2007 yılında ihale edilen İtalya-Türkiye ortak yapımı 50 saldırı helikopterinin ilk bölümü geçtiğimiz yıl içinde teslim edildi. Yine insansız hava araçları yapımı sürüyor.

Üç yılda üç yüzden fazla kalekol ihale edildi, büyük çoğunluğu tamamlandı. Geri kalanların yapımı sürüyor.

Yüzlerce yerli obüs topu yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Keza yerli füze sistemleri de öyle. Yavaş yavaş Suriye sınırına diziliyorlar.

Suriye’deki muhaliflere tırlar dolusu silah sevkiyatı yapıldı.

1974 Kıbrıs harekâtından 25 yıl sonra 90ların sonunda, askeri ağırlık merkezi batıdan doğuya kaydırılmıştı. Şimdi artık güney sınırına kaymış durumda.

Yanlışlıkla 34 kaçakçı jetlerle vurulabiliyor. O jetler yanlışlıkla sınır ihlali yapabiliyor, bir tanesi de düşürülebiliyor.

NATO kapsamında koruma kalkanı altında olan bir ülke için, hiçbiri NATO çerçevesinde gerçekleşmeyen fazlaca bir askeri hareketlilik olduğu kesin.

Bir müzakeredir, çözüm sürecidir gidiyor. Gidiyor ama, masada duran ve her an müzakerecinin bir yerine inebilecek sopaların sayısı ve çeşitliliği de artarak gidiyor. Yetmiyor, sandalyeye de iç güvenlik paketi çivileri çakılıyor, otur oturabilirsen.

Derken silah bırakmaktan bahsediliyor.

Her yıl yaklaşık üç bin kişinin silahla öldürüldüğü, yaklaşık on iki bin kişinin silahla yaralandığı, bu ölüm ve yaralanmaların üçte ikisinin ruhsatsız, üçte birinin ruhsatlı silahlarla gerçekleştiği, yaklaşık iki buçuk milyon kişinin ruhsatlı, yaklaşık on milyon kişinin de ruhsatsız silah sahibi olduğu bir ülkede silah bırakmaktan bahsediliyor.

Devleti ile, ordusu ile, insanı ile on yıldır görülmemiş bir biçimde silahlanan bir ülkede silah bırakmaktan bahsediliyor.

Güney sınırının kevgire döndüğü, eline silah alanın mücahitliğe koştuğu bir ülkede silah bırakmaktan bahsediliyor.

Bana pek gerçekçi ve içten bir teklif olarak görünmedi. Tabii ki insanlar ölmesin. Tabii ki kamu düzeni bozulmasın. Barış, huzur ve mutluluk içinde yaşayalım.

Ama herkesin evinde, belinde silah varken, ordu Suriye sınırına dizilmişken, ne barışı, ne huzuru, ne mutluluğu?

Olsa olsa, mehter marşı ile zafer naraları atacak muzaffer komutanların nidaları…

Silah ile derdin varsa, kamu düzenini dert ediniyorsan, önce kendi ülkende topla onları insanların elinden, sonra başkasının elindekini bırakmasını iste.