Türkiye'de her beş çocuktan biri cinsel istismara uğruyor ve Türkiye, dünyada çocuk istismarı (özellikle cinsel istismar) sıralamasında üçüncü sırada. Sadece 2011 yılında Türkiye genelinde 18 bin çocuğun cinsel istismara uğradığı belirtiliyor. Son 10 yılda cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı ise 250 bin. Uluslararası Çocuk Merkezi(ICC) ise bu konuda “Çocukları korumak için sessizliği bozmalıyız” adlı bir  rapor hazırladı ve Türkiye'deki mevcut duruma dair veriler sundu. Türkiye'deki araştırma, bilgi ve veri eksikliğinin de vurgulandığı raporda yer alan verilerin bir kısmı şöyle:

-Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor.

-Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, çocukluk çağında cinsel istismar yaşayanların oranı %28.

-Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismar ile ilgili oranlar ortaokul öğrencilerinde %6,4, liseye giden kız çocuklarında %13,4.

-2009 tarihli Kadına Karşı Şiddet Araştırması’na göre, 15 ile 24 yaşları arasındaki kız çocukları ve genç kadınların yüzde 11’i 15 yaşına gelmeden partnerleri dışında bir kişi tarafından kendi iradeleri dışında cinsel ilişkiye ya da diğer cinsel fiillere zorlanıyor.

Diğer araştırma sonuçları ise şu şekilde;

*Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin çatısı altında öğretim üyelerinden oluşan Ankara Çocuk Koruma Birimi'nin araştırmasına göre, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne 2005 yılında gelen vaka sayısı 17. 2010'da ise bu sayı 34'e yükselmiş. Cinsel istismarı sorgulayan lokal çalışmalara göre üniversiteye giden öğrencilerin yüzde 10 ila 44'ünün çocukken cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıkmış. Gelen vakalara göre bunların yüzde 60'ı kadın, yüzde 40'ı erkek.
*İzmir'de hekimlerin ve sosyal hizmet uzmanlarının oluşturduğu Çocuk İstismarı Komisyonu'na göre ise Türkiye genelinde yılda 7 bine ulaşan sonuçlar elde edilmiş.

*Yatılı pansiyonlu okullarda, çocuk yuvalarında ve Yatılı ilköğretim Bölge Okulları'nda (YİBO) personelin, müdür yardımcılarının, öğretmenlerin ve esnafın cinsel istismarına uğradığı için medyada yer alan ve adliyeye yansıyan olay sayısı sadece 2009 yılında 200 civarında. 2001'de yıllık 2 bin-2 bin 100 aralığında olan çocuklara tecavüz suçu her yıl artmış. Bu rakam 2010 yılında ise 7 bine kadar çıkmış.

*Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre, çocuklara karşı işlenen cinsel taciz, saldırı ve istismar suçları ile ilgili davaların sayısı, 2009 yılında 13 bin 812, 2010 yılında 17 bin 241 ve 2011 yılında ise 18 bin 334 oldu. Bu da 2011 yılındaki toplam 24 bin cinsel saldırı suçunun yaklaşık yüzde 70’i.

*ABD'deki IOWA Üniversitesi Çocuk Koruma Program Direktörü Prof. Dr. Resmiye Oral, Türkiye'deki çocukların en az yüzde 20'sinin 18 yaşından önce cinsel istismara maruz kaldığını söyledi.

*Türkiye’de 2011 yılında toplam 38.839 adet cinsel suçlara ait dava bulunmaktadır, ve bu cinsel suçların %47’si çocuklara karşı işlenmiştir!

“Çocuk istismarı ile ilgili güvenilir güncel bilgi yok denecek kadar az”

Uluslararası Çocuk Merkezi(ICC)’nin hazırladığı rapor aynı zaman da Türkiye’de çocuk istismarı ile ilgili araştırmanın yetersiz ve veri eksikliğinin de çok fazla olduğunu ortaya koyuyor. ICC’nin hazırladığı raporda bu konu ile ilgili şu açıklama yer alıyor;  “Türkiye’deki araştırmalar çocuğa karşı cinsel istismar bağlamındaki farkındalık, teşhis ve bildirim konusunda temel betimleyici veriler sunarken yaygınlık, görünme sıklığı, önleme ve tedavi gibi başlıkları ele almamaktadır”

Raporda vurgulanan bir diğer bilgi ise, çocuğa karşı cinsel sömürü (fuhuş, pornografi, internette sömürü, cinsel amaçlı çocuk ticareti) konularının neredeyse hiç araştırılmıyor olması.

UÇM’nin araştırmalarına göre ise son 12 yıl içinde cinsel istismar ve sömürü konusuyla ilgili sadece 42 makale yayınlanmış! Bu bile çocuk istismarı vakalarının ne kadar önemsizleştirildiği ve umursanmadığını gösteren bir diğer durum.

“Ne yaparsanız yapın çocuk istismarını ve Ensar vakfını unutturamayacaksınız"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2015 yılı Faaliyet Raporu’na göre, çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet olayları bakanlığa bağlı ve denetim altındaki kurumlarda da yaşandı.

131 araştırma, inceleme ve soruşturmayla il ve ilçe müdürlükleri ilk sırada yer alırken bunu 73  araştırma, inceleme ve soruşturma ile çocuklara yönelik kuruluşlar izledi. Özel kuruluşlarda ise 49, merkez teşkilatında 41, engellilere ve yaşlılara yönelik kuruluşlarda 39 inceleme ve soruşturma yürütüldü. Bunlar ise sadece bizim bildiğimiz rakamlar.

Türkiye’de cinsel istismar bu kadar vahim boyutlarda iken AKP hükümeti ve bağlı bakanlıkların yaptığı akıl almaz açıklamalar, hükümetin cinsel istismar konusunu ciddiye almadığının ve göz yumduğunun birer göstergesi olmuştur.

Son olarak ise, Ensar Vakfı’nda 45 erkek çocuğa cinsel istismarda bulunulduğu ortaya çıkmış ve bu olay Türkiye’nin gündemine oturmuştu. İnsanlar bu haberin şokunu henüz atlatamamışken Aile  ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek Ensar Vakfı’na sahip çıkan açıklamalarda bulunması bir kere daha hükümetin cinsel istismar ve taciz olaylarına nasıl göz yumduğunu ve üstünü örtmeye çalıştığını göstermiş oldu.

 “Devlet korumasında cinsel istismar” 

Sema Ramazanoğlu her ne kadar 'Cinsel istismara sıfır toleransla yaklaşıyoruz' dese de, rakamlar ve sonrasında yapılan açıklamalar bize bunun tam tersi olduğunu gösteriyor -özellikle de bu vakalar devlet koruması altındaki kuruluşlarda gerçekleşiyorken-

Çocuk istismarcıları ahlaktan bahsediyor!

‘Çocuk İstismarı’ için komisyona hayır diyen hükümet,‘Çocuklara cinsel istismar araştırılsın’ önergesini reddeden hükümet, “Bir kereden bir şey olmaz” diyen hükümet, Kılıçdaroğlu’nu “çocuklara sahip çık, vakıflara değil” sözleri ve cinsel istismarların üstünün örtülmeye çalışılmasını eleştiren diğer açıklamaları sebebi ile ahlaksızlıkla suçluyor.