Meclis’te kurulan Boşanma Komisyonu’nun çalıştığı rapor taslağının tartışmalı önerilerinden biri “nafaka hakkının evlilik süresine göre belirlenmesi” idi. Kadın örgütleri bu öneriyi, ‘nafaka hakkı kısıtlanıyor’, ‘kadın istese de boşanmaktan caydırılıyor ve sosyal yardımlara bağımlı hale getiriliyor” diyerek eleştirmişti. Bu öneriyi, “çok kısa süren birlikteliklerde süresiz yoksulluk nafakası ödenmesi nafakayı ödeyene orantısız ceza haline geliyor” diye savunan AK Partili Komisyon Başkanı Ayşe Keşir ise, “Saha çalışmalarında görüldüğü üzere, çok kısa süren (birkaç gün), hatta fiili birliktelik gerçekleşmemiş ve/veya eşit kusurluluk halindeki boşanmalarda, eşlerden birinin süresiz olarak yoksulluk nafakası ödemesi, bu nafakayı ödeyen eş için orantısız bir ceza haline geldiği ifade edilmiştir. Yoksulluk nafakasının süresiz olarak verilmesi, bir sorun olarak belirtilmiştir. Bunun aynı zamanda kadının güçlenmesinin önünde bir engel olduğu da söylenmiştir” diye konuştu.

Adalet Bakanlığı’nda, nafaka hesaplamasında 5 alternatifli bir çalışma yürütülüyor. Meclis’teki Boşanma Komisyonu, hazırladığı önerileri Adalet Bakanlığı’na sunmuştu. Adalet Bakanlığı’nda, hem Meclis Komisyonu’ndan gelen öneriler, hem de Yargıtay başta olmak üzere ilgili birimlerden alınan görüşler doğrultusunda bir hazırlık başlatıldı.

5 aşamalı sınır

Henüz hazırlık aşamasında olan çalışmada, “nafaka”nın “ömür boyu” değil, 5 aşamaya göre belirlenmesi öngörülüyor. Buna göre nafaka, “evli kalma süresi”, “çocuk olup olmaması”, “boşanan kadının yaşı”, “gelir durumu” ve “kusur durumu” dikkate alınarak hesaplanacak.

Boşanan çiftlerin bu 5 koşulu hangi oranda taşıdıkları, nafakanın hesaplamasında etkili olacak. Mahkeme, 3 yıl, 5 yıl gibi sürelerle nafaka ödenmesine karar verebilecek. Kadına ödenecek nafakada, boşanmada kadının “kusur” derecesi önem taşıyacak. Kadının boşanmadaki kusurunun yüzde 50’nin üzerinde olması durumunda  mahkeme, nafaka verilmemesi yönünde karar alabilecek.