CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, geçen yıl 15 Haziranda başlayıp, 9 Temmuzda sonlandırdığı Adalet Yürüyüşü'nün belgeseli Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'nun kardeşi Mutlu Kerimoğlu'nun sahibi olduğu Ulgar Yapım tarafından "Hak-Hukuk-Adalet" diye hazırlandı. Adalet Yürüyüşü belgeselinin  Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi’nde (BKSM) yapıldı. Galaya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katılıyor. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

"Berberoğlu’nun haksız yere cezaevine girmesi son damlaydı"

Enis Berberoğlu’nun haksız yere cezaevine girmesi son damlaydı ve bardağı taşırdı. Sesimizi sadece sağırlar ve birileri duysun diye değil. Milyonların adalet diye haykırdığını bütün dünyaya göstermek için yürüdük. Yürümez dediler, Bolu Dağı’nı aşamaz dediler, Her santimini yürüdük.

Milyarları harcayacaksın, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla yaptığın Saray’ın maliyetini milletten gizleyeceksin! Bu en büyük adaletsizliktir. Yaptığın harcamaların hesabını vereceksin! Demokrasi budur.

"En büyük zararı yargı camiası alıyor"

81 milyon vatandaşım eline vicdanını koysun: Bir hakim üstelik Danıştay’da bir hakim bir partinin kadın kolları başkanı gibi tweet atarsa, o hakimi orada tutanda adalet kavramı yoktur. O yargıç orada duruyorsa hâlâ istifa etmemişse en büyük zararı yargı camiası alıyor. Sevgili hakim kardeşim görevinle istifa edeceksin, görevinden çekilmeyip, orada oturuyorsan açık ve net söylüyorum: Sen onursuz bir yargıçsın.

"Seçimde adalet istiyoruz"

Birinin elini kolunu bağlayacaksın. Diğerinin arabası var uçağı var. Nereden geldiği belli olmayan serveti var. Sonra eşit şartlarda seçim vs vs. Seçimde adalet yok. Seçimde de adalet istiyoruz. Geldiğimiz noktada allak bullak edilen bir eğitim sistemi var. Bizim çocuklarımız kobay olarak kullanılıyor. Eğitimde de adalet istiyoruz. Yaşamda da adalet istiyoruz. Kimsenin yaşam tarzından siyasi görüşünden dolayı dışlanmadığı. Caddede sokakta birbirimize selam veremeyecek noktaya geldik. Medyada da adalet istiyoruz. Vatandaş kendini yaktı. Hiç haber yapılmadı ta ki ben Meclis’te dile getirene kadar. Bu adalet yürüyüşünü medya bağımsız olsun diye yaptık.Bu adalet yürüyüşünü toplum özgüveni yüksek bir toplum olsun diye yaptık. Bu adalet yürüyüşünü güçlü biziz, adaleti getirecek olan biziz demek için yaptık. Hangi siyasi görüşten olursak olalım. Adaletin mücadelesini yapmak zorundayız. 450 Km’ye yakın adalet için yürüdüysem benim bu milletten beklentim vardır. Bireysel beklentim yok. Ama bu topraklarda bir kişi haksızlığa uğruyorsa ben rahat değilim. İhaleler yandaşlara dağıtılıyorsa ben rahat değilim. Toplumun da rahat olmaması lazım. Herkes sandığa gitsin ve oyunu kullansın. Sadece kendimiz değil, komşumuzu arkadaşımız beraber gitmeliyiz sandığa. İlk kez sivil darbe döneminde sandığa gidip buna son vereceğiz. Duvara yıktığımızda dünyaya görkemli bir mesaj vereceğiz. Her birimizin tek tek sorumluluğu var.