Kitap Çıkarma Düşleri Güzeldir.

 
Kitap Çıkarma Düşleri Güzeldir. Kitap çıkarmanın kendisi ise dayanılmaz derece de güzeldir. 1980’li yılları sonlarıydı; bir büyüğümüz, büyük bir gazetemizde uzunca bir yazı yazmıştı; “Dergi çıkarma düşleri güzeldir.”  Benim için ise  dergi çıkarmak sadece düş değil, gerçekti de;  KARGA Dergisi’ni çıkartıyordum..
 
Şimdi de, bir kere daha  kitap çıkarma düşüm gerçek oldu; Yeşil Yol’a Karşı Samistal Direnişi 50 Gün kitabım CADDE Yayınlarından çıktı. 
 
Kitabım çıkınca ben kendimi  kısa bir süre peygamber gibi hissederim. Gene öyle oldu, kitap çıktı tam ayağım bir parmak kadar yerden kesilmişti ki, vapurda Özgürlük ve Dayanışma Partisi ÖDP’nin Eş Başkanları’ndan Alper Taş ile karşılaştım. Kitabımın imza gününe davet ettim. ÖDP’nin  8. Olağan Kongresi için Ankara’da olacağını, imza gününe gelemeyeceğini söyledi. Ben de çantamdan bir kitap çıkardım, “Lütfen imzalar mısın” dedi. Ben kitabımı imzalarken, sordu “Kitap kaç lira.” Şaşırdım, biraz mahcup oldum ve sevindim. Kitabı imzalayıp, verdim, Alper Yoldaş da bana 15 lira verdi. Alper Taş’ın yanında bir arkadaşı oturuyordu; beni ona tanıttı ve “Timur arkadaş ekoloji hareketindendir. Mutlaka tanışmalısın.” Sinan arkadaş Oda TV’de çalışıyordu ve biz hemen kitap hakkında konuşmaya başladık. Cep telefonundan, kitabın e-satış’ta olamadığını söyledi ve yol gösterdi. Ben de CADDE Yayınları’ndan Emin’i arayıp, durumu anlattım. Emin kitabı elektronik satışa koydu, Sinan’da haberi ODA TV için hazırladı. Sinan bu kadarla da kalmadı, kitabın ücretini ödedi. 
 
Çok sevinmiştim. İki yoldaşımın dayanışması  ile ayaklarım yeniden İstiklal’in kaldırımına değdi. Leman’a gidip, Ali beyin karşısına oturdum, avucumda getirdiğim, ilk kitap parasını ona verdim. Ali bey defteri açtı, notu aldı, bana dönüp, “Gülerek, “Teşekkür ederim” dedi. 
 
Bu güzel anlardan sonra Bahariye-Ayvalıtaş’daki Cook&Book’daki imza gününe gittim. O kadar çok ve eski ve yeni dostum gelmişti ki, ağzım açık kaldı. Hemen bir masa kurup, kitapları dizdik. Hatta, ilk kitabım Gezi Bostan Kitabını da sergiledik. Masanın kenarına oturdum ve dostlarımla konuşmam, kitap imzalamaya dönüşüverdi. Ardından Nokta’dan Haber Müdürüm Metin, beni geniş bir koltuğun ardına davet etti ve mikrofonu ayarladı. Sonra da söyleşiyi, sorduğu soru ile başlattı; “Neden bu kitabı yazmıştım.” Ben de dedim ki, dağcı bir abimize sormuşlar “Neden dağa çıkıyorsun.” O da “Çünkü” diye yanıtlamış. Ben de öyle söyledim, “Yeşil Yol’a karşı Samistal 50 Gün Kitabımı, yazdım, Çünkü!” 
Sonra da konuştum, konuştum, konuştum. 
 
Sonra yeniden kitap imzaladım; mekanın bir lokanta olması, sohbeti çok kolaylaştırıyordu.  Konuştuk, güldük, anılarımız depreşti, çoşku duyduk. Gecenin sonunda, kasayı  toparladık.  Çok sevindirici bir dayanışma olmuştu. Mekanı sağlayan arkadaşlarla paylaşım yaptık, evimize dağıldık. 
 
Yeni güne yorgun uyanıp, dünü toparlayarak başladım. Yeni yazışmalar, yazılar ve şimdi de sıra YARIN’a  teşekkür etmeye geldi. Samistal Direnişi sırasında yazdığım yazılar, yaptığım haberler YARIN Gazetesi’nde düzenli olarak yayınlandı. Kitap yazarken bu basılı malzeme yolumu çizdiği gibi, kitabın zamanlamasını da ayarladı. YARIN Gazetesi’nden yoldaşlara çok teşekkür ederim.
 
Yeşil Yol’a Karşı Samistal’de 50 Gün – CADDE Yayınları. Şimdi elektronik satışta, haftaya kitapçılarda.