Basın toplantısı 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda yapılacak olan mitinge dair; Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen’in hazırladığı sinevizyon gösterisi ile başladı.

Toplantıya Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Galip Dede Kültür ve Cemevi Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Demokratik Alevi Derneği temsilcileri katıldı.

Kürsüyü Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız ve Eğitim-Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan paylaştı. ABF ve Eğitim-Sen adına yazılan ortak basın açıklamasını Muhittin Yıldız okudu.

Eylem ve etkinlikler Kartal Mitingi ile sınırlı kalmayacak

"Biz Aleviler ve Türkiye demokratik kamuoyu olarak varlığımızı inkar eden tekçi, tek tip, asimilasyoncu eğitim programını kabul etmiyoruz! Etmeyeceğiz!" denilen basın açıklamasında şu ifadeler yer alıyor:

"17 Eylül 2017 Pazar günü, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) olarak, musahip kurumumuz Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ile Kartal Meydanı'nda saat 13:00'da yapacağımız 'Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitim istiyoruz!' mitingimiz için çalışmalarımız devam ediyor. 

Mitingimize federasyonumuza üye derneklerimiz, cemevlerimiz, Eğitim-Sen şubeleri, demokrasi, eşitlik ve adalet için mücadele eden dost ve müsahip kurumlar, siyasal partiler, yöre dernekleri, aydın, yazar, sanatçı dostlarımız katılacaktır. 

Demokrasi, eşitlik ve adalet için yapacağımız eylem ve etkinlikler düşünsel, kültürel, siyasi çalışmalar bu mitingimizle sınırlı kalmayacak. ABF olarak 'Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitim' konferansı planladık. Bu konferans için eğitim ve bilim emekçilerinin kurumlarıyla, konuya katkı sunacak bilim insanlarıyla görüşmelerimiz devam ediyor. 

Demokrasi, eşitlik ve adalet için 'Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilde eğitim' yaşamsal bir zorunluluktur. Çocuklarımız için, çocuklarımızın geleceği için, bir bütün olarak Laik Demokratik Türkiye için, geçmişte ve günümüzde nice emekler vererek ödediğimiz bedeller için geleceğine, tarihine, inancına, demokrasiye, laikliğe, eşitlik, özgürlük ve adalete sahip çıkacak erdemli bir toplum için Pir Hünkar Hacıbektaş Veli'nin nefesiyle; gelin dostlar bir olalım iri olalım diri olalım. Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım. Günümüze, geleceğimize, değerlerimize sahip çıkalım."

Ayrıca Muhittin Yıldız; 18 Eylül Pazartesi günü Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı önünde Eğitim-Sen ile birlikte basın açıklaması düzenleyeceklerini, ABF yerel kurumlarının da milli eğitim müdürlükleri önünde eş zamanlı basın açıklamaları yapacaklarını okudu.

'Eğitim ile kurgulanmak istenen Türkiye, itiraz ettiğimiz Türkiye'dir'

Ayrıca açıklama yapan Eğitim-Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan da, "Şunu ifade etmek isteriz ki, eğitim ile ilgili tartışmanın kendisi aslında nasıl bir Türkiye'de yaşamak istediğimizle ilgili bir tartışmadır. Eğitim aracılığıyla kurgulanmak istenen Türkiye, şu an bizim itiraz ettiğimiz Türkiye'dir. Soru sormayan, eleştirmeyen, sorgulamadan kabul eden ve biat eden, bilimin temel referans olmadığı, dinin hakim olduğu bir algılayışla çocukların yetiştirildiği bir Türkiye'dir.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak şunu ifade etmek isteriz. Eğitim ile ilgili mücadele artık Türkiye'nin geleceği ile ilgili mücadeledir. Artık sadece öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve sünni din dersi almaya zorlanan alevi çocuklarının, anadilde eğitim alamayan çocukların mücadelesi değildir; tüm toplumun sorunudur.

İmam Hatip okullarının kamu otoritesini kullanarak zorlanmasıyla tüm toplumun çocukları bu okullara gönderiliyor. Müfredat tartışması yaşadığımız coğrafyanın çeşitliliğine ve bilimsel gerçekliğe aykırı bir şekilde zorlama olarak dayatılıyor. Müfredatın ders kitaplarının hali ise içler acısıdır. Tarikatlarla imzalanan protokollerle birlikte bu yapılar, okullarda adeta MEB'in işlevini üsleniyor. Çocuklarının bu tedrisattan geçmesini istemeyen aileler, çoğu zaman ekonomik koşullarını zorlayarak çocuklarını özel okullara yolluyor.Türkiye tarihinin en büyük eğitimde özelleştirme süreciyle karşı karşıyayız.

'Mücadele ederek kazanabileceğimize inanıyoruz'

Biz 17 Eylül'de laik eğitim isteyeceğiz, çünkü iktidara bizim yaşam tarzımızın laiklik olduğunu bir kez daha ifade etmemiz gerekiyor. Bilimsel eğitim isteyeceğiz, çocuklarımızın açık fikirli ve dünyayla uyum sağlayan, soran, sorgulayan bireyler olmaları için. Demokratik eğitim isteyeceğiz, eğitimdeki her karar alma sürecine öğretmenler, veliler, öğrenciler olarak katılabilmek için. Anadilde eğitim isteyeceğiz, çünkü biliyoruz ki bir bireyin kendi anadili, kendini geliştirebildiği en güçlü araçtır. Parasız eğitim isteyeceğiz, çünkü kamusal eğitimin en önemli özelliği eşit bir eğitim olmasıdır. 

Bu isteklerimizin tamamını mücadele ederek kazanabileceğimize inanıyoruz. Herkesi 17 Eylül günü Kartal Meydanı'nda buluşmaya davet ediyoruz."

Özgür Bozdoğan'ın sözleri ardından basın açıklaması sona erdi.