2017 yılında eğitimde uygulanan gericileştirme politikaları, binlerce öğrenciyi etkileyen sınav sistemindeki değişiklikler sene boyunca tepkilere neden olmuştu. Hepimiz İçin Laik Eğitim Meclisleri'de bu senenin bilançosunu açıklayarak 'Türkiye'de eğitim sistemi 2017'de de sınıfta kaldı.' dedi. 

Hepimiz İçin Laik Eğitim Meclisleri'nin açıklaması şöyle: 

2017 yılında çocukların ve gençlerin geleceğini karartan birçok uygulama hayata geçirildi. Eğitim gerici uygulamalarla bir adım öteye gitmezken sınavlardaki belirsizlikler milyonlarca öğrencinin eğitim hayatını etkiledi. Türkiye'de eğitim sistemi 2017'de de sınıfta kaldı.

Evrim müfredattan çıkarılırken laikliğe aykırı konular müfredata eklendi
 
2017-2018 eğitim-öğretim dönemi müfredat değişiklikleriyle başladı. MEB tarafından farklı okul düzeylerinde olmak üzere toplam 51 ayrı dersin müfredatı yenilendi. Yenilenen müfredat, 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren kademeli olarak okutulmaya başlandı. Yapılan değişikliklerde evrim müfredattan çıkarıldı, matematik derslerinin saatleri azaltıldı, yerlerine müfredatlarına cihat, kocaya itaat, kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi gibi laikliğe ve bilimselliğe aykırı, eğitimi gericileştiren konular olan dersler eklendi.
 
Öğrencilere 15 Temmuz kitapçıkları dağıtıldı
 
2017-2018 eğitim-öğretim yılı başında ilkokul, ortaokul ve lise kademelerindeki öğrencilere, ders kitaplarının yanında 15 Temmuz Milli İrade Destanı kitapçıkları dağıtıldı.
 
Eğitimdeki Gerici Uygulamalar Arttı
 
Kartal'da öğrenciler tekbirle yürütüldü, bir ortaokulda öğrencilere islam yemini ettirildi, bir anaokulunda kız çocuklarına erkek çocukların ayakları yıkatıldı, başka bir okulda değerler eğitimi kapsamında öğrencilere kabe maketi etrafında tavaf yaptırıldı. Yapılan bu laikliğe aykırı uygulamaların hiçbiri tek tek okullarda yaşananlar değildir. Bunlar bütünsel bir şekilde eğitimde gericiliği yaratma politikasının sonuçlarıdır.
 
Değerler eğitiminin verilmesi MEB eliyle cemaatlere bırakıldı
 
2017-2018 eğitim-öğretim yılına öğretmenlerin öğrencilere “değerler eğitimi” vereceği haberleriyle başladık. değerler eğitimi adı altında saygı, sevgi, adalet gibi konuları öğretmenlerin öğrencilere anlatılacağı söylendi. Ancak bugün geldiğimiz noktada bizzat MEB eliyle iş birliği protokolleri imzalanarak değerler eğitimini cemaatlere ait olduğu açıkça görülen vakıf adı altındaki kurumlar vermeye başladı. Ve değerler eğitiminde anlatılacak her konuya cemaatlerin anlatacağı dini içerikler ve bilimsellikten uzak hurafeler eklendi.
 
Cemaatlerin Okullara Girişi Bizzat MEB Tarafından Sağlandı
 
MEB’in imzaladığı protokoller sonucu Milli Eğitim Müdürlükleri talimatlarıyla cemaatlere ait olduğu açıkça görülen vakıfların okula girişi sağlandı. Cemaate ait bu vakıfların okullarda stant açması, ders saatleri içinde ve dışında eğitimler vermesine dair okullara yazılar gönderildi. Bilimsel bir eğitim verilmesinin koşullarını sağlamak zorunda olan MEB imzaladığı protokollerle öğrencilere bilimsellikten uzak gerici bir eğitim verilmesinin zeminini hazırladı.

TEOG sınavı tek bir kişinin sözüyle yerine ne geleceği belli olmadan kaldırıldı
 
TEOG sınavı Milli Eğitim Bakanlığın haberi bile olmadan tek bir kişinin sözüyle kaldırıldı. Kaldırılırken TEOG'un yerine nasıl bir sistemin geleceği belli değilken "Sınav stresini azaltıyoruz" denildi. Ancak aylar sonra TEOG yerine gelecek sistem belli olduğunda Bakan Yılmaz'ın açıklamasıyla okullar nitelikli ve niteliksiz olarak ayrıldı ve öğrencilerin yeni sistemde de sınava gireceği ortaya çıktı. Aylarca süren belirsizlik ve sınavsız girilecek okulların niteliksiz olarak değerlendirmesi sonucu azalacak denilen sınav stresi eskisinden daha fazla hale geldi.

TEOG yerine gelen mahalli sistemde öğrencilerin İmam hatip tercih etmeme hakkı ortadan kaldırıldı
 
TEOG sınav sistemi yerine gelen sistemde öğrenciler yerleşim yerlerine göre beş lise tercih edecek. İmam hatip okulu sayılarının bu sene diğer senelere oranla daha fazla arttığını ve her ilçede birden fazla imam hatip lisesi olduğu gerçeği karşımızda. Bu durumda ilçesindeki beş okulu tercih edecek çocuğun imam hatip lisesini tercih etmeme gibi bir hakkı olmayacak ve öğrenciler imam hatip liselerine gitmeye mecbur bırakılacak.
YGS-LYS Kaldırıldı
 
7 yıldır uygulanan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme (LYS) kaldırıldı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) getirildi. YKS kamuoyundaki pek çok tartışma sonucunda bir ay içinde 5 kez güncellendi, TEOG gibi burada da öğrenciler için belirsizlik süreç devam etti. Son açıklanan haline göre, eski sistemdeki halinden farklı olarak YKS iki günde üç oturumda tamamlanacak. Öğrenciler önce TYT’ye (Temel Yeterlilik Testi) girecek. TYT’de YGS’den farklı olarak tek bir puan türü olacak. Öğrenciler TYT’nin ardından da YKS’nin ikinci oturumuna girecek. TYT’nin ikinci oturumda ise dört puan türü olacak ve öğrenciler üniversite seçimlerini toplamda bu beş puan türü üzerinden yapacak.
 
Anadolu Liselerinin açılmasında öğrenci sayı sınırı rururken İmam hatip liseleri için kaldırıldı
 
24 Haziran'da yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği ile okul açmaya getirilen 'ilçe nüfusu' zorunluluğu kaldırıldı. Ancak yeni düzenlemede Anadolu Lisesi açmak için en az iki şube mevcudunda öğrenci şartı getirilirken, Anadolu imam hatip liselerinde bu şart yok. Böylece nüfusu az olan ilçe merkezlerinde sadece Anadolu imam hatip liseleri açılabilecek.
 
Şişli EML öğrencilerinin dönem ortasında prefabriklere taşınmasına karar verildi
 
6 bin öğrenci kapasiteli Şişli Endüstri Meslek Lisesi'nin dönem ortasında yıkılması ve öğrenciler prefabriklerde ders görmesine karar verildi. 4 blok, 20 atölye ve 90 dersliğin kış ortasında prefabriğe taşınacak olmasına veliler, mezunlar ve öğrenciler "Barakadan kümes olur okul olmaz", "Prefabrik okul istemiyoruz" diyerek mücadele ediyor.
 
UNESCO Raporu OKullarda Öğretilen Matematik Becerisinin Uluslararası Düzeyde Geride Kaldığını Ortaya Koydu
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) her yıl hazırladığı “Küresel Eğitim İzleme Raporu”, bu yıl Eğitimde Hesapverebilirlik temasıyla 24 Ekim’de yayımlandı. Raporda Türkiye’ye dair çarpıcı sonuçlar olduğu görüldü. Sonuçlar, Türkiye’de öğrencilerin %30’unun matematik becerisinden yoksun olduğuna, engellilerin okul terkinde Türkiye’nin Avrupa’da birinci sırada olduğuna ve öğretmen özerkliğinin 2006’dan 2015’e dek giderek azaldığına işaret ediyor.
 
PISA sonuçlarında Türkiye son 12 yılın gerisine düştü
 
15 yaş grubu öğrencilerin uluslararası ölçekte fen, matematik ve okuma becerilerini ölçen en önemli sınavlardan biri olan PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) Testi 2015 sonuçları açıklandı. Veriler Türkiye’nin uluslararası düzeyde eğitimin açıkça gerisinde kaldığını ve eğitimde reform yapıyoruz denilerek yapılan değişikliklerin eğitim sistemini ileriye değil geriye götürdüğünü gösterdi. Türkiye’nin fen, matematik ve okuma becerilerindeki puanları 12 yıl önceki sonuçların bile altına geriledi. Sıralamada Türkiye, 70 ülke içinde fende 52. sırada, matematikte 49. sırada, okumada 50. sırada yer
aldı.
 
ÖSYM’nin puanlama hatasıyla üniversiteye yerleşen 499 öğrencinin üniversiteye yerleşmediği açıklandı
 
ÖSYM tarafından yapılan 2017 LYS'de ilk kez açık uçlu sorular soruldu. LYS sonrası yapılan kontrollerde, 7 bin 84 üniversite adayının yerleştirme puanlarının yeniden hesaplandığı açıklandı. Üniversiteye yerleştirmede ise bazı okul türlerinde kullanılan ek puan hesaplamalarına ilişkin güncelleme nedeniyle bin 110 adayın ilan edilen yerleştirmesinin değiştiği, bin 628 adayın daha önce bir programa yerleşmemişken yerleşir duruma geldiği, daha önce bir programa yerleştiği ilan edilen bin 499 adayın ise yeni durumda herhangi bir programa yerleşemediği açıklandı.
 
2017 Yılı bütçesinden en düşük pay eğitime ayrıldı
 
Mart 2017’de Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bütçesinden toplam bütçenin %17’sinin eğitime ayrıldığını açıkladı. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TMEB) bütçe ödeneğinin merkezi yönetim bütçesine oranı 2010’dan (%9,84) 2016’ya (%13,38) kadar sürekli artmışken, 2017’de %13,18’e düştü ve 2017’de kamu bütçesinin daha düşük bir oranı MEB’e ayrıldı.

 

Hepimiz İçin Laik Eğitim Meclisleri