Hükümetin asgari ücret sözü gibi taşerona kadro vereceğiz sözü de aldatmaca çıktı. İktidar olduklarından bu yana emekçiye verdikleri bütün seçim sözlerinin sahtekarlıktan başka bir şey olmadığını gördük. Asgari ücret artışını vergi artışlarıyla nasıl geri aldıysalar kamuda çalışan taşeron işçilerinin 'taşerona kadro' yalanıyla var olan haklarını da elerinden alacaklar.

Maliye Bakanı'nın açıklamalarına göre kamuda çalışan 720 bin taşeron işçisi kadrolu değil sözleşmeli personel olarak çalışacak. Sözleşme 3 yılda bir yenilenecek ya da yenilenmeyecek. Çalışma koşularında herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacak. Bu düzenleme 1 Kasım 2015’ten önce işe girmiş taşeron işçilerini kapsayacak. İşçiler sınavla bu geçişten yararlanacak.İşçiler eski maaşlarıyla aynı işlerde çalışmaya devam edecekler.Üstüne üstlük taşeron işçileri atanmaları halinde geçmişe dönük hak talebinde bulunamayacak. Yani işçiler, kamuda “Özel Sözleşmeli Personel” statüsü getirilerek yeni bir iş sözleşmesi imzalayacakları için geçmişten bugüne kadar biriken kıdem tazminatı haklarından da olacaklar.

Dikkat ederseniz döndük dolaştık yine kıdem tazminatına geldik. Hükümet kamuda çalışan işçilere kadro derken gizliden gizliye kıdem tazminatını gasp etmek istiyor.

Çıkarılmak istenen bu kanun kiralık işçilik yasasıyla doğrudan ilişkili. Kiralık işçilik yasası yürürlüğe girerse kıdem tazminatı hakkımız otomatik olarak kalkmış oluyor. Geçmişte işçi sınıfının direnişlerle, grevlerle kazandığı kıdem tazminatı hakkını, meclisde oturdukları yerden oy çokluğuyla kaldırmaya çalışıyorlar.

Her geçen gün işçi sınıfının haklarına yönelik saldırılar artarak devam ediyor. İşçi sendikalarının böyle bir dönemde bu saldırıları boşa düşürmek için daha fazla taşın altına ellerini sokmaları gerek. Aksi takdirde sendikal haklar da tehlikeye girecek. Bu saldırıları hep birlikte engeleyemezsek Devlet Memurları Kanunu durduğu gibi durmayacak ve kamu emekçilerinin haklarını tırpanlayacak kanunlarda gündeme gelmiş olacak. Onun için emekten yana olan memur sendikalarına da görev düşüyor.

İktidar olduklarından bu yana hükümetin yalanları meclisten geçirmek istediği yasalarla bir bir ortaya çıkıyor. Bu yasalar işçi sınıfına ağır yükler getirecek bir çok düzenlemelerle dolu. Elimizden son hak kırıntılarını almaya çalışanlara karşı emeği savunan bütün kuruluşlarla birlikte birleşik bir mücadele yöntemini savunmamız şart. Taşeron işçileri, kendilerini aldatan ve işçi sınıfına topyekün saldıran hükümete karşı birleşik bir mücadele için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Taşeron işçileri birleşik mücadeleyle kadro haklarına kavuşacaktır.