Partinin açıklamasının tamamı şöyle:

2018 hem zorluklarla hem de mücadelelerle başladı.

Asgari ücret 1603 TL oldu ve 1608 TL olan açlık sınırının yine altında kaldı. Asgari ücret zammı ulaşıma, ekmeğe, elektriğe kısacası zaruri ihtiyaçlara yapılan zamların yanına bile yaklaşamadı.

Patronlara “OHAL’i sizin için çıkarıyoruz” diyenler iş başında. OHAL yine uzatılıyor. Metal işçilerinin grev kararının yine yasakla durdurulmak istenmesi gündeme geldi. Taşerona kadroyu bile mecliste görüşerek değil KHK ile düzenleyen saray rejimi yine sahnede.

Çocuk istismarı suç, bilimsel eğitim ise şarttır

Evet cebimiz dolmuyor ama, bari olanı çocuklarımıza harcayalım, iyi eğitim alsınlar diyoruz. Gelin görün ki, okullarda çocuk istismarı haberlerinden geçilmiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çocuk istismarından yargılanan ve suçunu itiraf eden bir öğretmene 2 ay maaş kesim cezası verip başka okula atadığını öğreniyoruz.

“9 yaşındaki çocuklar evlenebilir” anlamını içeren yazıları internet sitesinde yayınlayan Diyanet, tepkiler üzerine açıklamaları kaldırıp, yalanlıyor. Daha bunun yankıları sürerken, bir de duyuyoruz ki, Diyanet okullarda vaiz görevlendirerek çocuklara din eğitimi verecekmiş. Erdoğan’dan Boğaziçi Üniversitesi için “Milli değerlere yaslanmıyor” açıklaması geliyor. Bilim değil, ne anlama geldiği belirsiz “milli değerler” kriter sayılıyor, geleceğimiz karartılıyor.

Saraylılar değil asgari ücretliler konuşacak

Cebimizin boş bırakılması, çocuklarımızın niteliksiz ve bilimsellikten uzak bir eğitime mecbur bırakılması, üstüne bir de söz ve karar hakkımızı yani en temel vatandaşlık hakkımızı kullanarak seçtiğimiz millet meclisinin tamamen yok sayılarak KHK’larla yönetilir hale gelmemiz sabır taşını çatlatmakta.

İşte 2018 böyle başladı. Ama biliyoruz ki işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluklar sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada gündemde. İran’ın ardından şimdi de Tunus’ta halk meydanlarda. Artan işsizliğe, zamlara karşı tepkiler her yerde sürüyor.

2018 yılı halkın meydanlarda ekmeğini, eğitim hakkını istemesi; adalet için, söz hakkı için mücadele etmesi ile başladı. Böyle de devam edecek.

2019 seçimleri öncesinde siyasi tartışmaların yoğunlaştığı Türkiye’de, haklarını isteyen milyonların mücadelesinin de yoğun olacağı günler bizi bekliyor. Hazırlanalım.