Yıllardır, kanımızı emip, işi gücü Alevilere kin kusmaktan; yobaza, yandaşa parasal kaynaklık ve ırkçı, ayrımcı laflar sarf etmekten başka bir işlevi olmayan Diyaneti ve “Cemevleri kırmızı çizgimizdir” diyen Diyanet İşleri Mehmet Görmez’i; Alevileri dinsiz sayan ve Alevilerle evlenilmez diyerek ırkçı ayrımcı fetvalar veren Diyanet yobazlarını protesto ediyoruz!

Yıllardır sözde din âlimlerinin verdiği ve Alevilere kin ve nefret kusan ayrımcı fetvalarının günümüzde de devam ettiğini bir kez daha gördük.   Geçtiğimiz günlerde hükümetin Cemevleri ile ilgili hukuki statü verileceği açıklamasının ardından; Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in tepkisi, tekçi bir zihniyetle yapılanan “Diyanet” kurumunun; Alevilere yönelik ayrımcı tutumunu ve nefretini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Üstelik bu ayrımcı, nefret dilinin yüzyıllardan gelen bir arka planı vardır!..

Ortadoğu’da ülkemizin de dahil olduğu ve aynı dinin temsilcileri yıllardır savaş halindeyken; Doğu ve Güneydoğu’da aylardır devam eden bir savaş ortamı var ve masum sivil halklar evlerinde katledilmekteyken ağzını mühürleyen diyanet, söz konusu Aleviler olunca fetva vermekten geri kalmamaktadır.

Kimdir bu fetvaları veren Diyanet Fetvacıları?

Cemeveleri ibadethane olamaz diyen, Alevilerle evlenilmez diyen bu “fetvacıların” kamuoyuna da yansıyan diğer verdiği fetvalara baktığımızda asıl sapkınlıkların kendi kafalarında olduğunu tüm kamuoyu son günlerde yaşanan olaylarla görmüştür

Madem ki, konuyu açtınız, bir kez daha anlatalım!

Aleviler yüzyıllardan beridir ibadetlerini Cemevlerinde yaparlar ve bunu da hiçbir dini mabede alternatif olarak görmezler. Biz bütün ibadet yerlerini kutsal mekanlar olarak görürüz, ancak cemevleri bizim ibadet yerlerimizdir.

Bir kez daha söyleyelim; görmeyen gözlere, duymayan kulaklara, duyup – görüp bilmeyenlere! İnancımızın, çerağı, yıllardır baskı ve asimilasyon çabalarınıza rağmen yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Sazımız, semahımız ve gülbanklerimizle pirlerimizden aldığımız bu yolu bugünde sürdürüyoruz. Bu yolu kuranlar hiçbir zaman sizin “fetvacılarınıza” danışmadığı gibi bizler de inancımızın gereğini yerine getirmek için elbette diyanete danışmayacağız. Aleviliğe şekil vermek Mehmet Görmez’in haddi de değil hukuku da değildir. Diyanetin görüşleri ister kırmızı çizgileri olsun ister ne renk çizerse çizsin; bizim açımızdan hiçbir değeri yoktur.

Ey, Görmez, size sesleniyoruz! Niyetiniz Allaha hizmet etmek olan bir din adamı iseniz; bırakın insanları nerde hak ile hak oluyorlarsa orada ibadetlerini yapsınlar. Bir din temsilcisi olarak bırakın inançlara şekil vermeyi, bu topluma sevgiyi ve hoşgörüyü öğretmeye çalışın. Bizler bu ülkeye barışın gelmesi ve Türkiye’nin Ortadoğu olmaması için bir haftadır açlık grevindeyiz, peki siz neredesiniz ve ne yapıyorsunuz? Diyanetin görevi sadece ayrımcılık yapmak mı? Temsil ettiğiniz din barışa ve kardeşliğe çağrı yapmaz mı? Bir din adamı kimden korkar? Allahtan mı, yönetenlerden mi? Dileriz ki, kalbinizin üzerinde bağlanan o kabuklar kırılır ve hakkı gönül gözüyle görürsünüz! İşte o gün Allah’ın sizden kendi yarattığı kullarını aşağılamanızı değil, barışa kardeşliğe çağrı yapmanız gerektiğini görürsünüz. O zaman Allah için görev yapmanın, sizi savaşları desteklemek değil, insanları selamete çıkarmak olduğunu görürsünüz.

Sayın Görmez; Cemevlerini tanımak sizin inisiyatifinizde olmadığı gibi hakkınız da değildir. Alevilerin İbadeti Cem’dir; İbadethanesi Cemevidir. Bu cümlenin sonundaki “nokta”yı Kerbela’da koyduk ve o noktayı hiç aşmadık. Sultanlarınız, paşalarınız, cellatlarınızla aşamadığınız o “nokta”yı, sapkın “fetvacılarınız”la hiç aşamazsınız!

Sayın Göremez; 5 bakanlığın bütçesine denk gelen bir bütçede Alevilerin vergisinin olduğunu unutmayın ve görmezden gelmeyin. Alevileri görmez ama Alevilerin vergisiyle maaş almayı iyi görürsünüz. Çünkü bizler, verdiğimiz vergilerle bizleri yok sayan sizlere hakkımızı helal etmiyoruz ve etmeyeceğiz.

Öte yandan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konuşmalarından basına yansıyanlar arasında, yeni hükümetin 21 Mart 2016 tarihine kadar, Türkiye’deki Cemevlerini bir statüye kavuşturacağı söylentisi de var. Bu bağlamda geleneksel “İrfan Merkezleri” terimi bilinçli olarak öne çıkarılıyor.

Aleviler ve Alevi kurumları olarak, şunu bir kez daha altını çizerek en açık bir şekilde, Türkiye kamuoyu ile paylaşmak isteriz: Cemevleri Alevilerin İbadet Yerleridir. Cemevlerinin statüsü budur ve bunun dışında sulandırılmış hiç bir statü kabul edilemez.