Türkülerimizle, halaylarımızla barış için gittiğimiz mitingde sarayın bombalarıyla durdurulmaya çalışıldık. Hep bir ağızdan barışı haykırmamızdan korkan Erdoğan’a öldürdüğü insanlar yetmemiş olacak ki patlamadan hemen sonra yaralıların üzerine biber gazı attırdı. Orada durdurmaya çalıştıkları ülkenin dört bir yanından gelen insanlar değil, ülkenin dört bir yanında alevlenen barış fikriydi. Ancak tarihin tekerleği tersine dönmez; bugüne kadar hiçbir diktatör kendisine karşı fikirleri öldüremediyse Erdoğan da öldüremeyecek.

Onların düştüğü yerden, daha güçlü

Ankara’da yaşanan patlama gösterdi ki Başkanlığı uğuruna ülkeyi savaşa sürükleyen Erdoğan kaybedeceğini anlayınca da gözünü kırpmadan barış diyen insanları bile katledebiliyor. Ancak Diyarbakır’da, Suruç’ta susturamadığı bizleri Ankara’da da susturamadı. Öyle ki patlamanın ardından ülke genelinde bizler yine meydanlardaydık. Erdoğan’ın defalarca polislerin soktuğu, rektörlerini bize karşı görevlendirdiği üniversitelerimizde amfilerimizden sel olup taştık. Kaybettiğimiz sıra arkadaşlarımızın, beraber aynı üniversitede mücadele verdiğimiz yoldaşlarımızın söyleyemedikleri barışı hep birlikte haykırdık. Arkadaşlarımızın düştükleri yerden, daha güçlü asıldık mücadeleye. Her üniversitenin bahçesi ölen arkadaşlarımız için bir anma, Erdoğan’a karşı ise bir direniş alanı oldu. Artık kaybettiğimiz arkadaşlarımız için barışı daha güçlü haykıracağız, artık sıktığımız sol yumruk arkadaşlarımız için de havaya kalkacak.

Erdoğan’ı korkutan gücümüz onu alt edecek

Erdoğan adım adım sona yaklaşırken korkusu da artıyor. Attığı her adımda biraz daha dibe batan Erdoğan, son çırpınışlarıyla kendisini yenen halktan intikam almaya çalışıyor. Anlamadığı ve kabullenemediği bir şey var ki bizler her düştüğümüzde daha kuvvetli kalkıyoruz. Onlarca canımızı alsa da binler olup yürümeye devam ediyoruz. Doğanın kanunları gereği ona uyum sağlayan hayatta kalır, sağlayamayan ise elenir. Yılandan düz koşarak kurtulmak imkânsızsa o halde kurtulmak için zigzag çizerek kaçmayı öğrenmeliyizdir. Doğada yılana karşı hayatta kalmanın koşulu budur. Şu an içinde bulunduğumuz siyasi durumda ise Erdoğan’a karşı mücadele kaslarımızı geliştirmeli, karşımızda bir diktatör olarak katliamcı yanını ortaya çıkardıysa onu alt edecek yöntemler bulmalıyız. Önümüzde yılanın başını ezebilmek için bir seçim var. Mücadelemizle gerilettiğimiz Erdoğan’a seçimle daha büyük bir darbe vurabiliriz.

Bu yüzden yılmayalım arkadaşım, yürüttüğümüz akılcı siyaset her zaman bir çıkış yolu çizecektir, yeter ki siyaset yapalım. İşte Erdoğan’ı korkutan ve alt edecek olan güç budur.