Özgecan Aslan, Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste cinsel saldırı girişiminin ardından yakılarak öldürülmüştü. Özgecan Aslan cinayeti, Türkiye’de artan kadın cinayetleri, cinsel saldırılar, kadına yönelik şiddette bardağı taşıran son damla olmuş ve bütün toplum meydanlara dökülmüştü. Türkiye’nin neredeyse her ilinde yapılan eylemlerde öne çıkan talep, kadın cinayetlerinin durdurulmasıydı.

Özgecan’ın katillerine verilen indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası emsal niteliğinde oldu. Kadın hareketinin mücadelesi sonucu, kadın cinayetlerinde ve kadına yönelik suçlarda ceza indirimlerinin uygulanmamasını öngören ve toplumda “Özgecan Yasası” olarak adlandırılan kanun teklifi meclise sunuldu. Teklif halen mecliste bekletilse de, kadınlar mücadeleden vazgeçmedi, Türkiye’nin 81 ilinde tek tek takip edilen davalarda ceza indirimleri uygulanmasının önüne geçildi.

Yaşasın Aslan: Toplum birleşti, herkes elini taşın altına koymalı

Özgecan’ın ölüm yıldönümünde, Özgecan’ın amcası Yaşasın Aslan görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Niyetimiz ve isteğimiz şu ki; önce ülkemizde, sonra dünyada sevginin barışın hakim olması, kadına yönelik şiddetin engellenmesi. Bu geçen süre içerisinde, bu tür haberleri duyduğumuz zaman elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ancak dileğimiz artık toplumun kendine gelmesi. Bunların sadece kanunlarla da çözüleceğine inanmıyorum. Sorumluluk sahibi bütün insanların elini taşın altına koymasıyla çözülecek bir sorun bu.

Bu olay sayesinde bunu iddialı olarak söylüyorum. Belki de Kurtuluş Savaşı’ndan bu tarafa toplumun her kesimi din, dil, ırk ayrımı olmaksızın herkesin birleştiği, canının yandığı ve artık bir şey yapılması gerektiği bir olay haline geldi. Toplum bu kadar birleşmişken biz çok umutlandık, umudumuz kaybolmuş değil; fakat keşke herkes elini taşın altına koysaydı. Biz toplum olarak çocuklarımıza sahip çıkmalıyız.

Başka Özgecanlar olmayacak

Özgecan Aslan cinayetinin ardından geçen 3 yılda kadın cinayetleri, kadına yönelik her türlü şiddet ve çocuk istismarı giderek attı. Ancak kadınların mücadelesi de artarak devam ediyor. Özgecan’ın ölüm yıldönümünde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, kadınlar mücadeleye çağırıyor: