Evrensel'de yer alan habere göre barış imzacısı akademisyenlere, Sur, Cizre, Silopi gibi ilçelerde sokağa çıkma yasakları ve ölümlerin durması, barış ortamının yeniden tesis edilmesini istedikleri için “terör örgütü propagandası” iddiasıyla dava açıldı. Ayrı ayrı dava açılması nedeniyle toplam kaç akademisyene dava açıldığı henüz bilinmiyor. 

11 Ocak 2016 tarihinde ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlığıyla yayımlanan bildirinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet temsilcileri tarafından  hedef gösterilen akademisyenler hakkında jet hızla soruşturmalar açılmıştı. Akademisyenlerin bir kısmı da KHK’lerle ihraç edilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da ocak 2016 tarihinde bildiride imzası bulunan 1128 akademisyen hakkında resen soruşturma başlatmıştı. 

‘Bu metin terör propagandasına sokulamaz’

Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Görkem Doğan, Evrensel Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, haklarında soruşturma açılan akademisyenlerin bir kısmına ayrı ayrı mahkemelerde açılmış dava celpleri geldiği bilgisini verdi. “Terör örgütü propagandası” suçlamasıyla açılan davaların duruşma tarihinin de aralık ayına verildiğini belirten Doğan, suçlamaya değindi. “Barış bildirisinin terör örgütü propagandasına sokulması mümkün değil” diyen Doğan, bildiride “Terör örgütünün şiddet eylemlerini” övücü, teşvik edici veya meşru gösteren nitelikte tek bir ifade olmadığını söyleyerek “Bu yüzden daha önce haklarında dava açılan 4 arkadaşlarımız Esra Mungan, Kıvanç Ersoy, Muzaffer Kaya, Meral Camcı hakkındaki ‘Terör örgütü propagandası’ suçlaması TCK. 301. maddeye çevrildi” dedi. Ortada bir suç olmadığını dile getiren Doğan, mahkemelerin de buna uygun karar vermesini umduğunu ifade etti.

Hakkında dava açılan Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri de, “Bir soruşturma açılmıştı onun davaya dönüşmesini bekliyorduk. Şaşırtıcı olmadı” dedi.