İstanbul’da bir hastanede 5 ayda 38’i 15 yaşından küçük, toplamda 115 çocuğun hamile olarak kaydedilmesine karşı tepkiler büyüyor. Bakanlığın ve İstanbul Valisi’nin de yaptığı açıklamalar da tepkiye neden oldu.

İzmir Kadın Meclisi de bugün açıklamalara ve yaşanan olaya ilişkin bir eylem yaptı. Eylemde Sağlık Bakanlığına bu tür olayların denetilmesi çağrısı yapıldı.

Yapılan açıklama şu şekilde:

İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 5 ayda 38’i 15 yaşından küçük, toplamda 115 çocuk hamile olarak geldi. Olay, hastanede görev yapan sosyal hizmet uzmanın, 1 Temmuz 2001 doğumlu bir çocuğun hamile olduğuna ilişkin kayıtların hastane sisteminde ve sosyal hizmet biriminde tutulmadığını fark etmesiyle ortaya çıktı. Sosyal hizmet uzmanı, tutanak tuttu ve konuyu savcılığa bildirdi. Savcılık, başhekim yardımcıları hakkında İstanbul Valiliği’nden soruşturma izni istedi. Ancak valilik bu talebi reddetti. İstanbul Valiliği, çocuk istismarının cezalandırılmasını, istismarın üzerini örten hastane hakkında gereğinin yapılmasını engelledi. 115 hamile çocuğun istismarını ortaya çıkaran sosyal hizmet uzmanı hakkında inceleme başlatıldı ve görev yeri iki kez değiştirildi. 2017 yılında 387 çocuk cinsel istismara uğradı. Ancak bu sayı; basına yansıyan haberlerden toplanan verilerdir. Türkiye’de sadece tek bir hastaneye, sadece beş aylık süre içerisinde 115 çocuk, hamile olarak geldi ve bu kayıtlar gizlendi. İstanbul ve CEDAW sözleşmelerine göre hükümet, çocuk istismarı verilerini tutmak ve açıklamakla yükümlüdür. Çocuk istismarı verilerini asla açıklamayan hükümet ve gizleyen sağlık kuruluşları dikkate alındığında bir yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısının 387’nin üstünde olduğu açıktır. 115 çocuğun uğradığı cinsel istismarı ortaya çıkaran sosyal hizmet uzmanı; görev yaptığı hastaneye, yılda ortalama 450-500 hamile çocuğun geldiğini söylüyor. Sağlık Bakanlığı açıklasın; her yıl kaç çocuk hamile olarak hastanelere başvurmaktadır? Hükümete soruyoruz; bir yılda kaç çocuk istismara uğramıştır? Bu olay, üzeri örtülen ilk çocuk istismarı vakası değildir. ENSAR Vakfı ve diğer tarikat, cemaat bağlantılı yurtlarda, Karaman’da, Dikili’de çocukları istismar edenler, “babanın kızına şehvet duyması haram değil” fetvasıyla ensesti, “küçüğün rızası” söylemiyle çocuğun cinsel istismarını aklayanlar, “Bir kereden bir şey olmaz” diyen dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, müftlülük yasasını kadınlara rağmen meclisten geçirenler, çocuk istismarının araştırılması ve önlenmesine dair önergeyi reddedenler bu suça ortaktır. Diyanet İşleri Bakanlığı, geçtiğimiz haftalarda 9 yaşına giren kız çocukları ve 12 yaşına giren erkek çocuklarının evlenmesine onay veren fetvayı yayınlayarak; çocukların okul sıralarında olması, sokakta oyun oynaması gereken yaşları; evlilik yaşı olarak lanse edip çocukların cinsel istismarının önünü açmıştır. İstanbul Valiliği’nin; 115 çocuk istismarının üzerini örtmesi, hükümetin yıllardır sürdürdüğü çocuk istismarının önünü açan politikaların sonucudur. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı olay ortaya çıktıktan ve kadınlar tepki gösterdikten sonra; her ne kadar hastane hakkında inceleme yapılacağını açıklamış olsa da, tek bir hastane hakkında yapılacak inceleme yetersizdir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hiçbir denetleme mekanizması yok mudur? Açıkça belli olmaktadır ki, çocukların cinsel istismarı tek bir hastanede gizlenmemektedir. İstismara uğrayan çocukların; hastanedeki tüm doktorlar, tüm personel tarafından sistemli bir şekilde gizlenmesi bunun fiili bir uygulama olduğunu, hastanelerde işleyişin böyle olduğunu göstermektedir.

Diğer hastanelerde ne oluyor? 

Çocuk istismarını engellemek yerine meşrulaştıran açıklamalar yapan İstanbul Valisi Vasip Şahin, 115 çocukla ilgili soruşturma yapılmamasını “yasaya uygun” diyerek savunuyor. Vali Şahin; görevini yerine getirmemekle kalmayıp “15 yaşın üstündeki çocukların gebeliklerinin bildirilmesi zorunlu değil” diyerek gerçeğe uygun olmayan açıklamalar yapıyor. Çocuk istismarının ortaya çıkarılmasını ve savcılık tarafından soruşturma başlatılmasını engelleyen İstanbul Valiliği ve İstanbul Valisi Vasip Şahin hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır. Kendisine bağlı devlet hastanelerinde ne olduğunu bilmeyen, gereken denetimi yapmayan, savcılığa ve valiliğe intikal eden çocuk istismarı suçlarından haberdar olsa da harekete geçmeyen Sağlık Bakanlığı, 115 çocuğun istismarının sorumlusudur. Sağlık Bakanlığı; derhal, tüm hastanelere hamile olarak giriş yapan, cinsel istismara uğrayan çocuk sayısını açıklamak zorundadır. Geç kalmış bir inceleme ile göz yumdukları, üzerini örttükleri çocuk istismarı suçlarından sıyrılamayacaklar. Tek bir hastanede yapılacak inceleme; sizleri, toplumun yarısı olan kadınların tepkisinden kurtaramayacak. Geçtiğimiz hafta “Çocuğun cinsel istismarında iyi hal indirimi artık uygulanmayacak.” açıklaması yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, çocukların cinsel istismarı suçu bizzat devletin hastanesi tarafından gizlenirken ne yapıyordu? Açıklama ve gerçekleştirilmeyen sözler değil, kanuni düzenlemeler istiyoruz. Gerçekleştirmediğiniz vaatler verip her geçen gün çocuk istismarını aklamanıza, gizlemenize izin vermiyoruz. Soruyoruz; çocuk istismarının üstünün örtülmesine göz yuman bakanlıklarınızın, valiliklerinizin görev tanımı nedir? Sizlere ayrılan bütçeyi neye harcıyorsunuz? Hangi meselelerle meşgulsünüz? Boşanma Komisyonu mu önceliğiniz yoksa çocuk istismarları mı? Kadın ve çocuk düşmanı yasalarınızı bir gecede meclisten geçirebiliyorken, kendinize bağlı hastaneleri mi denetleyemiyorsunuz? Denetlemek bir yana, tıpkı İstanbul Valiliği’nin yapmaya çalıştığı gibi çocuk istismarının üzerini örtebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Nasıl ki çocuk istismarının önünü açan utanç önergenizi meclisten geçirtmediysek, nasıl ki Bursa’daki, kadınlara ayrı pembe vagon uygulaması tepkilerimiz sonucu kaldırıldıysa; kadınlar, çocuk istismarının üzerini örtmenize de izin vermeyecek.