Geçtiğimiz pazar günü Kozyatağı Kültür Merkezi'nde her sektörden işçinin katılımıyla Birleşik Bir Emek Hareketi forumu gerçekleştirdik. Herhangi bir protokolün olmadığı herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu toplantıda işçiler mevcut güncel sorunlarını konuşup bu sorunlara çözüm bulmaya çalıştılar.  

Bu forum ile birlikte işçinin özne değil de nesne olduğu paneller, sadece TİS sürecinde işçinin karşısına çıkan ve bilgi verme düzeyinde kalan sendikalizm devrinin sonu başlamıştır. Artık Türkiye çapında işçi havzalarında işçi meclislerini örgütlemeyi önüne koyan bir yapı var. Bu yapı işçi sınıfının sermaye karşısında ki hareket tarzını bir çok açıdan değiştirecek.

İşçi direnişlerinde bir çok kez şahit olduğumuz; sarı sendikaların işçiyi yalnız bırakması ve bazı direnişlerde de sendikaların üretkensizliği meclislerin ilerlemesiyle birlikte son bulacaktır. Bunun için sınıf mücadelesinde deneyim kazanmış işçiler ile herhangi bir deneyimi olmayan işçilerin meclislerde bir araya gelip fikir geliştiriyor olması yeterli olacaktır.

İrili ufaklı direnişlerden kazanımlarla çıkmış ve bu direnişlerde deneyim biriktirmiş meclisleri var etmeliyiz. Böylelikle işçilerin var olan haklarını bile geriye götüren sendikacılar yerine sınıf bilincine sahip sendikacılar yetişecektir.

Bugüne kadar birleşik bir mücadele zemininin olmayışı işçileri kaybedilen direnişler sonucunda moral bozukluğuna ve yılgınlığa itti. Kuracağımız işçi meclisleriyle birlikte yenilsek bile gam yemeyeceğiz. Yenilginin nedenini anlayıp aynı hataya düşmemeye çalışacağız. Bu doğrultuda meclislerin işliyor olması sınıf mücadelesi tarihine çok şey katacaktır.