarla eylemi destekleyen çevredeki yurttaşları da sokaktan zorla uzaklaştırdı.

Eylemin 282’inci gününü sağanak yağış altında gerçekleştiren eylemcilerden Veli Saçılık eylemden sonra kısa bir açıklama yaptı. Nuriye ve Semih pankartını açtıkları ve “Yaşasın Nuriye ile Semih” dedikleri için tutuklanan Beşiktaş taraftarlarına ilişkin konuşan Veli, “Biz yüz bin defa Nuriye ile Semih demeye devam edeceğiz” dedi. Nuriye ve Semih dedikleri için taraftarları tutuklayan mahkemelere de seslenen Veli, “O mahkemeler bizim irademiz değildir. Bizim irademiz ihraç edilen kamu emekçileridir. Yüksel’de direnen eylemcilerdir. Biz onların karşısında kale gibi durmaya devam edeceğiz” diye belirtti.