Geçtiğimiz hafta 35. kez ‘SUÇ VE CEZA’ ile seyirci karşısına geçti ‘YABANCI SAHNE’ oyuncuları. Sanat ve sanatçı algısının tamamen değiştiği, sanatın bir gereksinim değil, entellektüel şımarıklık sayıldığı, toplumun bireye bireyin topluma tamamen yabancılaştığı bir zamanda ‘yabancı sahne’ olarak kendilerini ifade eden ekip geçtiğimiz yıl perdelerini açtı.

Bu ikinci sezonlarında da devam etmekte olan ‘ SUÇVE CEZA’ farklı bir bakış açısıyla buluşuyor seyirciyle.

Herkesin okumaktan keyif aldığı eseri yönetmen Deniz Şen Hamzaoğlu’nun hayal dünyasından seyri ayrı bir tat bırakıyor insanda.

Aynı zamanda eseri oyuna uyarlayan Deniz Şen Hamzaoğlu oyunculuğuyla da bize tiyatronun özlediğimiz; abartıdan uzak, insana yakın, kendimize uzaklaşmadan sorgulama ve keşfetme farkındalığını yaşatıyor.

Klasik bir eseri, yeni bir dramaturji ve çağdaş sahneleme tekniği ile buluşturuyor seyirciyle...

Ekibin hakkını yememek gerekiyor. Birlikte yola koyulmanın ne demek olduğunu bize oyunun bütününde içeri girdiğimiz andan itibaren ışığından oyunculuğuna kadar en iyi şekilde ifade ediyorlar zaten. Alya, Sonya ve Natalya rolleriyle karşımıza çıkan Gülay Say ve Raskolnikof rolüyle dikkatimizi çeken Yılmaz Aydın oyunculuktaki ustalıklarını oyun boyunca uyum içinde birleşen enerjileriyle en iyi şekilde hissettiriyorlar.

Dekorun olmadığı oyunda zaman ve mekan kavramını bize hatırlatan, oyunun bir sorgulamasını da notalarıyla ruhumuza kazıyan çellist Burçak Demir’i de unutmamak gerekiyor.

Yani... YABANCI SAHNE hep bir ağızdan sistemin yok ettiklerini bize ifadelendirip sorgulama ve sindirmemize yardımcı oluyor.

SUÇ VE CEZA her hafta Hayal Kahvesi’nde seyircisiyle buluşmaya devam ediyor.

Tercih etmeniz dileğiyle... İyi seyirler...