Gerçek Gündem’in aktardığı bilgilere göre; Partisinin kuruluşunun 94. yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir'deki çelenk koyma törenine katılan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, burada gazetecilere açıklama yaptı. 

Yarkadaş, "Adıyaman Besni'de yaşanan taciz vakası sonrası yaşananları ciddiyetle takip ediyoruz" dedi. Yarkadaş, tacizi ortaya çıkarmasının ardından Adıyaman'da yaşananları da medya mensuplarıyla paylaştı. 

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, "Adıyaman Besni'de Süleymancıların yurdunda yaşanan tacizi kamuoyuna duyurmamın hemen ardından, valilik yetkilileri yerel gazetecileri arayıp 'Bu olayı sakın yazmayın' demişler. Valilik, tacizcilerin üzerine gitmek ve o yurdu kapatmak yerine; gazetecileri susturmaya çalışıyor" dedi. 

 “Valilik tacizi örtbas etmek için epey çaba harcadı” 

Hayrünnisa Gölbaşı adlı çocuk yurdunda iki çocuğun müdür tarafından taciz edildiğini belirten Yarkadaş, "Valilik, AKP'nin ortağı Süleymancılar Tarikatı'nın yurdunda yaşanan olayı ört bas etmek için hayli çaba gösterdi. Ancak ulusal medyayı ve interneti denetleyemedikleri için başarılı olamadılar" ifadesini kullandı. 

Tacizi medyaya duyurmasının ardından, bölgedeki devlet kurumlarının hızla harekete geçtiğini ve Besni Sulh Ceza Hakimliği'nden bir saat sonra  'yayın yasağı' kararı aldırttığını belirten Yarkadaş, şöyle konuştu: 

"Henüz yayın yasağı kararı bile alınmamışken, valilik benim açıklamamın hemen ardından yerel gazeteleri arıyor ve 'Bu olayı sakın yazmayın' diyor. Yerel gazeteciler ise ne yapacağını şaşırıyor. 

Ve ne ilginçtir ki; Adıyaman'da hiçbir yerel gazete bu olayı yazamıyor. İşte bu basına yönelik baskının hangi aşamaya geldiğinin en açık göstergesidir. Valilik hem Süleymancıları koruyor, hem de olayın üstünü örtmeye çalışıyor. 

"Polisin görevi tarikatı korumak mı?"

Yurt Müdürü İ.T'nin  tutuklandığını öğrendikten hemen sonra konuyu kamuoyuna duyurduğunu belirten Yarkadaş, sözlerine şöyle devam etti: 

"AKP'nin ortağı Süleymancıların yurdunda yaşanan taciz olayını duyurmamdan bir saat sonra yayın yasağı kararı aldırıldı. Besni Sulh Ceza Hakimliği'ne aldırtılan karar, yerel gazetecilere ertesi gün  elden tebliğ edildi. Bu arada polis bir yerel gazetecinin evine gidiyor. Gazetenin sahibi evde olmadığı için, oğlu evrakı almıyor. 

Polis bunun üzerine 'Bu konuyla ilgili bir haber bile çıksa, seninle görüşürüz' diyor. Bu ne cüret! Polisin görevi, tacizcileri korumak mı! Polis, Süleymancıların kolluk kuvveti mi? İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu rezalete ne diyecek merak ediyorum! Yoksa bakanlığı Süleyman Soylu değil de Süleymancılar Tarikatı mı yönetiyor?"

CHP'li Yarkadaş, açıklamasına şöyle devam etti: 

"Anlaşılıyor ki; Valilik, Adıyaman Besni'de yaşanan tacizin duyulmaması için olağanüstü bir çaba sarf ediyor. Gazeteciler bu yüzden ağır bir baskı altına alınıyor. Ancak hiç kimse kendisini yalnız hissetmesin... Yerel gazetelere yazdırmasalar bile; sosyal medya var... 

Biz bu rezaleti, sosyal medya ve bağımsız yayın kuruluşları üzerinden topluma ulaştırdık. Hükümet ve valilik Süleymancıları koruma çemberine alsa da bugün herkes Süleymancıların yurdunda yaşanan bu tacizi öğrendi. Kamuoyu, tarikat - cemaat - siyaset üçgenindeki pis ilişki ağına şahit oldu." 

“AKP, iktidarda kalabilmek adına, sırtını tarikat ve cemaatlere yaslıyor” 

Adıyaman Besni Sulh Ceza Hakimliği'ne aldırtılan yayın yasağı kararının hukuksuz olduğunu belirten Yarkadaş, "Avukatımız Turan Aydoğan, bu pisliğin üstünün örtülmemesi için itiraz dilekçesi verdi. Biz çocukların adını açıklamıyor, fotoğraflarını basmıyoruz. Toplumu bu tür pisliklere karşı uyarmak ve meselenin üstünün örtülmesini engellemek için çaba gösteriyoruz" dedi. 

Yarkadaş, "AKP, iktidarda kalabilmek adına, sırtını tarikat ve cemaatlere yaslıyor. FETÖ gitti, METÖ ve SÜTÖ geldi... İktidar partisi, yaşananlardan hiçbir ders almamış belli ki... Türkiye'nin bu yüzden ilk seçimde AKP'den kurtulması geleceğini yeniden inşa etmesi gerekiyor" ifadesini kullandı. 

(Fotoğraf: DHA)