Saat 12:40’ta yapılan basın açıklamasına 78’liler girişiminin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Yeşiller ve Sol Parti, Karşı Sanat Çalışmaları, Demokratik Alevi Derneği, Barış Vakfı ve İnsan Hakları Derneği (İHD) katıldı.

Açıklama 12 Eylül rejimi tarafından öldürülen, hapsedilen, işkence gören tüm devrimcilere saygı duruşu ile başladı.

"Darbecilerle toplumsal suç ortaklığını reddedelim!"

Hazırlanan ortak basın açıklamasını 78’liler girişimi İstanbul Sözcüsü Yunus Bircan okudu. Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
 
“12 Eylül temel kurumlarıyla 2000’li yıllarda da sürdü ve Eylülist düşünce ve davranış kalıpları canlı kaldı, toplumda içselleşti.

12 Eylülcülerin temel amacı halkçı demokratik kazanımları tasfiye etmek, şekli/çoklu bir demokrasi altında, 1930’lardan kalma tekçi rejimi yenilemek ve kurumsallaştırmaktı.

Bu bağlamda nöbeti devralan Baasvari Türk Tipi Tekçi rejim böylesi bir zemin üzerinde gelişecekti.

Zamane OHAL’cilerine şekli/çoklu demokrasi dahi çok fazla gelecekti. 1930’ların Tek Lider (Reis), Tek Millet (İslam Milleti), Tek Devlat (Türk – İslam Devleti) zuhur edecekti yeşil bir görüntüyle.

İşçi ve emekçi kesimine yaklaşımları da aynıydı. TİSK Başkanı Halit Narin, ‘Şimdiye kadar onlar (işçiler) güldü, şimdi sıra bizde’ diyerek bu darbe ile neyi amaçladıklarını açıkça ifade etmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade ile anında müdahale ediyoruz’ diyerek OHAL ile neyi hedeflediğini itiraf edecekti.

Kenan Evren yaş haddini doldurmadan astırdığı Erdal Eren için yıllar sonra vicdansızca şu cümleyi kurabilecekti: Şimdi olsa yine ellerim titremeden idamını imzalarım.

Ya Cumhurbaşkanı Erdoğan? İdam dosyalarını inceleme kaydını koymadan şunu söyleyebildi: Önüme gelirse imzalarım…

Arkadaşlar, darbecilerle toplumsal suç ortaklığını reddedelim!

Uzaktan darbeciler gelmez ama darbecilerle toplumsal suç ortaklığını reddeden devrimciler gelir!”

Yunus Bircan’ın basın açıklamasını okumasından sonra sözü alan HDK Eş Başkanı Gülistan Koçyiğit “12 Eylül’ün adının değişerek yaşadığını, o günleri aratacak uygulamaların bugün yapıldığını biliyoruz. 12 Eylül niye yapılmıştı? Bu ülkedeki sol, sosyalist, demokrat kesimi ve sendikaları tasfiye etmek, neo-liberal politikaları hayata geçirmek içindi. Bugün AKP ve MHP ittifakına baktığımız zaman, bu ülkede aynı şeyleri çok daha fazlasıyla yaptıklarını görüyoruz.” sözlerini kullanarak 12 Eylül’ün devam ettiğini ifade etti.

'Biz insan olmaya devam ederken onlar insan gibi kalamayacaklar'

“Uzun lafın kısası, hiçbir darbe daha sonraki hiçbir kuşak tarafından kabul edilmedi ve normalleştirilmedi. En büyük problemleri budur.” diyerek söze başlayan Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Sekreteri Emre Öztürk, “Bu faşist diktatörlük denemelerinin hepsi bugün lanetle anılıyor. Bugünkü de böyle anılacak, hiç kimse bu konuda tereddüt etmemelidir. Durum şudur: Bunlar kendilerini çok meşru görerek devrimci siyasetin önünü tıkamak, toplumun mücadelesini engellemek için ortaya çıkabilirler. Ama bugün geldiğimiz aşamada görüyoruz ki kim kazanmış kim kaybetmiş, toplum bunun kararını vermiştir. Bugün memlekette 12 Eylül’ü, sağından soluna, ‘iyidir’ diye kabul eden kimse kalmamıştır. Bu devrimcilerin en büyük başarısıdır. Peki bundan sonra, darbeleri fırsata çevirip halka zulmedenler, halkın siyasal mücadelesini engellemeye çalışanlar sanıyor musunuz ki iyi anılacaklar? Onlar yine yargılanma, hesap verme korkusuyla yaşayıp gitmeye çalışacaklar. Biz insan olmaya devam ederken, onlar insan gibi kalamayacaklar. Durum budur. Bundan sonrası için de biz ‘mücadele edeceğiz’ derken bunu bir vaat olarak gerçekleştirmiyoruz. Attığımız her adım, yükselttiğimiz her slogan bu direnişin önemli bir parçasıdır.  Bunun göstergesi en son referandumda oldu, şu an pata durumda gibi görünüyoruz ama çok çok öndeyiz. Gayrimeşruluk çok kısa bir süre sonra sonuçlarını elbette doğuracaktır ve elbette hepimizin yüzü gülecektir. Hiçbir diktatör ayakta kalamadı, bundan sonrakilerin de kalamayacağını hep birlikte göreceğiz.” sözlerini söyledi.

HDP İstanbul İl Eş Başkanı Esengül Demir “Her kuşak darbe koşullarından etkilenmiş, bu koşulların mağduru olmuştur. 12 Eylül’de çocuk olanlar bugün yetişkin ve AKP darbesinin mağdurlarıdır. 12 Eylül’de binlerce insan tutuklandı, gözaltına alındı, faili meçhullere kurban gitti. Bugünkü koşullarla kıyasladığımızda aynı durumun sürdüğünü görüyoruz. O günden bugüne aslında çok şey değişmedi. Bu ülke askeri darbelerle yüzleşmediği sürece ne yazık devam edecektir. Bu ülkenin sosyalistleri, devrimcileri, yurtseverleri darbelere karşı mücadeleyi sürdürdü ve sürdürmeye devam edeceklerdir. Diğer tüm darbecilerin başına gelenler AKP iktidarının da başına gelecektir” dedi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Yürütme Kurulu Üyesi Fahrettin Filiz, “Darbecilerin temel özelliği tekçi olmalarıdır. Her zaman onlara direnenler kazandı ve bugün de direnenler kazanacak.” İfadelerini kullandı.

17 Eylül'e çağrı

Demokratik Alevi Derneği Eş Başkanı İmam Balsever ise “12 Eylül kendisine meşruiyet sağlamak için alevileri katletti. Bu süreç bugün de devam ediyor. Üzerinden 30 yıl geçse de öyle. Müfredata kimsenin kabul etmeyeceği “cihat” kavramını eklediler. Bunu İslam adına değil devlet adına yapıyorlar. Çocuklara diyorlar ki devlet cihat ilan edecek siz de silah alıp harbe gideceksiniz. Bu baskıcı sistemi uygulayanlara karşı 17 Eylül’de bir araya geleceğiz. Herkesi bekliyoruz.” dedi.

Kazancı Yokuşu önünde bir araya gelen topluluk “Gün gelecek devran dönecek, darbeciler halka hesap verecek” sloganları ile dağıldı.