Cumhuriyet'in aktardığına göre Manisa Medya TV’nin sorularını yanıtlayan Arınç, ABD’deki Rıza Sarraf davasını değerlendirdi. Arınç, Türkiye’nin İran’a yönelik ambargoyu deldiği iddiası için “Altın ticareti üzerinden İran’la bir iletişim kuruldu. Biz bu ticareti Türkiye’nin menfaatlerini düşünerek yaptık. Bir sistemi delmedik. Yaptığımız yasal bir şeydi. Zarrab ailesi ‘ben bu işi yaparım’ dedi. Partner banka Halk Bankası’ydı. Buradan oraya para gidecek, oradan buraya para gidecek” dedi.

'Zarrab bol bol dağıtmış'

Arınç, “Zarrab bu işleri yaparken, işlerini kolaylaştıracağını düşündüğü insanlara bol bol dağıtmaya başlamış. Halk Bankası’yla olan ilişkilerinde ve altın ticaretiyle ilgili bazı kişilere para dağıtmaya başlamış. Bu daha önce 17- 25 Aralık’taki tapelerde de çıktı. Kimin ne aldığını, ne sattığını bilecek durumda değilim. Bizim hükümet olarak izin verdiğimiz ve Amerika’nın da onay verdiği sistem dışında kimin ne halt ettiği konusunda hiçbir bilgimiz yok” ifadelerini kullandı. 

'Kimsenin aklına 'Erdoğan şunu mu yaptı' gelmesin'

Arınç, “Bu işlerin içerisinde hükümetimiz kurumsal olarak, kurumsal olarak diyorum, içlerinde suçlanan bakanlar da var. Ama hükümetin yaptığı iş yasalara uygun, uluslararası hukuk ve finans sistemine uygun. Hiç kimsenin aklına ‘Erdoğan şunu mu yaptı’ gelmesin. Biz temiziz arkadaş” diye konuştu.

'Zarrab'ın iyi eğitim aldığı görülüyor'

Arınç, Türkiye’de yargıya olan güvenin arttığını savunurken, “Ama ülkemizin hiçbir döneminde bu kadar itirafçı bolluğu yaşanmadı. Onun ismini ver… Yoldan geçerken gördüm, çay içmiştik diyorlar. İtirafçılığın amacı bir örgütün suç işlemeyi önleme konusunda bilgi vermesi ve suç işlendikten sonra büyük olayların çözülmesine yardımcı olmaktır. Burada Zarrab’ın birileri tarafından iyi eğitim aldığı ve amacın Türkiye’yi zor durumda bırakmak olduğu görülüyor. Eğer bir usulsüzlük yapıldıysa Halk Bankası’na ceza verilebilir ama buradan Türkiye hükümetini siyasi bir ablukaya almak olmaz” dedi.

'Bana hediye getirseydi onu kafasında parçalardım'

Dönemin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci tarafından Sarraf’a ödül verilmesi için de Arınç, “Plaket vermemek lazımdı. Türk bayrağı önünde adama ‘sen çok iyi bir adamsın, bak Türkiye’nin cari açığını düşürmüşsün’ dememek lazımdı. Ben hayatım boyunca bunlardan kaçtım, o yüzden maaşımdan başka bir şeyim yok. Ben hükümet sözcüsüyüm, benim yanıma gelip ‘hükümet sözcüm size bir hediye getirdim’ deseydi onun kafasında parçalardım. Onu kapıdan kovardım. Bu yüzden kimse de kapımı çalmadı. Bu nasıl olabilir? Şimdi Numan Bey’in (Kurtulmuş) düştüğü hale bakın. Adama plaket veriyor. Benim elim gitmezdi, vermezdim. Bunları öngörmek lazım. Bu adam kim, ben bu adama neden plaket vereceğim? Bu adamın meşruluğu Ebru Gündeş’in kocası olmaktan geliyor. Bana ne?” ifadelerini kullanması dikkat çekti.

'Bazıları gazoz içip rahatlıyor ama ben hazmedemem'

Arınç’ın “Bazı iddianameler var ki, suçun unsurları yok. Suçun unsurlarının olmadığı bir iddianameyle dava açılıp bu insan tutuklanırsa ben hazmedemem. Bazıları belki gazoz içip rahatlıyorlardır ama ben hazmedemem” sözleri de dikkat çekti.

Zeybekci, 'rahatsız olmadım' demişti

Arınç'ın bahsettiği ödül hakkında konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "'Bahsi geçen şirket birinci olmuş. O ana kadar bilmiyorduk, bilseydik ne olurdu bilmiyoruz. Ekonomi Bakanı olarak vicdanen rahatsız olmadım" demişti.

Kurtulmuş ise "Keşke bu töreni düzenleyenler kime ödül vereceğimizi bize önceden söylemiş olsalardı. Eğer önceden bu isme ödül vereceğimi biliyor olsaydım, o karenin içerisinde yer almazdım" ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ise kısa bir zaman önce ödülü kime vereceklerini bilmediklerini savunmuştu.

(Fotoğraf: DHA)