Şüphesiz ki, bir araya getirilmesi en tehlikeli olan sanayi sektörlerinden birisi de kimya sektörüdür. Hem insan sağlığını tehdit edebilecek kimyasallar çeşitlilik ve yoğunluk açısından tehlikeli boyutlara ulaşır, hem de hava, su ve topraktaki kirlilikler doğanın taşıma kapasitesini aşarak döngülerini kırılganlaştırır ve bir süre sonra da yaşam sürdürülemez hale gelir.

Bu yüzden kimya sanayi, kimsenin kokusunu almak, görüntüsünü görmek, kısaca komşusu olmak istemediği bir sanayidir. Bu sanayi nereye kurulmak istense, elbette insanlar itiraz edecektir.

Son yıllarda dünyadaki rekabetin şiddetlenmesi ve Asya ülkelerinde ortaya çıkan örnekler, kimya sanayicilerini maliyetleri azaltıp, karlılıklarını artırmak üzere bir araya gelmeye ve hükümetleri kümelenmiş kimya sanayi için ikna etmeye zorluyor.

Bunun ülkemizdeki örneği de Chemport Kimya Sanayicileri ve Hizmetleri Derneği olmuş.  24 Kimya şirketi bir araya gelerek kurmuşlar. Aralarında yabancı ortaklı olanlar da var. Türkiye’de bir kimyasal kümelenme alanı inşa edilmesi için Ali Babacan da hükümet adına süreci desteklemiş.

Marmara denizine kıyısı olan bir alan arzulamışlar. Malum, Avrupa’ya yakın, Türkiye’nin tüketiminin %60’ı burada. Araştırmalardan sonra bir yere karar vermişler. Bandırma ilçesi sınırlarında Hıdırköy’ün batısı, Bezirci köyünün kuzeyinde yer alan, üzerinde tarım arazileri bulunan, fazla bir yerleşimin olmadığı, Erdek körfezine kıyısı da bulunan 30 bin dönümlük alan.

Burasını önce kamulaştırmak, daha sonra alt yapı hazırlandıktan sonra kiralamak niyetindeler. Yıllar sonra bir hiçe dönüşecek arazilere onca para dökmek istemiyorlar. Kirliliğin yol açacağı tazminatlardan da baştan kurtulmak niyetindeler. Devlet gözetiminde çevrenin içine edilen ihtisas sanayi bölgesi olsun istiyorlar. Amaç büyük oranda ihracat, Avrupa, Orta-Doğu, Kuzey Afrika pazarına hitap edilecek. Tabii bir de ihracat teşviki alınacak.

Büyük bir liman gerekli, Erdek körfezinin ortasına kadar çıkılacak. Devasa enerji gerekli, hemen yan araziye Sabancı doğal gaz çevrim santrali kurmuş bir tane, ikincisi inşa, üçüncü, dördüncüsü proje halinde. Demiryolu da lazım. Bandırma var ama, amaç söyledik ya Avrupa’ya ihracat. Çanakkale Boğazına bir demiryolu ve otobanlı köprü kurulmalı. Bursa’ya kadar uzanan bir demiryolu. Aynı zamanda yeni bir otoban. Lojistik bölgesi falan iş büyük iş. Bu yüzden demişler ki, hem Balıkesir’i hem Çanakkale’yi içeren 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı yapıp ona işleyelim, Balıkesir’i büyükşehir belediyesi yapalım, yerel belediyeleri de devre dışı bırakalım.

Buraya kadar her şey planlandığı gibi gitti. Plan yapıldı, Büyükşehir belediyesinden geçirdiler.

Ama alan çok büyük olunca, elbette itirazlar yükseldi. Erdek Körfezi turizm bölgesi, Bandırma için çok büyük bir kentleşme, üstelik arazi ciddi bir fay hattı üzerinde. Yerel belediyeler ve sivil toplum örgütleri itiraz etti.

Seçim de kapıda. Hükümet göstermelik bir geri adım attı. Plandaki sanayi bölgesini daralttı. Sanayiciler hemen bakanın kapısına dayandı. Bakan dedi ki, “sakin olun, yer de sorun var ama uygulamada sorun yok”.  Planın uygulama maddelerinde 500 dönümün üstündeki araziler için sanayileşme durumunda plana işlenmiş olma şartı yok!

Anlaşılan o ki iktidarla sanayiciler arasındaki pazarlıklar sürüp gidecek.

Tabii Chemport’a karşı mücadele de öyle!