CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, kendisinin de katıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin güvenliğiyle ilgili toplantıya ilişkin kulislerden sızan “Süleyman Soylu ile Pervin Buldan’ın, Hakkâri’de SİHA’lar tarafından bombalanarak öldürülen yurttaşlar hakkında tartıştığı” iddiası hakkında bilgi verdi.

“SİHA gündeme geldi”

RS FM’de Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programının konuğu olan Hakverdi, toplantının asıl konusunun Hakkâri’de ölen kişiler olmadığını, Meclis’in güvenliğiyle alakalı İçişleri Bakanlığı’nın sunumunda İnsansız Hava Araçları'nın (İHA) da kullanılmak istenmesi üzerine HDP’li Pervin Buldan’ın itiraz etmesi üzerine, SİHA'nın gündeme geldiğini ifade etti.

Buldan’ın İHA'larla Hakkâri’de sivil yurttaşların öldürüldüğünü belirtmesi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ölenlerden iki kişinin ismini verdiğini ifade eden Hakverdi, şunları söyledi: 

“İçişleri Bakanı’nın yaptığı sunumda yer alan güvenlik tedbirleri içinde bir de Meclis binasının üzerinde özellikle Meclis’in yoğun olduğu günlerde İHA uçurulması önerisi vardı. Bu konuyla ilgili Pervin Buldan söz aldı, Pervin hanım böyle bir güvenlik önlemine gerek olmadığını ve bu dronelarla Hakkâri’de insanların öldürüldüğünü, öldürülenlerden birini bizzat tanıdığını belirtti. 

Pervin hanımın sözleri üzerine İçişleri Bakanı, öldürülenlerden iki kişinin ismini telaffuz ederek, ‘Bunlar terör örgütüyle beraber hareket ediyorlardı. Bu sebeple drone tarafından vuruldular.’ dedi.“

“Açıklamalar yeterli değil”

Hakverdi, İçişleri Bakanı’nın açıklamalarının kendisini tatmin etmediğini belirterek, “İçişleri Bakanı’nın açıklaması beni tabii ki tatmin etmedi. Çünkü baştan bu tip bir olayın yaşanmadığı söylendi, sonra öldürülen kişilerin terör örgütüyle irtibatlı olduğu ifade edildi. Öldürülen kişiler hakkında bir belge, bir arama kararı, bir inceleme var mı?” diye konuştu.

“Devlet özür dilemesini bilir”

CHP’li Hakverdi, tartışma sırasında İçişleri Bakanı’nın “Ortada bir yanlışlık var ise de, devlet ölenlerin ailesinden özür dilemesini bilir” dediğini de ifade ederken, Soylu’nun sözlerine “Böyle bir şey olabilir mi? Devlet nasıl özür dileyecek? Ölmüş adam.” diyerek tepki gösterdi.

“İnkar, kabullenme, özür”

Hakverdi sözlerini şöyle sürdürdü: 

“En başta inkâr, sonra kabullenme, en sonunda da ‘yanlışlık varsa da özür dileriz’. Hangisine inanacaksınız? Devletin işi, yargısıyla gerçeği açığa çıkarmak. Ama bunu örttüğünüz zaman terörü beslemiş olursunuz.”

İçişleri Bakanlığı’nın Meclis’in güvenliğine ilişkin yaptığı sunumda ortaya çıkan bilgilerden en önemlilerinden birisi de “gazetecilerin kulislere girişinin yasaklanması”yla ilgili. Hakverdi, oy çokluğuyla kabul edilen kararda “Milletvekilli danışmanları dahil, milletvekilleri dışında kulislere girmesi yasak.” şeklinde bir hükmün de bulunduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle noktaladı: 

“Yani milletvekillerinin danışmanları, yakınları, gazeteciler kimse kulise girmeyecek. İçişleri Bakanlığı’nın sunumunu Meclis’te oylatarak, oy çokluğuyla geçirdiler. Gazeteciler kulislerde milletvekilleriyle görüşürler, kulis bilgisi diye bir şey vardır. Bunu bile kaldırdılar.”

(Fotoğraf: DHA)