ilerihaber'in haberine göre; HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan seçim çalışmaları kapsamında Urfa'nın Birecik ilçesinden sonra Suruç'a geçti. Aligor mahallesinde seçmenleri tarafından karşılanan Buldan ve HDP'nin Urfa adayları araç konvoyu ile Suruç ilçe merkezine gitti.

Uzun bir konvoy şeklinde ilçede tur atan HDP'liler esnaf tarafından selamlanırken, Suruçlular da balkonlarından zafer işareti yaparak HDP'nin konvoyuna ilgi gösterdi.

Suruç seçim bürosu önünde toplanan halka HDP’nin Urfa milletvekili adayları tanıtıldı.

Burada konuşan Pervin Buldan, Suruç halkının ağır bedeller ödeyen büyük acılar çeken bir halk olduğunu söyledi. Buldan, “Suruç halkı bu acıları çekerken bu bedelleri öderken hiç kimsenin önünde de diz çökmedi. Sizlerin direnişidir bizleri ayakta tutan. Sizlerin bu moralidir bize güç veren iyi ki varsınız” dedi.

Buldan'ın konuşmasında öne çıkan kısımlar şu şekilde:

“Güle güle diyeceğiz AKP’ye. Bu ülkede bu kadar acılar varken, yeni yeni bedeller ödetmenin yeni yeni acıların politikasını yapıyorlar. İki gündür bu ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan alanlarda ve meydanlarda idamı savunan bir söylem içerisine girmiş. Bu ülke idamları gördü. Deniz Gezmişlerin, Adnan Menderesin, Seyit Rıza’nın idamına tanıklık etti. Ancak o tarihler Türkiye açısından bir utanç tablosudur. Şimdi yine aynı zihniyetle aynı anlayışla idamı gündeme getiren AKP Hükümetine karşı bütün Kürtleri kendisine insanım diyen herkesi karşı çıkmaya çağırıyoruz. Çünkü idam bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçunun işlenmesine asla izin vermeyeceğiz.

Tayyip Erdoğan da biliyor ki artık kaybetti artık gidiyorlar. Çünkü artık halk onlara onay vermiyor” diyen Buldan şunları söyledi: “Suruçlular Urfalılar onay vermiyor. Suruç halkının iradesini gasp ettiler. Belediyeye kayyım atadılar. Ancak o kayyımın anlayışı beton anlayışıdır. Bu gün bu ülkeyi yönetenler aynıdır aynı zihniyeti taşıyor.

Söz veriyoruz önümüze konulan ilk sandıkta belediye, seçiminde de milletvekili seçiminde de cumhurbaşkanlığı seçimin de de Urfa halkı öyle bir ders verecek ki bir daha kendilerine gelemeyeceklerdir."

(Kaynak: MA)