Yaşadığımız katliamın şokunu henüz atlatamamış ve kafamızda (sadece barış için haykırdığımız bir alanda neden kanla karşılaşmış olduğumuzu çözemediğimiz) birçok soru varken bir isyan cümlesi kulaklarımda çınladı: Bir yakını ölmüş kadın kardeşimiz ‘’Acılı değilim, öfkeliyim, çok öfkeliyim’’ diye haykırıyordu kameralara.9 Ekim gecesi Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile İstanbul’dan Ankara’ya BARIŞı haykırmak için güle oynaya yola çıkmıştık. Otobüste söylediğimiz marşlar, mola yerlerindeki çektiğimiz halaylar, içilen sıcak çaylarda hep özgür,adil,barış içindeki yarınların hayalleri ve umudu vardı. Sabah saatlerinde Ankara tren garına vardığımızda aynı coşkuyu, aynı umudu bizimle birlikte aynı hedef için yola çıkmış tüm insanların gözünde gördük.Çok heyecanlıydık; yaklaşık 100.000 kişi hep bir ağızdan tüm Türkiye’ye hatta dünyaya barış diye haykıracaktık.

Belki de tarihi bir olaya imzamızı atacaktık. Saatler 10.04 ‘ü gösterdiğinde insanları öldürmesiyle meşhur katil sahneye çıktı ve Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamına imza attı. Bu katliamla beraber; yıllardır erkek eli ile öldürülen tüm kadınların katillerine, ceza indirimlerinin kalkmasını istediğimiz yasayı hayata geçirmeyerek zemin hazırlamakla kalmamış, kadınların hayatının son bulmasına da bizzat imza atmış oldu. Kadın milletvekili adayımız, kadın öğretmenimiz, kadın parti yöneticilerimiz, tiyatro oyuncusu kadın kardeşimiz, üniversite öğrencisi genç kadın kardeşlerimiz, temizlik işçiliği yapan ve bu yıl üniversiteyi kazanmış başka bir genç kadın kardeşimiz de hunharca katledildi. Yarınlarımıza ışık olacak bu kadınların bedenleri parçalara bölündü.. Fikirleri değil, vücutlarındaki et parçaları yayıldı etrafa... Katliamdan sorumlu devletin, adaletten sorumlu bakanı, bir gazetecinin ‘’İstifa edecek misiniz? ‘’ sorusuna gülerek cevap verdi. İstifa etmek onurlu ve haysiyetli insanlara yakışan bir davranış biçimidir. Bu insanlar hayatları boyunca karşılarında bizim gibi onurlu ve kararlı kadınlar görmeye alışsalar iyi olur. Hemen hemen hergüne bir kadın cinayeti vuku buluyor. Haksız tahrik ve iyi hal indirimleri ile sanıklar şekilde cezaları almazken, yaşadığımız acılara sivil ve masum halkın iktidar eliyle öldürülmesi eklenmiş oldu. Yıllardır kadın cinayetlerinin son bulması için çalışan platformumuz birkaç ay önce, 7 Haziran’dan sonra seçim hezimeti yaşayan iktidarın halka yönelik katliamlarına da sessiz kalmamaya karar vermişti. Hem bizi hem de evlatlarımızı öldürmelerine göz yummayacağız. Barışı inşa edecek olan, erkek iktidarın düşman olarak gördüğü kadınlardır. Sevdiklerimizi bizden almalarına izin vermeyeceğiz. Ankara katliamında yakınını kaybetmiş kadın kardeşimiz gibi, acılı değil öfkeli olacağız. Yasta değil isyanda olacağız. İsyanımızı ve ısrarımızı hiçbir kadın ölmeyene kadar ve ülkemize barış gelene kadar devam ettireceğiz.