Hani şu sınıf mücadelesi kavramını  dile getirdiğinizde, bazıları size asarı atika müzesinin değersiz bir parçası muamelesi çekip burun kıvırır, Marksizmin aşıldığını, aşılması gerektiği üzerine vaaz verirler ya, şimdi ne diyeceklerdir acaba?

 
Öyle ya, bu haklı bir sorudur, Bursa Reno işçilerinin üretimi durdurarak başlattığı direnişin dalga dalga yayılması kapitalist sınıflı toplumda değişimin içinde değişmeyenin sınıf mücadelesi olduğunu bir kez daha göstermiş olmalıdır.
 
Gezi direnişinin ikinci yılında dipten gelen dalga sanayi işçilerinin direnişiyle taçlandı. 
 
Gangster sendika Türk Metal'in yıllarca boyunduruğu altında kalan işçiler fabrikaları işgal ederek, üretimi durdurarak sürdürdükleri direnişlerinin meşruluğunu yasalarla değil, haklılıklarıyla sağladılar.
 
Bütün bu olanlar Elia Kazan'ın 1954 yapımı olan Marlon Brando'nun oynadığı Rıhtımlar Üzerinde filmini hatırlatıyor.
 
Film, Kötü koşullarda çalışmakta rıhtım işçilerinin mücadelesini  konu alıyor.Bu mücadelenin de patronla işbirliği içerisindeki sarı sendikaya karşı olduğunu görüyoruz.Sendika patrona karşı işçilerin haklarını korumak yerine silahlı fedaileri ve uyguladığı şiddetle işçileri sindirme görevini üstleniyor. Yasa dışı eylemlerle çeteleşen  gangster sendikacılığın hikayesi anlatılıyor filmde.Sonuçta da işçiler zorlu mücadeleler  vererek sarı sendikayı altediyorlar.                                                                                                         
 
İşe bakın ki, Rıhtımlar Üzerinde fimi 1954 yılında yapılmış, Amerikan sendikacılığı anlayışıyla biçimlendirilen  Türk-İş de 1952 yılında kurulmuştur. Bilindiği üzere Amerikan tipi sendikacılığın en tipik özelliği sınıfın solla ilişkisini kesmek amacıyla 'Partiler üstü politika' yı temel almasıdır.
 
Türk Metal Sendikası 1964 yılında Türk-İş çatısı altında kurularak Amerikan tipi sendikacılığın bir uzvu olarak metal sektöründe yerini alıyor. Sendika 60'lı, 70'li yıllarda Türk-İş'in genel karakteri olan sarı sendikacılığın ötesine de kayarak faşist hareketle eklemlerek gangster sendikacılık niteliğine bürünüyor.12 Eylül darbesiyle DİSK'in kapatılması üzerine devlet operasyonu ile DİSK-Maden-İş'in örgütlü olduğu yerler Türk-Metal'e geçiyor. Böylelikle metal işkolundaki en büyük sendika haline geliyor.
 
Yakın tarih Türk Metal'in devlet içerisindeki güç çatışmasının bir parçası olduğunu su yüzüne çıkarıyor. Sendika muktedir kutupların çatışmasında ulusalcı derin güçlerle birlikte hareket edip 'Avrasya' televizyon kanalını kuruyor. 2009 yılında yapılan Ergenekon operasyonunda sendika polis tarafından basılarak dökümanlara el konuyor, sendika başkanı Mustafa Özbek ve sendika yöneticileri gözaltına alınıyor. Mustafa Özbek tutuklanıyor, diğerleri serbest bırakılıyor.
 
Türk Metal şimdilerde AKP yanlısı ve Erdoğan'a övgüler düzmekle meşgul. Siyaseten değişti ancak iliklerine işleyen gangster sendikacılığı sürdürüyor. Direnen metal işçilerine karşı çeteleriyle saldırı düzenliyor.