Kox mektubunda, "Seçilmiş milletvekilleri cezaevinde değil parlamentoda olmalıdır. Halen tutuklu bulunan bütün Parlamento üyelerinin derhal serbest bırakılması çağrımızı bir kez daha yineliyoruz" dedi.

Kox, 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklanması ve yargılama usulleriyle ilgili kısıtlayıcı koşulları da mektubunda gündeme getirdi.

Demirtaş'ın SEGBIS aracılığıyla meclis grubuna seslenme talebinin Kahraman tarafından reddedilmesini şaşırtıcı bulduklarını söyleyen Kox “Demirtaş’ın parti grubuyla temaslarını sürdürme ve parlamenter görevlerini gerçekleştirme talebi reddedilmemelidir” ifadelerini kullandı.

Mahkemeye gidiş gelişlerde Demirtaş'a yönelik kelepçe uygulamasının tamamen gereksiz ve hakaret edici olduğunu ifade eden Kox, Kahraman’ın bu uygulamayı kabul etmemesi gerektiğini savundu.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Birleşik Avrupa Sol Grubu adına Tiny Kox, imzası ile gönderilen mektup şöyle:

“Seçilmiş parlamento üyelerinin haklarına saygı gösterilmesi için çağrı

Sayın Başkan Kahraman,

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu üyelerinin haklarına saygı gösterilmesi için pek çok kez çağrıda bulunmuştur. AKPM, bazı Parlamento üyelerinin uzun süreli tutuklanmasını getiren çok sayıda milletvekilinin, özellikle de muhalefet partileri HDP ve CHP üyelerinin meclis dokunulmazlığının kaldırılmasının Avrupa Konseyi Üye Devletlerinin seçilmiş parlamenterlerinin saygınlığını doğrudan ihlal edildiğini açıkça belirtmiştir.

Dokunulmazlığı kaldırılan ve aleyhinde davanın beklenmesi nedeniyle Kasım 2016'nın başından beri gözaltında tutulan Türkiye Parlamentosu üyelerinden biri HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tır. Kendisine karşı başlatılan hukuki prosedür yakın zamanda ertelenmiş ve Demirtaş'ın mahkeme önüne ne zaman çıkacağı ya da belki de çıkıp çıkmayacağı henüz belli değildir. Bu arada, kendisinin başkanlığına seçildiği Türkiye’nin üçüncü partisi HDP Grubu ile iletişim kurmasını imkânsız hale getiren koşullar yaratılmaktadır.

Bu hafta başlarında, Demirtaş'ın cezaevinden SEGBIS görsel-işitsel bilgi sistemi aracılığıyla grup arkadaşlarıyla görüşme talebini Türkiye Parlamentosu Başkanı sıfatıyla reddettiniz.

Parlamento dokunulmazlığı kaldırılmış ve tutsak olarak tutulmasına rağmen Demirtaş’ın yine de parlamentonuzun üyesi olmasından dolayı bu kararınız bizi çok şaşırttı. Parlamento Demirtaş’ın parti grubuyla temaslarını sürdürme ve parlamenter görevlerini gerçekleştirme amacını engellememelidir.

Dahası, Demirtaş'ın kendisine karşı uygulanan hukuki prosedür çerçevesinde yapılacak mahkemeye getirilme- götürülme esnasında tamamen gereksiz ve hakaret edici bir uygulama olarak ellerinin kelepçelenmek istenmesine karşı çıkmanızı öneririz.

TBMM Başkanlığı görevindeki kapasitenize inanıyor, üyelerinizin dokunulmazlığını korumak ve gözaltında tutulmalarına karşı durmak için elinizden gelen her şeyi yapmanız gerektiğini düşünüyoruz. Halen, HDP Eş Genel Başkanlarıyla birlikte cezaevinde 10 HDP ve 1 CHP milletvekili bulunuyor. Nursel Aydoğan, Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer'in milletvekillikleri Figen Yüksekdağ’ınkiyle birlikte düşürüldü.

Seçilmiş milletvekilleri cezaevinde değil de parlamentoda olmalıdır. Hâlihazırda tutuklu bulunan tüm Parlamento üyelerinin derhal serbest bırakılmasını bizimle birlikte talep etmenizi bir kez daha dile getiriyoruz.

Avrupa Konseyi Üyesi olarak Türkiye, hukukun üstünlüğünü koruma, insan haklarına saygı gösterme ve demokrasiyi geliştirme yükümlülüğünü üstlenmiştir. Türkiye Parlamentosu Başkanı olarak bu taahhütlerin kesin bir şekilde yerine getirilmesi için size başvuruyoruz.

Daha önce talep edildiği gibi, AKPM başkanlığının cezaevindeki eş genel başkanları ziyaret etmesi için desteğinize güveniyoruz.

Bu çağrının bir nüshası, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki Türkiye Parlamentosu heyeti başkanına gönderilmiştir. Bu konuyu kısa süre sonra Meclis toplantılarımız sırasında tekrar ele almayı düşünüyoruz”