Bir afet anında, yanan bir binadan kurtarılma anında, batan bir gemiden tahliye anında hep bu cümleyi duyarız.. Kadınlar ve çocuklar önden..

Malesef ülkemiz yangın yerinden, batan gemiden farksız, hergün farklı bir haberle bir kez daha acıyoruz, kanıyoruz.

Bugün ise kadınlarımız ve çocuklarımız ilk önce kurtarılacaklar durumundan çıkıp ,hükümet ve hükümetin desteklediği gerici vakıflar, gözleri boyanan cahiller tarafından ilk önce harcanacaklar durumuna geldi..

Aklımızın, mantığımızın, duygularımızın anlamadığı ve kabul etmediği sapkınlık, vicdansızlık, arsızlıklarla yüzyüzeyiz

Şubat ayı sonlarında hayatına son veren 18 yaşındaki Cansel, öğretmeni tarafından tecavüze uğradığı için intihara kalkıştı...

Cansel'in hemen ardından Ağrı'da yaşayan lise öğrencisi kardeşimiz Oya'nın ''Amca'' dediği tacizcisinin serbest bırakıldıktan sonra, bu utançla yaşayamayıp intihar ettiği de yaşandı bu ülkede...

Hatırlar mısınız iki hafta önce tecavüze uğramamak için kendini onuncu kattan aşağı atan Gülay Bursalı kardeşimizi...

Yine geçtiğimiz günlerde 15 yaşındaki Rüya kardeşimiz tacize uğramış, dava sürdüğü sırada ruh sağlığı bozulmamıştır diye rapor verilmiş, sanığın cezaevinden kendisine yazdığı mektupla korkuya kapılıp canına kıymıştı...

Bu genç kadın kardeşlerimiz ortak çığlığıklarını tacize, tecavüze karşı yükseltti. Biz duyduk mu?

İntihar gibi görülen bu ölümlerin aslında birer cinayet olduğunu hepimiz biliyoruz.. En yakınlarındaki erkekler tarafından tacizi, tecavüzü kabul edemediği için hayatlarına son veren bu genç kardeşlerimizin yanına bir de istismara uğrayan çocuklar eklenince nefes almaktan utandığımız günleri yaşamak zorunda bırakılıyoruz.

45 bizim için artık herhangi bir rakam değil.. 45 dendiğinde hangimizin aklına Karaman'da çocuklukları istismar edilmiş 45 çocuğumuz gelmiyor? Ardından bitmek bilmeyen taciz tecavüz haberleri, ensest, pedofil profiller... 

Sorun, toplumun bunları nasıl karşıladığı ve ne tepkiler verdiğini gördüğümüzde çözümsüzleşiyor. Sapıklar meşrulaştırılıp, hayatları çalınan çocuklar ve hayatını sürdürememe kararı alan genç kadınlar suçlu duruma getiriliyor...

Hükümet yetkilileri, kendileri için çok önemli koltuklarını kaybetmemek uğruna suçluyu, sapkınlığı aklasalar da , toplum  sağduyulu olmak zorundadır...

Lütfen çocuklarımıza kulak verelim onları dinleyelim. Ortada bir utanç varsa bunun kendilerine ait olmadığını onlara hissettirelim. Suçluların hakettikleri cezayı almaları için kamuoyu baskısı yaratalım.

İnanın işe yarıyor, mücadele birlikte, sürekli ve yükselerek yapıldığında meyveleri toplanıyor... Yeter ki kimin yanında duracağımızın kararını sağlıklı alalım, toplum vicdanının önüne başka bir erk'in geçmesine izin vermeyelim...

Geleceğimiz istismara uğramasın...